banner17

Yavuz Sultan Selim'in mücadelesini romanlaştırdı

Okay Tiryakioğlu, 'Çaldıran & Kılıçların ve Şiirlerin Savaşı' kitabında, Sultan Selim’in daha şehzadelik hayatında Şah İsmail’le olan mücadelesi, kardeşlerine ve babası Sultan İkinci Beyazıt’a karşı giriştiği taht mücadelesi ve bu yolda izlediği siyaseti ve maceralarını romanlaştırmış. Metin Uygun yazdı.

Yavuz Sultan Selim'in mücadelesini romanlaştırdı

https://www.ktpkitabevi.com/urun/kurt-ve-kuzgun-115490046Yavuz Sultan Selim’in padişahlık dönemi kadar şehzadelik hayatı da, tarihe ilgi duyanlar, özellikle tarihi romancılar için zengin malzemeye sahiptir. Yavuz Sultan Selim Han, şehzadelik yıllarında taht için kendisini ciddi bir şekilde hazırlar. Kendinden önceki padişahların aksine onun hedefinde doğu vardır. Ve o zamanlar Osmanlı ülkesi İran’daki Şah İsmail tehlikesi ve fitnesiyle huzursuzdur. Babası Sultan İkinci Yıldırım Beyazıt Han’ın iyi niyetli idaresi, merhametli ve barış yanlısı siyasetinde aşırıya kaçması ve yine dünya hayatından el etek çekmesi, Şah İsmail’in Osmanlı devleti sınırları içinde Şiilik faaliyetlerini rahat bir şekilde yürütmesine zemin hazırlar. Oğulları, şehzadeleri arasında taht mücadelesinin çıkmasına sebep olur. Bu ve buna benzer birçok sebep bu dönemin, yani Yavuz Sultan Selim’in Han’ın şehzadelik hayatının özelliklerindendir.

Okay Tiryakioğlu, Çaldıran & Kılıçların ve Şiirlerin Savaşı isimli eserinde, Sultan Selim’in daha şehzadelik hayatında Şah İsmail’le olan mücadelesi, kardeşlerine ve babası Sultan İkinci Beyazıt’a karşı giriştiği taht mücadelesi ve bu yolda izlediği siyaseti ve maceralarını romanlaştırmış. Roman 2014 yılında Timaş Yayınları tarafından okura kazandırılmış.

Yavuz Sultan Selim Han’ın idarede gösterdiği sert tutum, cengaver olarak niteleyebileceğimiz savaşçılığı, korkusuzluğu gibi özelliklerinin yanında, ilme düşkünlüğü, ilim adamlarına verdiği değer, her Osmanlı sultanının gayesi olan İslam'a hizmet ve bu uğurda durmaksızın gaza etmek gibi bir çok özelliği, bu sultanı tarihte müstesna bir yere konumlandırır. Tiryakioğlu, Çaldıran romanında anlatıcı olarak, Orhun Çelebi isimli roman kahramanını kullanır. Romandaki olaylar, daha sonra Yavuz’un Orhun Çelebi’ye Vehimi lakabını takacağı ve Vehimi Orhun Çelebi olarak karşımıza çıkan roman kahramanı üzerinden anlatılır. Orhun Çelebi, Selim Han’ın kurduğu istihbarat teşkilatının başına geçer. Onun en yakın kader arkadaşı, sırdaşı, yol arkadaşı olur. Yavuz’un kardeşleriyle verdiği taht mücadelesinde hayati rol oynar. Papa tarafından Türklere karşı kullanmak üzere Şah İsmail’e gönderilen Haçlılardan oluşan Kızıl Haç isimli istihbarat teşkilatına ve Şah'ın kendi casuslarına ölümcül darbeler vurur.

