Yolculuk Ya Oldurmalı Ya Vardırmalı

Ayşe Sevim, ‘Tuhaflıklar Asansörü’nde Şaban adlı kahramanı ile çocukları farklı yolcuklara çıkarıyor. Meryem Uçar yazdı.

Yolculuk Ya Oldurmalı Ya Vardırmalı

Her yolculuğun bir amacı olduğuna inanıyorum. Bazen yolda olmak amaçtır bazen de bir yere varmak... Yolculuk insanı ya oldurmalı ya vardırmalı.

Yolculukları severim. Uzun yolculukları daha çok severim. Çabucak ulaşmamalıyım gideceğim yere, keyfini çıkarmalıyım yolculuğun. Bunun için sevmiyorum hızlı ulaşımı. Belki de yolculuklar kısa sürdüğü için olgunlaşamıyoruz.

Yolculuğa çıkarken yanımda kitabım, kafamda düşüncelerim vardır. Bazen kitap, sadece sessiz bir arkadaş olurken bazen de bana ses verir, okutur kendini. Bazen ben kitabı yolculuğa çıkarırım bazen de kitap beni... Her kitabın çıkardığı yolculuk farklıdır; kimi heyecanlı kimi sakindir, kimi uzun kimi kısadır.

Beni farklı bir yolculuğa çıkaran bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Ayşe Sevim’e ait Tuhaflıklar Asansörü kitabından. Kitapta yolculuk bir asansörle başlıyor, sonra bir potkalın içinde devam ediyor. (Kaza veya başka bir olayı karadakilere bildirmek için gemilerden denize salınan, içinde mektup olan şişelere potkal deniyor.)

İnsanların hikâyeleriyle beslenen balıklar

Kitabın kahramanının adının Şaban olması ayrı bir güzellik bence. Bilinçli mi, bilinçsiz mi yapıldı tartışılır ama bazı isimler, filmler ve diziler sayesinde kötü anılır oldu. Akla ilk gelen isim de Şaban olsa gerek. Kemal Sunal’ın oynadığı rolün salak bir karakter olması ve ismin bir hayvan türünü sıfat olarak almasından dolayı aileler bu ismi çocuklarına koymamaya başladılar. Şaban isimli zeki bir kahraman, bu ismin çağrışımının düzelmesi açısından iyi bir adım olabilir.

Kahramanımız Şaban bir gün okul servisini kaçırır. Otobüs durağına doğru giderken kafasına bir not düşer. Notta birinin yukarıda tutsak kaldığı ve yardım istediği yazıyordur.

Şaban kafasını kaldırdığında bir otelin önünde olduğunu görür ve notu atan kişiyi kurtarmak için asansöre biner. Bindiği asansörle önce aşağıya yolculuk yapar. Aşağıda insanların hikâyeleriyle beslenen balıklarla karşılaşır. Balık, Şaban’a okuması için bir hikâye verir. Bu hikâye, sahabe Selman-ı Farisi Hazretleri’nin gerçeği bulma yolunda yaptığı yolculuktur.

Selman-ı Farisi Hazretleri’nin gerçeği arayış yolculuğu

Şaban’ın sonraki yolculuğu ise geleceğedir. Gelecekte, Selman adlı bir arkadaş ile karşılaşır ve ona yardım eder. Selman’ın yaşadığı zamanda hava çok kirli olduğu için insanlar maske kullanmak zorundadır. Önceki nesiller dünyayı çok kirlettiğinden, Şaban’ın gittiği zamanda yaşayan insanlar çok zor şartlar altında yaşamını sürdürmektedir.

Bir sonraki yolculuk çok çok daha aşağılara, Cun adlı canlıların mekânınadır. Cunlar iyi kokularla beslenmektedir ve kötü kokular onlar için ölüm demektir. Mesela gıybet yapıldığında ortaya çıkan koku onlar için felakettir. Son olarak da Osmanlı Dönemi’nde İstanbul’a yolculuk eder Şaban. Burada karşılaştığı Abdülehad Nuri Hazretleri ona bazı nasihatler verir.

Biliyoruz ki çocuk kitaplarında mesaj doğrudan değil de örtük olarak verildiğinde daha etkili olur. Bu kitapta da birçok mesaj veriliyor ama çocuklar bu mesajları, maceranın içinde okuduklarından onları rahatsız etmeyeceğini düşünüyorum.

Selman-ı Farisi Hazretleri’nin gerçeği arayış yolculuğunda Şaban da kendini olduracak ve dahi vardıracak bir yolculuk yapıyor. Kitabın sonunda macera bitmiyor. Bir sonraki kitapta Şaban’ı yeni bir macera bekliyor.

Çocuklara içsel bir yolculuk yaptıracağına da inandığım 128 sayfalık kitap Profil Yayınları’ndan çıktı.

Ayşe Sevim, Tuhaflıklar Asansörü, Profil Yayınları.

Meryem Uçar

Yayın Tarihi: 27 Eylül 2016 Salı 11:44 Güncelleme Tarihi: 01 Nisan 2020, 10:44
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26