Uğur Dündar ne zaman yargılanacak?

Nuraydın Arikan ve kitabı '28 Şubat Sürecinde Medya' kitabı için Uğur Dündar neler söylemiş meğer..

Uğur Dündar ne zaman yargılanacak?

28 Şubat darbesi, yakın tarihin en karanlık sürecidir. TSK, STK, 4. Kuvvet (Medya), siyasi muhalefet (Ana-Sol-M) gibi çoklu bir ortaklığın kararttığı günlerin adı olan 28 Şubat, nihayet geçtiğimiz aylarda hukukla yüzleşmeye başladı.

Bu yüzleşme aşamasında, 28 Şubat’ın çeşitli yönleriyle ele alınıp anlatılması oldukça önemlidir. Bu önemi birkaç hususa dayandırabiliriz: Kitlelerin benzeri süreçlere karşı daima teyakkuz halinde olması, sürmekte olan yargı sürecine katkı sağlamak, demokrasinin yerleşmesi bunlar arasında sayılabilir.

Mahkemenin 28 Şubat zulüm sürecini yargılamak için harekete geçmesi kuşkusuz memleketin hayrına bir şey. Yapılan operasyonlarla ve açılan soruşturmayla belirli bir mesafenin alındığı söylenebilir. Fakat…28 Şubat Sürecinde Medya, Nuraydın Arikan

Soruşturmanın medya ayağı nerede?

Belirli bir mesafeden söz etsek de, soruşturma sürecinin bir takım aksaklık ve eksiklikler içerdiğini düşünmemek elde değil. 28 Şubat mağduru kitleleri rahatsız eden bir durum bu. Zira soruşturmanın, özellikle süreçte etkin rol oynayan medyaya dokunmaması vicdanları yaralayacak cinsten... Nitekim 28 Şubat’la ilgili ilk operasyonlar başladığında, ajanslar ilk gözaltına alınan kişiler arasında bir medya patronunun adını geçirmişti. Bu haber doğru çıkmasa da, Doğan Medyası’nın 28 Şubat’ta kötü karakter olarak yer almış olması zihinlerden kolay silinecek cinsten değil…

28 Şubat medyasının bir başka kahramanı

28 Şubat bağlamında medyayı ve medyatik kişileri temsil eden bir başka kahraman Uğur Dündar’dır. Dündar, 28 Şubat’ın öncü bir aktörüdür ve bu aktörlüğünü eksiksiz bir şekilde sergilemek için “Arena” adlı programını kullanmıştır.

O günleri yaşayanların hayatında ölümcül izler bırakan Uğur Dündar’ın bu kötü aktörlüğü artık sadece zihinlerde yer etmeyecek. Bugünün insanına ve gelecek kuşaklara bu memlekette bir zamanlar bir Uğur Dündar vakası yaşandı diyebileceğimiz bir kitap yazıldı çünkü.

Kitabın adı: 28 Şubat Sürecinde Medya

“Arena Programı ve Medyanın Siyasal Sürece Etkileri” alt başlığını taşıyan 28 Şubat Sürecinde Medya adlı kitabın yazarı Nuraydın Arikan. Okur Kitaplığı Yayınları’nca basılan kitabın yazarı içerden birisi. Arikan, 1996-2000 yılları arasında Kanal D’de yayımlanan “Arena” programının yapım yardımcısı ve muhabirliğini yapmış. Yani bizzat 28 Şubat süreci boyunca anti-demokratik yayınlar yapan bir televizyonun ve “Arena” programının içinde bulunmuş, Uğur Dündar’la bir arada çalışmış.

Nuraydın Arikan, bu göreviyle ilgili olarak kitabın önsözünde şöyle demiş: “Keyif aldığım, bana çok katkıda bulunan ama, bir kısmını bu kitapta okuyacağınız nedenlerden ötürü, çok fazla da sorguladığım bir dönem oldu yaşadığım bu 4 sene.”

Kitleleri yanıltmak onların işi

Arikan, bu kitabı akademik bir süreç icabı hazırlamış: Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nde yüksek lisans tezi olarak… Dolayısıyla, ne eski iş arkadaşlarına yönelik bir 'ard niyet', ne de akademik camianın kurallarını ihlal edici bir nitelik var eserde. Tamamen kaynaklara dayalı bir çalışma, tümüyle objektif bir eser...

344 sayfalık bu kitabın "Gerçeklerin Er Meydanında Haber ve Propaganda" başlıklı ‘Giriş'inde yazar, 'ideolojik' ve 'ticarî' çıkarlara dayalı olarak kitleleri yanıltan 'haber' programları üzerinde duruyor. Bu bölümü okurken, her iki çıkar ilişkisinin 28 Şubat darbe süreci içinde etkin olduğunu fark etmemeniz mümkün değil.

Eserin hazırlık bölümü olarak görebileceğimiz birinci bölümünde haber kavramı, haberciliğin gelişimi, televizyon haberciliği ve bunlara bağlı olarak ideoloji, propaganda, enformasyon, hegemonya, gerçeklik, objektiflik, haber ve haber dili, haberde içerik, haberciliğin ilkeleri vb. gibi haber literatürüne ait hususlar ele alınmaktadır.

