Yeni kitap: Çocuk Eğitimi ve İnsanın On İki Duyusu

Yeni İnsan Yayınevi, günümüz eğitim algısına alternatif bakış açısıyla yaklaşan yayınları ile Eğitim serisinde oldukça iddialı. Gerek Alternatif Eğitim dergisiyle gerek Fide serisiyle Waldorf pedagojisine temas eden Yeni İnsan Yayınevi, bu sefer bu hareketin kaynağına iniyor.

Yeni kitap: Çocuk Eğitimi ve İnsanın On İki Duyusu

Rudolf Steiner imzalı Çocuk Eğitimi ve İnsanın On İki Duyusu, Eğitim Sanatı Dostları Derneği ve Yeni İnsan Yayınevi’nin iş birliği ile okurla buluşuyor.

Tarhan Onur’un büyük emeği ile Almancadan Türkçeye aktarılan Çocuk Eğitimi ve İnsanın On İki Duyusu iki bölümden oluşuyor: İlk bölüm Steiner’in Tinbilim Açısından Çocuk Eğitimi adlı kitabı. İkinci bölüm ise İmgeleme, Esinlenme, Sezgi İle İlişkileri İçinde İnsanın On İki Duyusu adlı konuşmasının derlemesi.  

Bilim insanı, matematikçi, eğitimci ve daha fazlası…

Rudolf Steiner için bilim insanı, matematikçi, eğitimci, sanatçı, yazar gibi daha birçok sıfat sayabiliriz. 19. yüzyılda doğan Steiner, mutlu bir köy çocuğu olarak büyüdü. Yaşı ilerledikçe geometri, müzik, resim, klasik diller, kimya, fizik, botanik gibi alanlara ilgi duymaya başladı. Bununla beraber edebiyat, tarih ve felsefeye de ilgi duyuyordu. 1919’da Stuttgart’ta verdiği dersler ve eğitim hakkındaki görüşleri dünya çapında bir eğitim hareketi olan Waldorf pedagojisinin temelini oluşturdu. 

Tarhan Onur’un Aktarımıyla

Tarhan Onur, Çocuk Eğitimi ve İnsanın On İki Duyusu için oldukça önemli… Onur, hem deneyimli bir çevirmen hem de yıllardır Waldorf pedagojisiyle hemhâl olan bir isim. Rudolf Steiner’i ve düşünce dünyasını yakından tanıyor. Bu tanışıklık ise okuruna eksiksiz, tam ve anlaşılır bir çeviri eser olarak geri dönüyor.

Tinbilim Açısından Çocuk Eğitimi 

Tin için çoğunlukla ruh karşılığı verilmekle beraber tin ve tin biliminin tanımı söz konusu olduğunda felsefecilerin görüşü değişebiliyor. Steiner; tini, her şeyin altında yatan neden ve ileri boyuttaki dünya olarak değerlendirip tin bilimini de insanın tin dünyasını keşfetme ve kavrama yolculuğu olarak görüyor.  

Rudolf Steiner’in 1907’de kaleme aldığı Tinbilim Açısından Çocuk Eğitimi yazarın eğitimle ilgili kaleme aldığı ilk kitabı. Steiner “Gelecekte bir şeyin nasıl olması gerektiği konusunda öneriler getirmek isteyen biri, yaşamı sadece yüzeysel olarak bilmekle yetinmemelidir.” diyor. Yaşamı bir bitkiye benzetiyor ve aynı bitkinin köklerinde olduğu gibi yaşamın derinliklerde yatan gizli saklı bir gelecek durumu olduğunu söylüyor.

Steiner, kişinin yaşamını yedişer yıllık üç döneme ayırıyor. Bu dönemler 0-7, 7-14, 14-7 yaşlar arasını kapsıyor. Bu yaşlarda kişinin ne odaklı ve nasıl bir eğitim alacağını irdeliyor. 21 yaşına gelindiğinde erginliğe geçiş yapıldığını, bu yaştan sonra özgür bir insan olabileceğini belirtiyor. 

İmgeleme, Esinlenme, Sezgi İle İlişkileri İçinde İnsanın On İki Duyusu 

İnsanın kaç tane duyusu var? Görme, duyma, dokunma, tat ve koku alma… Başka? Rudolf Steiner’e göre insanın tam olarak on iki duyusu var. Peki, nedir bu on iki duyu? 

İmgeleme, Esinlenme, Sezgi İle İlişkileri İçinde İnsanın On İki Duyusu kitabın ikinci bölümünü oluşturuyor. Bu bölümde Steiner, duyu organizasyonunun ancak insanın on iki duyusu ele alındığında bütüncül bir şekilde incelenmiş olacağını bildiriyor. Devamında bu on iki duyuyu sırasıyla anlatmaya başlıyor ve görsellerle destekliyor. 

Çocuk Eğitimi ve İnsanın On İki Duyusu ile Rudolf Steiner’i daha yakından tanıyacak, Waldorf pedagojisinin köklerine inmiş olacaksınız.

