Umberto Eco kitaptan kaçış yok diyor

Afrika’daki Timbuktu Kütüphanesi’nden Avustralya’daki Aborjinlerin eserlerine, Roma kütüphanelerinden Çin’e kadar dünyanın pek çok yerini ve kütüphanelerini gezen Umberto Eco, “Kitap ölmeyecek” diyenlerden. Hayrettin Durmuş yazdı.

Umberto Eco kitaptan kaçış yok diyor

Umberto Eco’nun  Jean Claude Carrière ile “Dereden tepeden” konuşurken ortaya çıkan nehir söyleşisi Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın[1] adıyla yayınlandı. Kitap bizi papirüsten elektronik dosyalara kadar kitabın beş bin yıllık tarihinde zevkli bir yolculuğa çıkarıyor.

Kitapların hiçbir zaman ölmeyeceğini, yakarak ya da yasaklayarak yok edilemediğini, kıymetli kitapların kalın ve ciltlenmiş olanlardan değil[2] bazen küçük ebatlarda da olabileceğini, hatta en değerli kitapların James Joyce gibi bir yazarın renkli kalemlerle altını çizerek sayfa kenarına notlar yazarak bize bıraktığı kitaplar olduğunu, bütün yayınlanan kitapların aslında bir post-incunabula kabul edilmesi gerektiğini, bazı kitapların illa bize ulaşmak için çırpındığını, kendini göstermek için kılıktan kılığa girdiğini, yayıncıların kitaba bakışını, Prosut’un, Flaubert’in, Herman Merville’nin, George Orwel’in kitaplarını bastırmak istedikleri yayıncıların akıl almaz davranışlarını (Hayvan Çiftliği kitabı için başvurduğu yayıncının “Amerika’da hayvanlarla ilgili bir hikâye satmaz” demesi gibi… Türk edebiyatında ismi belirginleşen pek çok ünlü yazarın ilk kitaplarını nasıl bastırdıkları ve beklenen ilgiyi görmediği için koli koli kitapların nasıl ellerinde kaldığını hatıralarından anlıyoruz.), bazı kitapların başından sonuna kadar hiçbir zaman okunmadığını, her birimizin çocukken kitapla tanışmasının ayrı bir macerasının bulunduğunu, okumadığımız bütün kitapların durumunu, insan öldükten sonra kütüphanesinin ne olacağını, kitaplarının başına neler geleceğini, yazarların çocuklarının genellikle yazarın mirasına sahip çıkmadığını birbirinden güzel örneklerle anlatıyor ve bize kendi düşünce dünyasında heyecanlı bir yolculuk yaptırıyor.

Önümüzdeki yıllarda kitap ölecek mi acaba? Umberto Eco “Kitap ölmeyecek” diyenlerden.  Bir roman okumak için iki saat bilgisayarın başında oturan bir kimsenin gözlerinin tenis topu gibi olduğunu ve bilgisayar kullanımının elektriğe bağlı olduğunu vurguladıktan sonra “Kitap, ya okumanın maddi ortamı olarak kalacak ya da kitabın, matbaanın icadından önce bile, hep olageldiği şeye benzeyecek bir şey çıkacaktır ortaya.”[3] diyor. Ayrıca dijital teknolojinin tehlikelerine dikkatimizi çekiyor: “Dünyanın bütün kitaplarını, bütün dijital veri depolama ortamlarını, bütün arşivlerini muhafaza edebiliriz, fakat bu muazzam kültürü muhafaza etmek için seçtiğimiz bütün dilleri bir anda çevrilemez hale getiren uygarlık krizi olursa, o zaman bu miras geri dönüşü olmayan bir şekilde kaybolur.”[4] Aklımıza hemen Fransız düşünür Georges Duhamel’in sorusu geliyor:  “Bir gün yepyeni bir hastalık anî olarak kâğıtlara saldırır, bütün kütüphaneleri toz haline getirirse dünyamızın hali ne olur?”[5] Soru bu. Bir şeyin değeri daha çok kaybedildiği zaman anlaşılır nedense.

