Yakın Dönem Türk Siyasi Hayatına Dair Notlar: Bir Devrin Hafızası

Edebi ve kültürel çevre bakımından eksik bulsak da Rasim Cinisli, 'Bir Devrin Hafızası' adlı eserinde kendi yaşadıklarından hatırladıklarını kayda geçirmekle siyasi tarihimize büyük bir hizmette bulunmuştur. Kâmil Yeşil yazdı.

Yakın Dönem Türk Siyasi Hayatına Dair Notlar: Bir Devrin Hafızası

Hatırat kitapları milletin hafızasıdır. Yaşayanlar yaşadıklarını kayda geçirmezse kendileri ile mezara yani meçhule götürürler bilgi, düşünce, duygu ve tecrübelerini. Artık o bilgiye ulaşmanın imkanı yoktur. Aynı görevlerde, mekanlarda ve zamanlarda bulunan kişiler bile o bilgiye ulaşamaz. Çünkü tecrübe ferdîdir, kişiye özgüdür.

Nice siyaset adamı hatıratını yazmadan gitti. Bu bir imkansızlıktan değil bir tercihten doğmuştur. Eskiler ketum insanlardı. Her şeyi her yerde söylemezlerdi. Özellikle devlet hizmetinde bulunmuş kişiler devlet sırrı denilen nice bilgiyi ya hiç paylaşmadı ya ucundan biraz gösterdi.

Mesela Demirel, Ecevit, Türkeş, Erbakan Hoca böyle kişilerdir. Yani yaşadıklarını kendileri ile mezara götüren, tecrübelerinden çok az tattıran siyasilerdir. Onlardan bir gömlek sonra gelenler bu hususta daha duyarlı çıktı. Çünkü onlar tarihin saklandığını duydu. Kırık dökük bilgilerle hakikate kendileri ulaşmaya çalıştı. Hatırat kırıntıları idi buldukları. Yine de epeyce işe yaradı.

Siyaset adamı Rasim Cinisli de bu kişilere dahildir. Yakın tarihin üstündeki belirsizlik içinde büyüyen kendi neslinden farklı olarak, sonradan gelenlere kolaylık olsun diye hatıralarını yazdı.

Bir Devrin Hafızası adını verdiği hatıralarında Cinisli, çocukluğundan itibaren ailesinin, babasının çevresini anlatarak başlıyor hatıralarına. Rasim Bey, Erzurumlu yani dadaş. Ayırt edici özelliği milliyetçi, muhafazakâr oluşu. Siyasi hayatı da bu özellikte olan partilerde geçiyor.

Etkili, dürüst, dobra, mücadeleci bir portre

Bir Devrin Hafızası’nda yazarın çocukluğundan itibaren son dönem siyasi hayatına kadar yüzlerce anekdot var. Hatıratında ayrıntılı olarak anlatsa da tadımlık olarak söyleyelim ki Rasim Cinisli bir şehidin torunu. Çünkü dedesi Kırbaşzade Fevzi Bey bir şapka kurbanı. Şapkaya isyan ediyor diye Bohçacı Şöhret Kadın’ın şehit edildiği olaylar silsilesinde Fevzi Bey de tutuklanıyor ve Vali Zühtü ve Tatar Hasan Paşa’nın emriyle kurşunlanarak şehit ediliyor. Böyle adaletsizliği öğrenen bir kişi öncelikle adalet peşine düşer. Rasim Cinisli de hukuk tahsili yapmak için İstanbul’a geliyor. Talebelik yıllarında Milliyetçiler Derneği’ne gidip gelmeye başlıyor. Talebe hareketleri Komünizmle Mücadele Derneği ve Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) bu dönemde Cinisli’nin gidip geldiği diğer kuruluşlar. Okumayı, konuşmayı seven, etkili, dürüst, dobra, mücadeleci bir portre ile tanışıyoruz bu sayfalarda. Bu mücadeleci kişilik solcuların elindeki MTTB’nin milliyetçi gençlerin eline geçmesine vesile oluyor.

Arkadaşları arasında Nevzat Kösoğlu, Mehmet Niyazi Özdemir, İsmail Kahraman gibi şahsiyetler vardır. Ötüken Yayınları’nın kurucuları arasında olan Cinisli, Peyami Safa’nın eserlerini yayımlamak için Safa’nın eşinden imza almasına rağmen daha önce başka bir yayınevi ile anlaşma imzalandığı için kitapları basamaz. Necip Fazıl’ın Reis Bey’ini basarak girerler yayın hayatına.

Cinisli’nin Mehmet Âkif Ersoy’un oğlu Emin Ersoy’a gösterdiği ilgi ve yardım

27 Mayıs 1960 darbesi, 12 Mart darbesi, darbe sonrası siyasi hayat konusunda hayli ayrıntılara giren Cinisli ne yazık ki bu görüşmeler hakkında okuyucuya gerekli genişlikte bilgi vermiyor. Halbuki Necip Fazıl, MTTB’ye konferans için gelen zamanın üniversite hocaları, Fethi Gemuhluoğlu, Ali Nihat Tarlan, Banarlı, Faruk Nafiz Çamlıbel ve diğerleri ile ilgili anlatacağı nice anekdot sadece kişisel olanı değil edebi ve kültürel nice olaya da hizmet edeceğinden ilgili yerlerde ayrıntıya girilse çok iyi olurdu. Doğrusu bir edebiyatçı olarak en çok merak ettiğim bu hususta doyurucu bulmadım eseri. Cinisli siyaset adamı olduğu için ağırlıklı olarak siyasi hizmetleri, mücadeleleri üzerine kurmuş eserini.