Rudolf Steiner

Rudolf Steiner 27 Şubat 1861’de Avusturya Macaristan İmparatorluğu topraklarında, Macar-Hırvat sınırındaki Kraljevec kasabasında doğdu. Ortaokul ve lise yıllarında geometriye, müziğe, resim ve klasik dillere büyük ilgi duydu. 1879 yılında takdirle liseden mezun oldu ve Viyana Teknik Üniversitesinde matematik, kimya, fizik, botanik gibi fen bilimleri okumaya başladı. 18 yaşındayken, taşrada şifalı bitkiler toplayıp Viyana’ya getirip eczanelere satan birisiyle tanıştı ve ondan botanik, şifalı bitkileri toplama, kurutma, işleme yöntemleri hakkında ve doğal yoldan iyileştirilebilen hastalıklar hakkında çok şey öğrendi.

Eğitimini finanse etmek için 1884’den 1890’a kadar Viyana’da ev öğretmeni olarak çalıştı ve bu deneyimi daha sonra pedagoji ve şifalı pedagoji düşüncelerini geliştirmesinde yardımcı oldu. Rostock Üniversitesinde felsefe doktorasını verdi. Tez konusu, “Fichte’nin Bilim Felsefesi Bağlamında Bilgi Kuramının Ana Sorunsalı. Felsefi Bilincin Kendi Kendini Kavrayışına Giriş” oldu. Daha sonra bunu “Gerçek ve Bilim” adıyla genişleterek bastırdı. Hemen sonra 1892’de başyapıtı olan “Özgürlüğün Felsefesi”ni yazdı. Nietzsche-Arşivi’nde çalıştı ve “Nietzsche, Zamanına Karşı Bir Savaşçı” adındaki kitabını yayınlandı. 

Gençliğini o dönemin etkileri içinde geçiren Rudolf Steiner 1897’de 36 yaşında Berlin’e gitti. “Goethe’nin Dünya Görüşü” adlı kitabı yazdı. Berlin’de çeşitli edebiyat dergileri çıkardı. 1907 yılında eğitimle ilgili ilk kitabı “Tinbilim Açısından Çocuk Eğitimi”ni yayınladı. 

Daha sonra akılcılık ile entelektüel görüşün egemen olduğu Berlin’den sanatın egemen olduğu Münich’e geçti. Üç mistik oyun yazdı ve sahneledi. Çeşitli konferanslar verdi. Ruhsal yaşamın tinsel gerçeklikle sağlık kazanması amacıyla, aynı zamanda sanat, tinbilim ve toplumsal bir itici güç olarak Antroposofi’yi kurdu. 1914’de eşi olan Marie von Sievers ile yaptığı çalışmalarda, tinsel yasalara dayanarak söz ve sesi hareketlerle birleştiren tinsel gerçekliğin ifadesi olan Euritmi’yi geliştirdi. 

İsviçre’de Basel yakınlarındaki Dornach kasabasında kendisine armağan edilen bir arsada 1913 yılında öncelikle ruhsal-tinsel araştırmalara yönelik ve Johann Wolfgang von Goethe’nin doğa bilim, fen bilim ve tinbilim çalışmalarına, aynı zamanda da kadim bilimlere dayanan Goetheanum adı verilen, içinde yapılanların ruhunu yansıtmayı amaçlayan özgün mimaride ahşap yapıları kurdu. Burası daha sonra bir meczup tarafından yakıldı. Sonradan yapılan yeni beton bina, artık Tinbilim Eğitimi verilen bir üniversiteye dönüştü. 1919 yılında işçilerine eğitim vermek isteyen tütün fabrikası “Waldorf-Astoria”nın yöneticisi Emil Molt, Steiner’i ders vermek üzere Stuttgart’a çağırdı. Burada verdiği dersler ve eğitim hakkındaki düşünceleri, daha sonra dünya çapında bir eğitim hareketi olan Waldorf Pedagojisi’nin temelini oluşturdu.

1922’de “Eğitim ve Toplumsal Yaşamda Manevi Değerler” konusunda ders vermeye Oxford’a çağrıldı. Dünyanın çeşitli ülkelerinde sayısız Waldorf Okulları açılmasına önayak oldu. Rudolf Steiner’in tarım, tıp, matematik, fizik, bitki bilim, eğitim, tiyatro, şifalı pedagoji, bireysel gelişim, din ve sosyal bilimler gibi hayatın çeşitli alanlarında 300 kadar yapıtı ve çeşitli ülkelerde verdiği binlerce konferansı bulunmaktadır. 30 Mart 1925 tarihinde gözlerini kapadığında, arkasında dünya çapında gittikçe büyüyen güçlü bir organizasyon ile insan bilgeliğini seven ve geliştirmeye çalışan etik bireylerden oluşan yandaş topluluğunu bıraktı.

Yayın Tarihi: 20 Ağustos 2021 Cuma 16:00 Güncelleme Tarihi: 02 Eylül 2021, 15:14
banner25
YORUM EKLE

banner26