Hazreti Ebubekir’in sakalının tek teli için canım fedadır benim

Yavuz Sultan Selim, daha şehzadeliği sırasında Şah İsmail tehlikesi ve fitnesiyle uğraşır. Babası Beyazıd-ı Veli Han’ın müsamahakar ve barışçı politikaları Şah İsmail’in Osmanlı Ülkesindeki zarar verici faaliyetlerine zemin hazırlar. Şah İsmail’in daileri, Osmanlı sınırları dahilinde devamlı olarak Şia propagandası yaparlar. Taraftar toplarlar. Osmanlı topraklarında ayaklanma çıkarırlar. Çok kan dökülür. Bu arada Osmanlı’dan İran’a devamlı Türkmen göçü yaşanır. Kervanlar gider devamlı İran’a. Şah’ın propagandası ve yalanlarına kanan kendini yola verir. Ama İran’da daha farklı durumlarla karşılaşır gidenler. Kendilerine anlatılmayan daha acı gerçeklerle yüzleşirler Şah’ın ülkesinde.

Şah’ın, İslam’ın mümtaz şahsiyetleri olan Hz. Ebu Bekir (ra), Hz. Ömer (ra) Efendilerimiz ile Hz. Aişe (ra) Annemiz ile ilgili galiz ifadelerde bulunması, Yavuz Sultan Selim Han'ı rahatsız eder. Şah’la bunun hesabını görmeyi kafasına koyar. Zira, O Hz Ebubekir (ra) Efendimizin ayağının tozuna dünyayı değişmez ve ‘Hazreti Ebubekir’in sakalının tek teli için canım fedadır benim’ der.

Yavuz Sultan Selim Han, şehzadeliği döneminde taht mücadelesi de verir. Kardeşleriyle verdiği taht mücadelesinde, taht bazen kendine yaklaşır, bazen de uzaklaşır. Durum öyle bir hal alır ki, Kırım’a sığınma durumunda kalır. Kurduğu istihbarat teşkilatının yaptığı faydalı çalışmalar meyvesini verir. Darbe olarak da nitelenebilecek veya darbeye benzetebileceğimiz bir teşebbüsle işbaşına gelir, tahta çıkar Sultan Selim Han. Bu mücadelesinde de Vehimi Orhun Efendi’nin büyük gayretleri olur. Vehimi’nin çalışmaları sayesinde diğer kardeşlerini alt eder ve tahta çıkar.

Şah İsmail, ikinci bir Hasan Sabbah’tır

Tahta çıktıktan sonra hemen faaliyete geçer Selim Han. Orduda bir takım düzenlemeler yapar. Yenilikler getirir. Mesela, askerin savaştan altı saat önceye kadar hiçbir şey yememesini ister ve emreder. Bunun sebebi de şudur: Savaş meydanlarında hiçbir darbe almadan ölen askerler dikkatini çeker Sultanın. Araştırma yaptırır. Dolu mideyle, tok olarak savaşa katılan askerlerde iç kanama olduğu, bunun da ölümlere sebebiyet verdiği neticesini elde eder yaptırdığı araştırmalardan. Askerin giydiği zırhlı elbiselerde reform denecek düzenlemelere gider. Ve en önemlisi ‘Çaldıran’a hazırlanır. O, Çaldıran Savaşına şehzadeliği döneminden hazırdır aslında. Şah İsmail, ona göre, ikinci bir Hasan Sabbah’tır. Hatta ondan daha tehlikelidir. O, annesini öldüren bir gözü dönmüştür. Şah İsmail meselesini halletmezse, Cenab-ı Allah’a hesap veremeyeceği düşüncesindedir. Şah İsmail’le mektuplaşmalar yapar. Teslim olmasını ister. Bu girişimler bir netice vermez. Neticede, Çaldıran'da iki ordu çok çetin bir savaş verir. Yavuz Sultan Selim bu savaşta ateşli toplar kullanır. Çok zor geçen çarpışmalar sonunda zafer Osmanlı'ya, Sultan Selim Han’a müyesser olur. Böylece büyük bir fitne hallolmuş olur.

Çaldıran, Türk tarihinin büyük zaferlerindendir. Osmanlı'nın hükümranlığını tehdit eder boyutlara ulaşan Şia fitnesine büyük darbe indirilmiştir bu savaşta. Okay Tiryakioğlu, bu mücadeleyi romanlaştırarak, bu fitneye bir daha dikkat çekmeye çalışmıştır. Yine Yavuz Sultan Selim Han’ın, yiğitliği, çabukluğu, devlet adamı özellikleri, ilme ve maneviyata verdiği değer romanda zikredilir.

Metin Uygun yazdı

Güncelleme Tarihi: 13 Aralık 2018, 16:04
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20