Yine de bu eser vesilesi ile öğrendiğimiz birkaç önemli olayı hatırlatmanın yeridir. Bunlardan biri, Cinisli’nin MTTB Başkanı olduğu dönemde İslam şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’un oğlu Emin Ersoy’a gösterdiği ilgi ve yardımdır. Şöyle diyor Cinisli: Tercüman gazetesi, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un oğlu Mehmet Emin Bey'in bir gecekonduda fakr-u zaruret içinde yaşadığını haber yapmıştı. Haberi hazırlayan Kenan Akın ve bir arkadaşla beraber ziyaretine gittik. Emin Bey perişandı. Onu alıp MTTB'ne getirdik ve kendisine spor salonu soyunma odalarından birisi­ni tahsis ettik. Müstahdemlerden Mustafa Amca'ya hizmetinde bu­lunmasını tembihledik. Biz kendi aramızda harçlıklarımızı toplayarak elbise, yatak, yorgan alıp gün­lük ihtiyaçlarını karşılayacak düzeni oluşturduk. Böylece Mehmet Emin Bey, ben MTTB'den ayrılana kadar misafirimiz oldu.

Emin Bey, ben askerdeyken adresimi nereden bulduysa bir mektup yazmıştı. Benden sonra MTTB'den kovulduğunu, perişanlık içinde olduğunu ve beni çok özlediğini ifade ediyordu. Maalesef birkaç ay sonra da Tophane'de bir kış günü, açık bir kamyonun karoserinde donmuş olarak bulundu.”

Cinisli bu satırları naklederek aynı zamanda kendinden sonra gelen İsmail Kahraman döneminde Emin Ersoy’un MTTB’nden kovulduğunu söylemiş oluyor ki bu ayrıca üzerinde durulması gereken bir konudur. Günümüzün TBMM Başkanı İsmail Kahraman acaba bu konuda bir bilgi sahibi mi? Öğrenmek isterdik.

Osmanoğulları’nın memlekete dönüşünü sağlayan kişi 

Diğer önemli bir husus MTTB’ni solcuların elinden alan ekibin en önemli aktörü olarak Cinisli’nin paylaştığı skandal bir bilgidir. Rasim Bey’in verdiği bilgiye göre SSCB’den (yeni yönetimin fikri tutumundan haberdar olmasalar gerek) MTTB’nin hesabına üç defa para yatırılmıştır. Bu, komünizmin finans kaynaklarından biri idi o zamanlar. Devlet, araştıralım demiş fakat üzerine gitmemiş. Bu hususun kayda geçirilmesini önemli buluyoruz.

Üçüncü ve en önemlisini de kayda geçirelim. Osmanoğulları’na iade-i itibar için çıkarılan kanunun hazırlanmasındaki en büyük mesai ve emek Rasim Cinisli’ye ait. Denilebilir ki Osmanoğulları’nın memlekete dönüşünü sağlayan kişi Cinisli’dir.

1979 ve 1980’de MTTB’nin en son genel kuruluna katılmak için İstanbul’a gittiğimizde ikamet ettiğimiz Rüstempaşa Yurdu’nun yine Cinisli’nin teşebbüsü ile açılması, Milli Gençlik dergisi gibi yayınların çıkması Cinisli’nin kaydedilmesi gereken diğer hizmetlerinden. Ne demek istiyoruz? Cinisli aynı zamanda benim sabık başkanım. MTTB başkanımız yani.

MTTB çizgisi Türkiye’nin esaslı çizgilerinden biridir

Hatıralardan bir kez daha anlıyoruz ki MTTB çizgisi Türkiye’nin esaslı çizgilerinden biridir. Ne yazık ki bu çizgi 80’den sonra önce sükuta gark olmuş, sonra da aktüel siyasetin etkisine/etkisizleştirmesine terk edilmiştir.

Hatırattan, mücadeleci bir kişiliği olan Cinisli’nin AP’den ayrılış süreci, DP’ye geçişi, oradan da istifa edişi, Başgil’in Cumhurbaşkalığı adaylığı, DYP İstanbul İl Başkanlığı, Özal’ın ANAP’a daveti, Menderesler’in dramı, Aydın Menderes ile siyasi yolculuğu, Menderes’ten ayrılışı, Birlik Vakfı’nın kuruluş sürecinde İsmail Kahraman ile arasında geçenler gibi birçok konuda yakın tarihle ilgili hatıralarını öğreniyoruz ki bu ayrıntılar siyasi tarih için çok önemli.

Dediğimiz gibi edebi ve kültürel çevre bakımından eksik bulsak da Cinisli kendi yaşadıklarından hatırladıklarını kayda geçirmekle siyasi tarihimize büyük bir hizmette bulunmuştur. Bin Devrin Hafızası bu bakımdan 2017’nin en önemli yayınlarından kabul edilmelidir.

Rasim Cinisli, Bir Devrin Hafızası, Doğan Kitap Yayınları

Kâmil Yeşil

Güncelleme Tarihi: 28 Şubat 2020, 10:48
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26