Yitik Cennet'e bir yolculuk

Aramızda Sezai Üstadın bu kıymetli eserini okumayan var mı?

Yitik Cennet'e bir yolculuk

Yitik Cennet, Sezai KarakoçTek dünyalı zindandan bir kaçış, mümkün gibi görünüyor. Ruhumuzu, kalbimizi tüketen ve eriten bu sürgünde yaşamak, biliyoruz ki ödevimiz. 200 yıldır masivanın, giderek etkisini arttıran korkunç gücünün baskısı altındayız. Ötelere, Maveraya dair çağıltılar genişletmiyor gönlümüzü. Baskın kanaatin dediği ise şu : “Her şey dışta olandan ve bu dünyada vuku bulandan ibarettir.” Bu tek dünyalı butlanın insanlığı götürdüğü yeri farklı şekillerde müşahede ediyoruz bit’tabii.

Allah Dostları

Bahsettiğim yaygın görüş, birçok şeyi tahrip etti belki. Ama yine de gönül mekanını korumuş, ötelere dair iştiyak duyan mü’minleri etkileyemiyor. Onlar dimdik kalıyorlar belalar, afetler, kasırgalar karşısında. Onlar, merkezinde bulunuyor insanlığa dair son ümidin. Ve onlar, Allah’ın Cemal’ine ve Cennet’ine müştak. Cennet’ine, insanlığın ne zamandan beri yanlış yerlerde aradığı, haliyle de bulamadığı Yitik Cennet’ine.

Enbiya

Yitik Cennet, nübüvvet makamının esrarına ve hikmetine dair bir perde aralıyor. Adem aleyhisselam ile başlayan bir yolculuk, Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu aleyhi ve sellem ile son buluyor. Tevhidin bu uzuuun zinciri içinde tam 9 numune seçilmiş. Hazreti Adem, Hazreti Nuh, Hazreti İbrahim, Hazreti Yusuf, Hazreti Musa, Hazreti Süleyman, Hazreti Yahya, Hazreti İsa ve Hazreti Muhammed (aleyhimusselati vesselam) enfes bir üslupla anlatılmış bizlere.

İtikad-amel insicamı

Üstad Muhammed Sezai Karakoç’un Diriliş dergisinde, 70’li yıllarda Zülküf Canyüce müstearıyla yazdığı yazılardan oluşuyor Yitik Cennet. Kitabın her sayfasında ayrı hikmetler, aynı parıltılar gizli. İtikaden ve amelen sağlam temellere dayanan bir müellifin böylesi bir esere imza atması pek şaşırtıcı değil elbette. Şaşırtıcı olan nasıl olup da şiirsel üslubun İlahi hikmetlerle –bu örnekte olduğu gibi-  bir araya getirilebildiğidir.

Maverai pırıltılar

“Ben Cennetimi yüreğimde taşıyorum” diyor kıymetli Alim İbn Teymiyye. Dış tesirlerin kuşatıcı ve sindirici etkisi altındayken, yüreğinde maverai pırıltılar taşımayan kimse nasıl ayakta durabilir ki?

Bir imkân  

Yitik Cennet bir imkan sunuyor bizlere. Evvela yüreğimizdeki Cennet’e, sonra ise Yaratanın Cennet’ine çağırıyor bizi. Enbiyanın keşiflerinin, müşahedelerinin, mücahedelerinin, mücadelelerinin nasıl zor şartlar altında vuku bulduğu herkesçe bilinen bir husus. Yitik Cennet’te de verilmek istenen mesaj çağımızın belaları karşısında bizim de sığınacak bir yurdumuz ve yapabileceğimiz bir şeylerin olduğudur.

Şiir gibi

Şiir gibi bir kitap bu Yitik Cennet. Satırlar, paragraflar, sayfalar birbirini kovaladıkça vaktin nasıl geçtiği ve kitabın nasıl bittiği anlaşılamıyor. Ancak, köksüz ve davasız şiire de benzemiyor hiç. Varoluş bilincinin ve dini hassasiyetin öncelenmesiyle profan edebiyat ürünlerinden ayrılıyor böylece. İnsanlığa köksüz ve anlamsız bir edebiyatı dayatanlara inat Allah’la bağlarımızı kuvvetlendiren bu tür eserleri daha çok okumamız gerektiğini düşünüyorum. Belki de bu sayede düşmanlarımıza galebe çalabiliriz.

Melih Koşucu, Yitik Cennet’i arıyor

Yayın Tarihi: 02 Mart 2010 Salı 12:17 Güncelleme Tarihi: 01 Ocak 2022, 00:44
YORUM EKLE
YORUMLAR
süleyman untutmaz
süleyman untutmaz - 12 yıl Önce

" Ah! düşüşsüz insan!
benden övgü bekleme.

Düşüşün tadını almayan insan!
senin, yücelerin serinliğinden,
arılığından ne haberin vardır?

Ruh gecesinin yedi katlı karanlığına
batmamış yürek!
sana ışıklar ve aydınlıklar ne der?

Ey zindanda bir gece geçirmemiş dost,
güneşe doğru çılgın koşuyu yapacak çocuk olabilir misin?

Ey yükseklerden büyük seslerle düşen su,
bu yalçın kayalara bir şelale borçlu
olduğunu biliyor musun?

Sessiz ve dilsiz duran mezartaşı!
kitabendeki ç

leyla marankoz
leyla marankoz - 12 yıl Önce

"20 ciltlik peygamberler tarihine ne gerek var, yitik cennet var ya" diyor ismet özel. peygamberleri tarihe gömmeyen ve diri diri kanlı canlı önümüze getirmesi ve bizlere peygamberlerin izlerinde çıkardığı yol haritası nedeniyle sık sık tekrar edilmesi gereken başucu kitaplarından biri. kitabı okurken musa'yla yol arkadaşı ibrahim'le dost hissediyorsunuz kendinizi. muhammed'e hasret.. nuh'a ağlıyorsunuz..

velhasılı okumayan kaldı mı gerçekten. kalmamalı..
selam ve dua ile..

zeliha akkaya
zeliha akkaya - 12 yıl Önce

ve ben bu kitabı gerçekten seviyorum..

banner19

banner36