Yalnız toprak kapatır yaraları

"Meşhur bir laf vardır: ‘Tarih tekerrür eder’ diye. Tekerrür eden tarih değil hatalardır oysa. Nesiller kendilerinden önce gelenlerin hatalarını bilseler de kendileri de düşerler aynı hatalara. İnsan nisyan ile malül ne de olsa. Hataları redd-i miras eden yok." Muhammed Emin Avcı yazdı.

Yalnız toprak kapatır yaraları

Sözlükte “kök, temel; birinin diğerinden devraldığı eski durum, bakiye” anlamlarındaki irs (virâse) kökünden türeyen mîrâs kelimesi, çok defa irs ile eş anlamlı olmak üzere “Bir şeyin bir kişi veya topluluktan diğerine geçmesi, başkasından kalan, tevarüs edilen şey” mânalarında kullanılır. Miras kelimesini duyduğumuzda bize bu çoğunlukla bir arsa, tarla yahut bir gayrimenkulü hatırlatır ilkin. Kalan değer menkul de olabilir. Banka hesabı, şirket hissesi hatta holding. Kimisine iktidar, kimisine taht kalır miras. Peki bu kadar mı? Tabi ki değil.

Mustafa Kutlu’nun Tirende bir Keman hikâyesinde, babadan oğula ondan da toruna bir saz miras kalıyor: Keman. Ve her defasında kemana bir yareni eşlik ediyor bu intikâlde: Kör talih. Kutlu öyküsünü şarkı şarkı örüyor. Hikâyenin İstanbul’dan Anadolu’ya taşmasıyla şarkılara türküler ekleniyor. Zamanla insanlar su gibi akıyor. Hikâye de öyle. Bir nefeste okuyacağınız bir Hikâye bu. O yüzden siz okuyun.  

Müzik bir çeşit büyüdür. Keman sesi ruhunuzu bir uçan halıya atıp sizi zamandan ve mekândan münezzeh diyarlara götürebilir. Ama bu sihir sahibini ondurmaz. Yarasına pansuman olur belki ama yarasını kapatmaz. Yaraları Kutlu’nun hikâyelerinde de tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi yalnız toprak kapatıyor. Gönül tutkal tutmuyor.

Meşhur bir laf vardır: ‘Tarih tekerrür eder’ diye. Tekerrür eden tarih değil hatalardır oysa. Nesiller kendilerinden önce gelenlerin hatalarını bilseler de kendileri de düşerler aynı hatalara. İnsan nisyan ile malül ne de olsa. Hataları redd-i miras eden yok.

“Şair oğlu şairim, redd-i miras hakkım yok,

Gider gittiği yere, yaydan fırlayan ok;

Bunu her menzile yazdım...”[1]

Kasas Suresi 60. ayet-i kerimede sorulur: “Hem size hangi bir şey verilmişse sırf dünya hayatının geçici metaı ve ziynetidir, Allah yanındaki ise hem daha hayırlı hem bekalıdır, artık akıl etmez misiniz?” Gerçekten ‘akıllı’ kaç kişi yaşar dünyada?

İnsan kendine ait ne varsa miras bırakır. Mal da olur bu miras, bir yemek tarifi de. Benim ayrımsadığım insan en yüklü duygularını miras bırakır. Çocuklar dolu heybelerle başlasınlar diye hayata. Miras bırakan da, bırakılan da bu işte hayır arar. Oysa;

“Çocuklar acıları paylaşmaz demiştim omuz silkerek

 acılardır paylaşan çocukları

 gün geldi paylaşıldı acılar

 çocuklar paylaşıldı”[2]

Muhammed Emin Avcı

Dipnot:


[1] Abdürrahim Karakoç ~ Sana Yazdım şiiri.

[2] İsmet Özel ~ Of Not Being a Jew şiiri.

Yayın Tarihi: 23 Mayıs 2021 Pazar 17:30 Güncelleme Tarihi: 18 Haziran 2021, 14:46
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ayşe Doruk
Ayşe Doruk - 4 hafta Önce

Kaleminize sağlık.

banner26