Yol Durumu adeta bir tasavvuf el kitabı

Kâmil Yeşil'in Yol Durumu kitabını tasavvufun modern halini anlatan bir fikir kitabı olarak okuyabiliriz. Yol Durumu’nu, günümüz tarikatlarının halini anlamak için okuyabiliriz. Yol Durumu’nu kendimizi bulmak için okuyabiliriz. Recep Şükrü Göngör yazdı.

Yol Durumu adeta bir tasavvuf el kitabı

Birbirini takip eden hikâyeler yazılabilir. Bunu, klasik hikâyelerimizde gördüğümüz gibi, modern hikâyelerde de görüyoruz. Mustafa Kutlu’nun ilk hikâyeleri, birbirinin devamı hikâyelerden oluşuyordu. Bu durum o eseri kanımca, roman yapmaz. Roman olabilmesi için, hayatı kuşatması gerekir. Hikâye anlardan hareketle yazılır. Kahraman sayısı, zamanı, mekânı sınırlıdır. Bakış açısı hikâyede, romandakinden oldukça farklıdır. Romancı, bir odayı on sayfada anlatır; hikâyeci, birkaç cümlede…

Kâmil Yeşil’in “Yol Durumu” kitabıyla ilgili akla gelen ilk konu, bu kitabını bir roman mı hikâye mi olduğuydu. Roman diyenler olduğu gibi, hikâye diyenler de var. Biz, bu duruma kitapta anlatılan, ele alınan vakaların hikâyeci bakış açısıyla işlendiğini görerek, esere hikâye diyoruz. Roman diyenlerin bakış açısını değil de, hacmi ve hikâyelerin birbirine bağlanmasını dikkate aldıklarını görüyoruz.

Yol Durumu’nu nasıl okursak odur

Yol Durumu’nu, tasavvufun modern halini anlatan bir fikir kitabı olarak okuyabiliriz.

Yol Durumu’nu, günümüz tarikatlarının halini anlamak için okuyabiliriz.

Yol Durumu’nu kendimizi bulmak için okuyabiliriz.

Birkaç üniversiteli arkadaş, evliya olmak için yola çıkarlar. Şeyhlerle, ihvanlarla, tekkelerle yüz yüze gelerek, evliya olma isteklerini dile getirirler. Her gittikleri yerden biraz nasip alırlar. Bazı yerlerden de, asla hoşlanmadan çıkarlar.

Kâmil Yeşil, bu yolla, günümüz Müslüman camiasının bütün gruplarını okura tanıtıyor. Her bahçenin bir gül kokusu vardır. Her şeyhin de bir güzelliği var. Nakşî’den, Kadiriye, Şazeli’ye kadar bütün tasavvuf yollarını geziyor, gezdiriyor.

Yol Durumu’nda ilginç bölümlerden biri; Mustafa Kutlu, İsmet Özel, Nuri Pakdil, Sezai Karakoç, Rasim Özdenören gibi şair ve yazarların, günümüz insanına birer şeyh gibi takdim edilmesi. Yazar, onlardan her birinde bir tat buluyor. Her birinin günümüz Müslüman’ına bir ışık, bir yol olduklarını vurguluyor.

Cumhuriyet dönemi dediğimiz son seksen yılı ele alıyor hikâyeler. Yazarın vurgulamak istediği öz: Evliya içimizde. Her mümin bir evliyadır.

Evliya olmak için çıkılan yol

Evliya olmak için yola çıkmış gençler, yolun sonunda evliya olduklarının farkına varırlar ve bütün yolları birleştirmek üzere Eyüp’te bir araya gelirler. Yolculuk sırasında Müslümanların paragözlü olanıyla, ihlâslı olanıyla, ehl-i kalp olanıyla tanışırlar. Her bir tanışıklıktan bir feyz alırlar.

