Üçüncü şahsın hikâyesi 'Aramızda'

‘Aramızda’ kitabı, yazının Mihriban İnan Karatepe’de öykü şeklinde yansımasının bir sonucu..

Üçüncü şahsın hikâyesi 'Aramızda'

Yazıyı yazgı bellemek, ateşle oynamak gibidir çoğu zaman. Bazı metinlerden yanık kokusu gelir okura ya da okur kendinden katar bir tutam kor metne. Bu metnin adı şiir, hikâye, roman olur. Zaman adlı değirmen kimini geleceğe öğütür, kimini şimdiki zamana. Mihriban İnan Karatepe de yazının bu yazgısına dair ateş tecrübelerinden geleceğe taşınacağını umduğumuz “öykü” türünde değerli metinler ortaya koyan bir yazar.

1992’den beri hikâye yazan Karatepe, bu yolculuğunu üçüncü kitabı Aramızda ile sürdürüyor.  İlk kitabı Kadife Durağı 2001 yılında Yedi İklim Yayınları’ndan, ikinci kitabı Hacıyatmaz Hece Yayınları’ndan çıktı. Okurları bilir, biz gene de hatırlatalım: Yazarın ikinci kitabı Hacıyatmaz, Türkiye Yazarlar Birliği tarafından yılın öykü kitabı seçilmişti. Yazarın üçüncü kitabı Aramızda da Hece Yayınları’ndan çıktı.

Aramızda da yer alan öyküler her haliyle hanımeli değmiş öykülerMihriban İnan Karatepe

Her yazardan, ortaya koyduğu eserle, eserin yer aldığı türü yeniden tanımlatacak hatta yeni türler ortaya koyacak “anarşistlik” beklemek haksızlık olur. Ömer Lekesiz ve Osman Bayraktar’ın arka kapakta alıntılanan yazılarında belirttikleri gibi Karatepe’nin öyküsü, sürprizi, gizemi olmayan, açık ve modern bir kanalda ilerleyen öyküler. Yine ortak vurgu bu öykülerin plastik bir gerçeklik barındırdığı…

Aramızda da yer alan öyküler her haliyle hanımeli değmiş öyküler. “Aramızda”, “Loş ve Ayna” hikâyelerinde üçüncü şahıs olmuş bir kadının acılarını, kadınca bir bakışla ortaya koymuş yazar. Edebiyatta genelde erkek anlatıcıdan alışık olduğumuz bu bakış, öykülere yeni bir haz katmış. Kadınca kıskanma, yenilmiş –belki de- yenilenmiş bir hayatın kıyıya vuran hüznü, çocuk ve ev eksikliği genzi yakarak geçiyor öykünün arka planında.

Hikâyelerinde Müslüman duyarlılığı olan bir bakışın yansımaları var

Kadın bir yazar vurgusu tek başına haksız bir tanımlama olacaktır. Zira bu metinler Müslüman duyarlılığı olan bir bakışın yansımalarını da barındırıyor içinde. “Köpek Uçmak İstemiş”te kamusal alanda(!) başörtülü bir kadının durumunu neredeyse birilerinin(!) suratına çarparak anlatmış. “Bandırma Vapuru”nda ise bir çocuğun gözünden sistemle ironik bir hesaplaşma içinde. “Beyaz Güvercin”de de, keza, bu haylaz ironinin naniklerini görürsünüz ama güvercin kanadına takılmış umudu atlamadan.

“Boşluk” öyküsünden başlayıp “İstihare”ye kadar olan bölümü okuduğunuzda yazarın içinde kadın kahramanlar biriktirdiğini düşünürsünüz. Bu kadınlar bazen bir köyde aile içi bağın ilmeği, bazen Filistin’de yakın bir arkadaştır. İçimizdeki ağlama sesini anlatan “İçeriden Ağlama Sesi Geliyor” öyküsüne gelince, yukarıda bahsedilen ‘hep kadın kahramanlar’ düşüncesi yerini ‘içinde her kahramanın olabildiği öyküler’ düşüncesine bırakır.

Yazmak herkesin yazgısı değildir elbet, yazmayı yazgı belleyenlerin yanmayla, yangınla tecrübeleri devam edecek sanırım. Aramızda, yazının Mihriban İnan Karatepe’de öykü olarak yansımasının bir sonucu. Okunası öyküler geçiyor “Aramızda”.

İbrahim Eyibilir yazdı

Güncelleme Tarihi: 03 Ocak 2019, 09:38
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13