Portekiz kütüphanesindeki ilginç yöntem

Afrika’daki Timbuktu Kütüphanesi’nden Avustralya’daki Aborjinlerin eserlerine, Roma kütüphanelerinden Çin’e kadar dünyanın pek çok yerini ve kütüphanelerini gezen Umberto Eco Batılı bir çiftçinin tarlasını soldan sağa, Mısırlı bir çiftçinin ise sağdan sola sürdüğünü hatta Nazilerin bir çiftçinin Yahudi olup olmadığını bu yöntemle tespit ettiğini anlattıktan sonra Portekiz’deki bir kütüphanede gördüğü ilginç ve eğlenceli bir hatırasını şöyle anlatıyor: “Portekiz’deki Coimbra Kütüphanesi’ne gittim. Masalar keçeli bir kumaşla kaplıydı. Bu koruma önleminin sebeplerini sordum. Kitapları yarasaların dışkılarından korumak için dediler. Niye yok etmiyorlardı peki? Kitaplara saldıran kurtları yiyorlardı da ondan.”[6]

Bağdat kütüphanesinin başına gelenler

Umberto Eco Bağdat Kütüphanesi’nin başına gelenleri anlatırken şunları söylüyor: “Kitap Kıyımının Evrensel Tarihi adlı çalışmasında Fernando Báez, Bağdat Kütüphanesi’nin yıkılmasından söz eder, bunun tarihi de 2003’tür. Kaldı ki, Bağdat’ta bir kütüphanenin yıkılmak istenmesi ilk defa olmuyor. Daha önce de Moğollar bunu yapmaya uğraştılar. Defalarca istila edilmiş, defalarca yağmalanmış topraklar oralar, buna rağmen o topraklarda küçük filizler yeniden yeşermiştir sonunda. X., XI. ve XII. yüzyıllarda, en parlak uygarlık kesinlikle Müslüman uygarlığıydı. Ne var ki, iki yandan birden saldırıya uğradı. Bir yanda Hıristiyan Haçlı Seferleri, öbür yanda XIII. yüzyılda Bağdat’ı alan ve şehri yerle bir eden Moğollar… fakat Hıristiyanlar da onlardan daha saygılı davranmadı. Báez, Hıristiyanların kutsal topraklarda kaldıkları süre zarfında üç milyona yakın kitabı imha ettiklerini anlatır. Gerçekten de Kudüs, Haçlılar şehre girdikten sonra tamamen yıkılmış.”[7]

Bütün kitapları okumak mümkün mü?

Dünyadaki bütün kitapları okumaya bir insanın ömrü yetmez. 10 yaşında okumaya başlayan bir kimse her hafta bir kitap okusa 60 yaşına geldiği zaman 2600 kitap okumuş olacaktır. Bu da çoğu kez mümkün değildir. Öyleyse ne yapmak gerekir?

Bütün kültürleri karakteristik gruplar halinde sınıflandırmak mümkündür. Farklı kültür ürünlerinin yoğunlaştığı konular da aslında sınırlıdır. Özellikle sosyoloji, ahlâk, tarih, ekonomi, politika ve felsefe ile ilgili çalışmalar daima gölgesinde barındıkları büyük fikir hareketlerinin tekrarından ibarettir. Dolayısıyla her kültürün köşe taşı niteliğindeki kitaplarını okumak işimizi kolaylaştıracaktır.

Kitaptan kaçış yok. Bu dünyada olmasa da öteki dünyada herkes kendi kitabını okuyacak. Siz ne dersiniz?

Hayrettin Durmuş

 

[1] Umberto Eco ve J. Claude Carriere. Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın, Can, 2016 (5.baskı)

    İst. (258 s.)

[2] Cemil Meriç, Jurnal, İletişim Yayınları, “Kitabı cildine, insanı kürküne göre değerlendirenlerin çocuk”    olduğunu söyler.

[3] a.g.e. s.16

[4] a.g.e. s.197

[5] M. Orhan Okay, Kâğıt Medeniyeti, Dergâh Yayınları 2013. İst. (182 s.) s.28

[6] Kitaplardan Kurtulabileceğini Sanmayın. s. 238

[7] a.g.e. s.203

banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13