Yaslan göğsüme sevdiğim!

Bir iftar vesilesiyle payıma üç kitap düştü ama ne güzel kitaplar...

Yaslan göğsüme sevdiğim!

Günlerden bir gündü. Oturmuş trafiği ve bir yandan da yaşlı çınar ağacını temaşa ediyordum ki dostum aradı. “Şey” dedi, “Ferman Karaçam beni, seni, Mevlüt Ceylan’ı iftara davet ediyor, gider miyiz?” “Gidelim be birader” dedim. Mevlüt Ceylan buradaymış; malum Mevlüt Ceylan İngiltere’de Londra’da ikamet ediyor, orada öğretmenlik yapıyor ve yıllardır orada Türkçe’den İngilizce’ye şiirler çeviriyor.

Mevlüt Ceylan, Cahit Zarifoğlu
(+)

Mevlüt bir zamanlar “Core” adlı bir şiir dergisinin yönetiminde de bulunmuş bir şairimiz. Her halde ona Aylık dergi şairlerinden dememiz daha uygun düşer. Bir de aklıma geldi, bizim Mevlüt ile bir “Afrika Şiiri Antolojisi” projemiz vardı ama bir türlü yapamadık. Biraz ondan biraz da benden kaynaklanan sebeplerden dolayı antolojiyi gerçekleştiremedik.

Boğaziçi köprüsünde metrobüse atlayıp soluğu Radyo7 binasında aldık. Biliyorsunuz Ferman Karaçam Radyo7’nin müdürü oluyor. Daha biz metrobüsü beklerken dostum ile Mevlüt kitap alış verişi yaptılar kaşla göz arasında. Zaten ellerinde poşetler vardı ama ben biraz geç anlar olduğum için anlayamamıştım. Meğer konuşmuşlar kitaplardan ama benim haberim yok. Ben hâlâ masum bir konumda iftara gidiyoruz diye bilmekteyim.

Mevlüt Ceylan, Erdem Bayazıt
(+)

Bir tufaya geldik ama…

Kitapları bölüştüler. Bir üç adet kadar kitap artmış oldu benzerleri var diye. Hadi onları da mahcupluklarını bertaraf etmek için olsa gerek bir zahmet bana verdiler. Aldım tabii. İşin içinde iş var mı yok mu düşünmüyorum hiç. Yani aklıma da gelmiyor bir hinlik. Gittik, Ferman Bey’in makamında oturduk bir köşeye, derken iftar oldu, iftarımızı açtık, akşam namazımızı kıldık, gene Ferman Bey’in odasındayız. Bu defa orada kitapları aldılar, baktılar, kurcaladılar ve sonunda kitapları Ferman Bey’e verdiler, dostuma ise kitaplarını Üsküdar’a bırakma sözü verdi ayrıca Mevlüt Ceylan.

Mevlüt Ceylan
(+)

Her neyse, olan oldu diyorum, bir tufaya geldik ama olsun bakalım. Zaten dönüş yolumuz da çok uzamış oldu. Ona da her neyse. Lakin üç tane kitabım olmuş oldu. Mevlüt Ceylan yıllardır Türkiyeli şairlerin şiirlerini İngilizce’ye çeviriyor. İyi de ediyor tabii. Bununla ilgili de bir hayli proje geliştiriyor tabii. Olur mu, olmaz mı o ayrı. Ama boş durmuyor. Şimdi yaptığı ise -tabii ki bendeki kitaplardan söz edeceğim- Cahit Zarifoğlu’nun, Erdem Bayazıt’ın şiirlerinden seçilmiş iki kitap. Bir de ninnilerden oluşan bir kitapçık.

Mevlüt Ceylan
(+)

Çeviri kitaplar hangi isimle yayınlanmış?

Zarifoğlu’nun çocuk şiirlerini çevirmiş. Altmışbir sayfalık kitapta şiirin Türkçe aslı ile İngilizce’sini karşılıklı sayfalarda yayımlamış. Çok hoş olmuş kitaplar. Baskıları bir hayli iyi yapılmış. Özenilmiş iyi bir çalışma. Cahit Zarifoğlu’na hasredilmiş kitabın adı Angels at Sunrise – Child Songs. Kitabın sonunda şairin ve kendisinin kısa biyografilerini de iliştirmeyi ihmal etmemiş Mevlüt Ceylan.Mevlüt Ceylan

The Book of Poems ise Erdem Bayazıt şiirlerinden seçilmiş seçkinin ismi. Küçük hacimli sevimli bir derleme olmuş doğrusu. “Lean on my chest my darling” (Yaslan göğsüme sevdiğim) ne âlâ. Traditional Turkish Lullabies ise diğer çevrisinin adı. Türk ninnilerinden oluşuyor. Karşılıklı dillerde sayfalarda yerlerini almışlar bir güzel.

Mevlüt Ceylan’a, böyle nice faydalı,  başarılı ve güzel çalışmalar beklediğimizi de belirtmek isteriz tabii. Gönlü geniş, yolu ışıklı olur inşallah.

 

Nurettin Durman daha ne desin

Güncelleme Tarihi: 06 Eylül 2010, 16:41
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13