Yalsızuçanlar'ın o yazısı epey ses getirmişti

Sadık Yalsızuçanlar’ın ‘Şehirleri Süsleyen Yolcu’yla başlayan yazarlık serüveninde ‘Korku ve Ümit ve Aşk’ kitabı en renkli ve onun kimliği niteliğinde sayılabilecek bir kitabıdır.

Yalsızuçanlar'ın o yazısı epey ses getirmişti

Sadık Yalsızuçanlar, edebiyatımızın öykü dalında yazdığı eserleriyle adından söz ettiren bir yazarıdır. Şehirleri Süsleyen Yolcu adlı kitabından başlayıp günümüze uzanan çizgide özgün çalışmalarıyla her zaman dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştır. Çok zamanlı bir öykünün kapısını aralayan yazar, okuyucuyu içine çeken bir zaman makinesi gibi zamanlardan ve devirlerden geçerek okuyucunun zihninde bir film şeridi oluşturmayı başarıyor. Yakaza’yı okuyup da yaşananların düş mü gerçek mi olduğunu kavramaya çalışırken, Kuş Uykusu’nda uç noktaları sürprizlere açık bir hikâyenin içinde kendinizi bulabiliyorsunuz.

Yorulmak bilmeden üretiyor

Uzun bir dönem öykülerini okuduğumuz Yalsızuçanlar’ın aslında çok geniş bir dünyaya açılan penceresinin olduğunu daha sonraki yıllarda ardı ardına çıkardığı kitapların çeşitliliğinden anlamak mümkündür. İsmin hizasına büyük harflerle yazılacak o kadar kaynağı vardır ki, hangisine tutunsak bizi gizemli bir dünyaya götürebilir. Said Nursi, İbni Arabi, Doğu edebiyatı, hikmetli hikâyeler, Tarkovsky, Ayşe Şasa, rüya sineması, Dede Korkut ve daha niceleri…Sadık Yalsızuçanlar, Korku ve Ümid ve Aşk

Sadık Yalsızuçanlar, senede birçok kitaba imza atarak, birbirinden farklı türlerde çalışmalar vücuda getirerek, programlar, söyleşiler düzenleyerek uzun soluklu yürüyüşüne devam ediyor. Kitaplarının sayısını tahmin etmek güç. Gerek münferit çalışmalarla, gerekse müşterek projelerin içinde yer alarak “Yeni çıkanlar” listesinden eksik olmamayı başarıyor. Okuma kültürünü geniş tutan bir okuyucu için Sadık Yalsızuçanlar’dan okuyacak bir şeyler bulmak mutlaka mümkündür. Gülistan’dan risalelere, Mevlana’dan Muhsin Yazıcıoğlu’na o kadar geniş bir yelpazeye sahiptir onun eserleri.

Özellikle doğu edebiyatına hayranlığı onun bu edebiyata ağırlık vermesinden de anlaşılabilir. Birçok değerli eserin günümüze uyarlanmasında, gençlere ulaşmasında gösterdiği çabanın sonucu olan çalışmaları bunun bir göstergesidir.

Sinema ve kutsallık üzerine çalışmaları, rüya sinemasının gizemli dünyasına yaptığı yolculuklar, onun sinemaya verdiği değerin ürün olan çalışmalarıdır. Tarkovsky isminin duyulmasında, filmlerinin dikkat çekmesinde en önemli isimlerden biri de Yalsızuçanlar’dır.

Korku ve Ümit ve Aşk onu özetliyor

Sadık Yalsızuçanlar’ın yazdığı sayısız kitaba karşın 1996 yılında çıkardığı ve deneme- eleştirilerinin yer aldığı Korku ve Ümit ve Aşk kitabı, onu tanımak için okunacak bir rehber kitap sayılabilir. Hayata, kitaplara, şairlere, televizyona, sinemaya, felsefeye, kısacası onu ilgilendiren her şeye bakışını ortaya koyduğu bu kitapta yazar aslında kendisinin bir portresini de sunmakta.

Sadık Yalsızuçanlar, Korku ve Ümid ve AşkAkçağ Yayınları'nın bastığı bu kitapta yer alan “Tenkit ve Teyakkuz” adlı bir yazı vardır ki, yayınlandığı dönemde oldukça ses getirmiş, güncel meselelerden tutun da cemaatlere kadar birçok konuda çarpıcı ifadelere yer veren yazarın, özellikle Nur cemaati ile ilgili yazdığı kaynak niteliğinde bilgileriyle de dikkatleri üzerine çekmişti. Eleştirel bir üslubun hakim olduğu bu bölümde yazar cemaat içindeki işleyişi ve bu işleyişte gözlemlediği bazı aksaklıkları da kendi bakış açısını da katarak anlatıyor.

Bu yazının bu denli dikkate değer olmasının en önemli sebebi, cemaat geleneğinde eleştiri konusunun pek fazla gündemde olmadığının ifade edilmesidir. Sadık Yalsızuçanlar, bu noktada özgün tavrını ortaya koyuyor ve cemaati incitmeden eleştiriyor.

Dost sohbetleri, değer verdiği arkadaşları, şairler ve şiirler Korku ve Ümit ve Aşk’ın sayfaları arasındaki notlardan birkaçı.

Televizyonun insanları esir alması ve biraz özgürlük için televizyondan uzak durmak gerektiğinden 90’lı yıllarda bahseden yazar, bugün içine düştüğümüz girdaba o zamanlardan işaret ediyor. Televizyonun esaretinden kurtulmak, vehim ve hayal dünyasından kurtulmak için televizyondan uzak durmak gerektiği noktasında tespitlerde bulunuyor.

Sadık Yalsızuçanlar, nefesi yettiğince durmak bilmeden “biraz ışık” olsun diye koşturmaya devam ediyor. Bugünlerde bir Niyazi Mısrî nefesi ile Anka’nın yoldaşlığında yeni yolcularını bekliyor. İçine düşeceğiniz rüyadan uyanmazsanız gizemli yolculuğunuz başlıyor demektir.

Mustafa Uçurum yazdı

Yayın Tarihi: 17 Ocak 2013 Perşembe 17:13 Güncelleme Tarihi: 27 Aralık 2018, 14:12
YORUM EKLE
YORUMLAR
F. Zehra
F. Zehra - 10 yıl Önce

İyi ki hatırlattınız bu güzel kitabın varlığını.. 2000'lerin henüz başında, S. Yalsızuçanlar'dan ilk okuduğum kitaptır.. Ve kitapları arasında en çok iz bırakanlardan.. Unutuluşa terk edilmişti, günyüzüne çıkardınız.. iyi ettiniz.. belki de unutulmuş kitaplar defteri yapmak lazım, bu sitede yahut başka bir mecrada... yeni çıkanları takip edelim derken, evvelki kıymetlileri çabucak unutuyoruz sanki..

Ali Mert
Ali Mert - 10 yıl Önce

Yenileri herkes görüyor. Doğru. Önemli olan zamanın içinde iz bırakanları bulup gün yüzüne çıkarmak. Mustafa Uçurum son zamanlarda yazdığı yazılarla bun çok güzel yapıyor. Teşekkürler.

Muharrem Büyüktürk
Muharrem Büyüktürk - 9 yıl Önce

Her kitabını her okuduğumda yeni bir şeyler bulmadan kapatmadım kapaklarını kitaplarının. Bir insan başka bir insanın dünyasında bu kadarmı kendisini bulur Allah'ım demekten alamadığım nice yazılarında nice geceler ağırladım. Kalemi tutan ellere sağlık...

banner19

banner36