Bu eseri Kâmil Yeşil’in kişisel yolculuğu olarak da okuyabiliriz doğrusu. Yazar, kendini çok da gizleme ihtiyacı hissetmiyor. Bazı yerlerde kendini çok açık ediyor. Hikâyenin sınırlarını zorlayarak yapıyor bunu. Günümüz yazarlarının birer şeyh olarak sunulması ve anlatıcının o şeyhlerin çoğuna intisap edip, sonunda birleştirilmiş tarikata ulaşması dikkat çekicidir.

Ben anlatıcıyı kullanması bazı okurlarda otobiyografik eser algısı oluşturabilir. Ama burada yazar Kamil ile anlatıcı Kamil aynı kişiler değildir. Anlatıcı Müslüman, tasavvuf yolunda ermeye çalışan genç gruptan biri olan Kamil’dir.

Kelimelerin sade olanlarını tercih eden Kamil Yeşil, sahih bir yol bulma telaşında olan gençliğimizin, doksan yıllık macerasını anlatıyor. Yeni devletle kaybolan zikir meclislerinin, hatme halkalarının nasıl işletilmeye çalışıldığını, ama aynı zamanda istismar için de kullanıldığını ele alıyor.

Yazar tasavvuf yolunu en sağlam yol olarak gösterirken, tek yolda tıkanıp kalmanın doğru olmadığını, birçok tasavvuf yolunun mümin için seçenek olarak durduğunu belirtiyor.

Kitapta geçen şeyh efendiler günümüzde yaşayan yazarlar, şairler. Okuma sürerken okur, bulmaca çözer gibi o isimlerin kimler olduğunu bulmaya çalışırsa, hikâyeden çıkar başka bir yerde konumlanır. Bu sebeple Yol Durumu kitabını, kurgusal bir metin olarak okumak gerek. Ama şunu da unutmamalı: kurgusal metin ama tasavvuf bilgileriyle donatılmış bir metin aynı zamanda. Tasavvuf el kitabı denecek kadar bilgi dolu. Tasavvuf yolu yöntemi, tarikat adapları gibi birçok konuda bilgi var. Klasik vaka anlatımı ardında da bir ders çıkarma yöntemi yok elbette. Metinler, modern dil ve modern kurgu yöntemi ile yazılmış.

Hikâyede yeni yol

Yol Durumu ile iyi bir ses, iyi bir çıkış yakalayan Kamil Yeşil, hikâyede yeni bir yol açmış bulunuyor. Şiirselliği, kısa cümleleri, başka metinlere gönderme yapması, ustaların metinlerine işaret etmesi ve klasik giriş gelişme sonuç vakası anlatmaması ile ilgi çekici bir yol.

Dört bölümden oluşan Yol Durumu kitabında toplam elli hikâye yer alıyor. Birinci bölüme ad verilmemiş. İkinci bölüm “Yoldaki İşaretler, üçüncü bölüm “Hakiki Mürşit Gerek Hayatta”, “İlim Bir Kıyl u Kal İmiş”, dördüncü bölüm ise, “O Yolun Yolcusu”isimlerini taşıyor. İkinci ve üçüncü bölüm günümüz yazarlarını anlatmasıyla dikkat çekiyor. Üçüncü bölümde “Kerameti Kendinden Menkul” isimli hikâyede şöyle deniyor: “Dahhak Efendi, adından da anlaşılacağı üzere, Türk değildi. O bir Arap. Keramet, cemaat üzerine kürsüden Mushaf fırlatmak değildi… Ne söylediyse de intisap etmek gelmedi içimden. Başka şeyhler mürid reddederken, Dahhak Efendi’nin müridleri illa gel diyorlardı. Bundan da şüphelendim.”

Sırr’ın Görünen Yüzü” isimli hikâyede hangi yazarı şeyh olarak seçtiği açıkça görülüyor: “Hacı Mustafa Efendi, adıyla sanıyla Dergâh’ta oturuyor. Kapısında Dergâh yazıyor.”

Profil yayınlarından çıkan 300 sayfalık hacimli bir hikâye kitabı olan Yol Durumu, adıyla müsemma, tasavvufu merak eden okurlarını bekliyor.

Recep Şükrü Güngör yazdı

Güncelleme Tarihi: 21 Aralık 2018, 15:48
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13