Eserin ana gövdesini ikinci, üçüncü ve dördüncü bölümler oluşturuyor. İkinci bölümde medyanın tavrı da dikkatlere sunularak dönemin 'sembol olayları' ele alınıyor. Dönemle ilgili olarak yıllar sonra ortaya çıkan bazı bilgi ve belgeler paylaşılıyor. Dönemin siyasi ortamı, bazı askerlerin disiplinsiz tutumları, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, yüksek öğretimle ilgili kurumlar gibi brifinge tabi tutulmuş 28 Şubat Sürecinde Medya, Nuraydın Arikanyapıların yaklaşımları, sözde STK'ların demokrasi karşıtı eylem yöntemleri, MGK toplantısı, BÇG, EMASYA Protokolü, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi, öte tarafta dönemin sivil siyasi yönetimi olarak Refah-Yol iktidarının çabaları ve bütün bunlarla iç içe medyanın takındığı tavır, tamamı bu bölümde dikkatlere sunuluyor.

Özel bölümde neler var neler…

“Arena ve Uğur Dündar” başlıklı bölüm bu ikisinin oluşum ve gelişim sürecini açıklıyor. Özellikle Uğur Dündar'ın biyografisiyle ilgili geniş araştırmaların ilgi çekici olduğunu söyleyelim. Bu bölümün devamı olarak görebileceğiniz "28 Şubat Arenası" başlıklı dördüncü bölümde Uğur Dündar'ın süreç içinde yaptığı “Arena” programları tek tek ele alınıp inceleniyor. 3 Ekim 1996 - 12 Haziran 1997 tarihlerini kapsayan yayın dönemine ait toplam 30 programın ve aynı tarihlerde anti-demokratik yayınlar yapan Hürriyet gazetesinde yazdığı bir dizi köşe yazısının ayrıntılı bir şekilde ele alındığı bu bölümde birbirinden ilginç (hatta ilgilisinin foyasını ortaya çıkaran yüz kızartıcı) ayrıntılar bulunuyor.

28 Şubat Sürecinde Medya, ayrıntılı bir kaynakça ve MGK toplantı tutanakları, Arena programı yayın kadrosu, vb. "Ekler"le sona ermektedir.

Kitaptaki iddialara Uğur Dündar nasıl cevap verdi?

Yaptığı program ve yazdığı yazılar bir kitaba konu olan, bu bağlamda bir dönemin olumsuz bir yansıması olarak kayıtlara düşülen Uğur Dündar’ın da kitaptan hayli rahatsız olduğu haberleri geliyor. Uğur Dündar’ın, 28 Şubat Sürecinde Medya kitabından ve kitabın yazarı Nuraydın Arikan’dan rahatsızlığı kendi yazdığı İyi Uykular Sayın Seyirciler adlı kitabında apaçık yansıdı.

Uğur Dündar, sözkonusu kitabında Nuraydın Arikan’ı “sessiz”, “içine kapanık”, “yetenekli ve gelecek vadeden biri olmayan”, “zaman zaman arkadaşlarıyla sorunlar yaşayan”, “güvenilecek biri değil”, “nankör”, “dikiş tutturamayan”, “teşekkür bile etmeyen”, “özel görevli gazeteci”, “tetikçi”, “muhbir” gibi olumsuz sıfatlarla anıyor, hakaretler ediyor. Bu arada muhatabına “hodri meydan” diyerek meydan okuyan Uğur Dündar, 28 Şubat süreci içinde yaptıklarının daima arkasında olduğunu da belirtiyor.

Uğur Dündar komisyona kendisi hakkında bilgi versin

Mezkur kitabında beş sayfalık bir bölüm ayırdığı halde 28 Şubat Sürecinde Medya kitabını ve kitabın yazarı Nuraydın Arikan’ı ismen anmayan Uğur Dündar, söz konusu zulüm süreciyle ilgili olarak kendisini ne kadar aklamaya çalışırsa çalışsın boşuna... Çünkü onun belirli bir savunma psikolojisi içinde takındığı tepkisel tutum, o dönemi yaşayanlarca gülünç bulunuyor. Bir de, bütün ayrıntıları görünür kılan kapı gibi belgesel bir kitap var karşısında: Nuraydın Arikan’ın yazdığı, Okur Kitaplığı’nın yayımladığı 28 Şubat Sürecinde Medya

Şu halde, Uğur Dündar’a düşen şu olsa gerek: Tam da zamanı, 12 Eylül, Ergenekon, Balyoz, 28 Şubat gibi darbe süreçlerinin yargılandığı şu günlerde, gönüllü olarak TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu’na, hatta ilgili mahkemelere gidip kendisiyle ilgili bilgiler vermek…

Cevat Akanat araştırdı

Güncelleme Tarihi: 02 Ocak 2019, 14:29
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
ÖKKEŞ KUL
ÖKKEŞ KUL - 7 yıl Önce

bu uğur dündar denilen adam 28 şubatın en menfur tiplerinden biridir.bir imama kurduğu komplo sonunda onun kendini öldürmesine sebep oldu.o tarihte yaptığı programlarla ilgili medyada çıkan haberlerde yaptığı programları parayla tuttuğu figüranlara oynattığı yazılıp söylenmişti.allah şerrinden muhafaza buyursun.

banner19

banner13