'Zaman Kesikleri' iyi bir kitap mı?

Erkan Kara'nın “Hüzzam Peyke” ve “Nar Meseli”nin ardından yayımladığı üçüncü şiir kitabı “Zaman Kesikleri” çıktı.

'Zaman Kesikleri' iyi bir kitap mı?

Erkan Kara'nın “Hüzzam Peyke” ve “Nar Meseli”nin ardından yayımladığı üçüncü şiir kitabı Zaman Kesikleri çıktı. “Mühür Kitaplığı”ndan çıkan bu kitap, şairin son dönemde “Yedi İklim”, “Mühür” vb. muhtelif dergilerde yayımlanan ürünlerini kapsıyor. Şiirini tasavvuf merkezli bir terminolojiden beslenerek yazan Erkan Kara; kitap isimlerinden de anlaşılacağı gibi divan şiiriyle, Yahya Kemal, Tanpınar ve Hilmi Yavuz gibi geleneğe farklı perspektiflerden yaklaşan şairlerle de yakın ilişkiler kuruyor. Doğrusu, Erkan Kara’nın oldukça ilginç bir şiir serüveni var. Pek çok şaire nazaran şiir yayımlamaya geç sayılabilecek bir yaşta, 64 doğumlu olmasına rağmen 2003’te başlayan Kara, süreç içerisinde yayımladığı nitelikli şiirlerle şiirin “gençlik sanatı” olduğu algısına da müdahale etmiş oldu. Üstelik “Hüzzam Peyke”, “Nar Meseli” ve “Zaman Kesikleri” arasındaki istikrarlı nitelik artışı da, şairin şiire tesadüfen değil, varoluşsal bir tutkuyla bağlandığının ve gerçek bir poetik aşka sahip olduğunun göstergesi.

Üst dilden seslenmenin riskleri de vardır!Erkan Kara

Erkan Kara, şiirini ontolojik bir düzlemde kuruyor ve  mistik bir atmosfer yaratarak insanın Allah ve evrenle olan ilişkilerini irdelemeyi deniyor. Geleneksel öğretilerle hesaplaşmadan yapıyor bunu Erkan Kara, yani binlerce yıllık kültürel birikimi pek sorgulamıyor; bu durumu, şairin kendini kültürel planda bir temellendirme çabası olarak algılayabiliriz. Ancak Erkan Kara, önceki iki kitabıyla bu temeli zaten kurmuştu. Umarız, yeni şiirlerinde sorgulamalara girişip şiirini daha bir iddialı kılmayı dener. Zira şair, belli bir noktadan sonra “Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bana bunu öğretmediniz” (Sezai Karakoç) diyebilmelidir. Öte yandan, şairin sözünü ettiğimiz ontolojik düzlemde “üst-dil” oluşturarak seslenmesi ve bu seslenmeyi gerçekleştirirken yer yer dikte edici bir söylem edinmesi, okuru uzaklaştırıcı bir sebebe dönüşebilir. Şu üçlüğü inceleyelim:

                aşkın yaşamına dahil ol. artık.

                aklın hayatından çık.

                ‘yüksek’ bir ilişkiye gir âlem ile

İlk iki mısra güzel. İfade gücü ve “ık” tam kafiyesiyle sağlanan kararlı tonlama, aşk ve aklı somutlamada gösterilen başarı, bu iki mısradaki estetik niteliğin emir kiplerindeki içtenlikle birleşmesi; şiire görkem katıyor ve Erkan Kara’nın poetik imkanlarını da ortaya koyuyor. Ancak, bunlardan sonra gelen “’yüksek bir ilişkiye gir âlem ile” mısraı didaktik bir unsur olarak-didaktiklik bir yana, şiiriyeti eksik bir ifade yüksek- şiirde fazla duruyor sanki, ilk iki mısra da şairin problemini ortaya koyması için yeterli olabilirdi.

Ya toplumsal sözler?

Kanımca, Erkan Kara şiirinin gerçek gücü, toplumsal eleştirilerin yoğunlaştığı ve şairin gündelik dile yaklaştığı yerlerde ortaya çıkıyor. Şairimiz her ne kadar buna pek yaklaşmamış olsa da, önümüzdeki süreçte, okurları ondan bu tatta şiirler bekleyecektir.

Erkan Kara’nın yeni şiirlerini merakla bekliyoruz. Günümüz şiiri içerisinde farklı bir ses çünkü.

Aykut Nasip Kelebek haber verdi

Yayın Tarihi: 09 Ekim 2011 Pazar 01:44 Güncelleme Tarihi: 27 Aralık 2021, 20:49
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26