Yemen'den asker mektupları da var kitapta

Mehmed Niyazi’nin Yemen Ah Yemen adlı romanı adeta bir tarihi belge gibi ışık tutuyor Yemen’in acılarına.

Yemen'den asker mektupları da var kitapta

Mehmed Niyazi adının geçtiği yerde onu tanıyanların aklında ardı ardına üç kare hemen belirginleşir: Yemen, Çanakkale, Plevne. Elbette Mehmet Niyazi’nin çalıştığı alanlar bunlarla sınırlı değil ama onun ismiyle özdeşleşmiş isimlerdir bunlar. Çanakkale Mahşeri, Plevne, Yazılamamış Destanlar ve Yemen Ah Yemen, Mehmed Niyazi adıyla birlikte anılan ve onun en çok aranan, okunan kitapları arasındadır. Memleketin neresinde olursa olsun konu Çanakkale, Plevne ya da Yemen olduğunda baş konuk Mehmed Niyazi’dir. Eğer böyle değilse bir şeyler eksik kalacak demektir.

Mehmed Niyazi’nin Yemen Ah Yemen adlı kitabı 2004 yılında Ötüken Yayınları’ndan çıkmıştı. Aradan geçen zamana rağmen halen en çok okunanlar arasındaki yerini koruyan ender kitaplardandır Yemen Ah Yemen. Bunda Mehmed Niyazi’nin samimi ve titiz bir çalışmayla eserini yazmasının payı büyüktür.

Yemen ne içli bir ağıttır öyle

Yemen’in adıyla ağıt ve hüzün kelimeleri birbiriyle adeta örtüşür. Çünkü Yemen demek büyük bir acının, gidip de dönmeyenlerin yürek yakan hikâyesi demektir. Yemen’e gitmek ve orada kalmak. Bu acı, bir milletin yaşayacağı en büyük acıların başında gelir. Uzakları gözlemek, gelecek mi diye uçan kuşlardan haber beklemek ve acısını içine gömerek ağıtlar yakmak bu topraklarda yaşayan insanların evinden, kalbinden eksik olmayan hüzün sebeplerindendir. Yüz binlerce şehit verilen topraklar mukaddestir. Bir milletin evlatlarını şehit bırakarak terk etmek zorunda kaldığı topraklar emsalsiz değerdedir.

Mehmed Niyazi, bu milleti derinden etkileyen tarihî olayların romanını yazmak istemiştir. Yemen’in sadece tarih kitaplarında, hüzünlü türkülerde kalmasını istememiştir ve Yemen’in romanını yazmıştır. Yemen, Osmanlı için en büyük değerlerden biriydi. Birçok coğrafyayı birbirine bağlayan kritik bir noktadaydı. Böylesine önemli bir noktayı Osmanlı ister istemez büyük kayıplarla kaybedince geriye tarifsiz bir acı ve iç yakan hikâyelerin kalması da doğaldır.

Millet olarak yaşadığımız büyük acılar vardır. Aradan yüzyıllar geçse de unutulmayacak, hatırlandıkça boğazları düğümleyecek acıları yaşamıştır bu millet. Çanakkale, Sarıkamış ya da Yemen. Hepsi de büyük mücadelelerin verildiği, sayısız vatan evladının yitirildiği savaşlardır. Ansiklopedilerde Yemen için yazan şu cümle aslında yaşananları anlatmaya yetmektedir: “Yemen’de ölen Türklerin sayısını tarih bilmiyor, öğrenmekten de korkuyor.”

Mehmed Niyazi Yemen’e de gitmiş

İnsanın yaptığı işi önemsemesi önemlidir. Başarının altında yatan en önemli faktörlerdendir bu. İşini benimsemek, işine kendini vermek devamında da başarıyı getirir. Mehmed Niyazi de titizliğiyle tanınan yazarlarımızdandır. Zaten ardı ardına baskı yapan kitaplarından bunu anlamak mümkündür.

Tanzimat’tan sonraki dönemden Milli Edebiyat’a kadar uzanan çizgide yazan hikâyecilerin Anadolu’yu görmeden İstanbul’da evlerinin sıcak odalarında Anadolu hikâyeleri yazdıklarını ve bu yazarların ne kadar başarılı (!) olduklarını biliyoruz. Mehmed Niyazi ise Yemen Ah Yemen romanını bitirince kitabı yayınlamadan Yemen’e gitmiş. Romanını yazdığı yerleri birkaç küçük farkla eliyle koymuş gibi bulmuş. İşini titiz yapmanın, iyi bir araştırmacı olmanın bir sonucudur bu başarı. “Bence romancı hangi olayı yazıyorsa mümkün olduğu oranla o olayı yaşamalı, o olayın geçtiği yerleri görmelidir.” diyor kendisiyle yapılan bir söyleşide Mehmed Niyazi. Özellikle tarih yazarları için bu daha da geçerli bir kuraldır. Çünkü anlatılan olaylar tarihî gerçeklere dayandığı için ne kadar gerçeğe yakın olursa o denli kabul görür.

Yemen Ah Yemen romanında ayrıca asker mektuplarına da oldukça geniş yer veriliyor. Mehmet Niyazi bu mektupların çoğunun gerçek olduğunu, ulaşabildiği kişilerden temin ederek romanında kullandığını belirtiyor. Bu da romanın inandırıcılığının başka bir noktası olarak dikkat çekiyor.

Tarihi doğru kaynaklardan okumak gerek. Karşımızda yaşanmış, derin izler bırakmış olaylar bulunmakta. Tarih, ne kadar derinliğine inilirse o derece anlaşılabilecek bir yapıya sahiptir. Doğru kaynaklardan, yoğun okumalarla tarihimizi öğrenmek gerek. Mehmed Niyazi’nin yazdığı birbirinden değerli yapıtları bu anlamda bir başucu kitabı, bir kaynak kitap olacak hüviyettedir. Yemen’in sadece türkülerden ibaret olmadığını, ne büyük acıları içinde biriktirdiğini, köyündeki evinde yol gözleyenlerin ne ızdıraplarla boğuştuğunu daha iyi anlamak için Yemen Ah Yemen’in kapısını aralamak gerek. O kapıdan girdiğinizde göreceksiniz ki dünya aslında avuç içi kadar bir coğrafyaya sahip. Yeter ki gitmek için yürek olsun, her yol açılır yola düşene.

Mustafa Uçurum yazdı

Güncelleme Tarihi: 03 Mayıs 2019, 17:58
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13