banner17

Üç harf, beş nokta: Aşk

Asuman Güzelce'nin şiir tadında hikâyelerinin bulunduğu Sütun Yayınlarından çıkan Elini Kalbime Koy'u ele aldık..

Üç harf, beş nokta: Aşk

Elini Kalbime Koy, Asuman GüzelceÜç Harf Beş Nokta (aşk) isimli hikâye ile başlayan Asuman Güzelce imzalı “Elini Kalbime Koy” için ilk elden söylenebilecek şeylerden biri eserin lirik bir dile sahip olduğu. Bu dil, şiirle o kadar akraba ki insan yazarın aynı zamanda bir şair olduğu düşüncesine kapılıyor. Lirik dilinin yanında kitapta hemen dikkati çeken bir diğer husus, yazarın tekke, dergâh ve derviş hayatına yatkın bir dile ve -belki de- kişiliğe sahip oluşu.

Tekke hayatını konu alan hikâyelerde bahsi geçen mekânların ve bu mekânlar içinde yer alan unsurların tanımı, tarifi yazar tarafından o kadar detaylı ve incelikli bir şekilde anlatılıyor ki dergâhtan çıkmış bir dervişle karşı karşıya olduğunuz düşüncesine kapılıyorsunuz. Yazarın aynı zamanda bir hattat olduğunu öğrendikten sonra bu başarısının sırrını daha iyi anlıyoruz.

Kitapta yer alan hikâyelerin en temel özelliklerinden biri de klişelerden uzak olmaları yanında hem geleneği hem de yeniliği aynı eser içinde aynı çizgide buluşturuyor olması. Burada “gelenek ve yenilik” ifadeleri yan yana gelince bir tezat gibi duruyor ancak değil…

Kadın, kadını anlatıyor

Hikâyelerin başkahramanları genellikle kadınlardan seçilmiş. Bu kahramanlar, o kadar tanıdık, yanımızdaki yörenizdeki falanca komşuya, falanca akrabaya o kadar benziyor ki bu kadar olur. “Elini Kalbime Koy” adlı hikâyede nişanlısından ayrılan, ayrılık acısını unutmak ve bulunduğu çevreden uzaklaşmak isteyen üniversite mezunu genç bir kızın yeni çevresini yeni hayatını pişmanlıklarını ve burada yaşadığı trajediyi bulacaksınız. Hayatın bir “an”dan ibaret olduğunu ve anı değerlendirmenin insan hayatını nasıl etkilediğini bu hikâye ile bir kez daha fark edebilirsiniz.

Kitapta -özellikle tasavvuf konulu hikâyelerde- alışık olmadığımız bir akıcılık, okuru merakla finale taşıyan birçok yenilik ve sürpriz var. Üç Harf Beş Nokta isimli hikâyede yazar, bir dervişin âşık olmasını, başta bunu kendine yakıştıramayışını, uzun bir iç muhasebeden sonra meseleyi annesine açmasını, gönlüne bir türlü söz geçiremeyişini, nihayet dergâhtan uzaklaşmasını ve şeyhinin ona yardımcı olma çabasını anlatıyor. Kitabın en uzun hikâyesi olan çalışma belki de bir romana konu teşkil edebilecek bir zenginliği bünyesinde taşıyor ancak “Bu konu üzerine bir roman mı, bu hikâye mi?” derseniz; cevap, bu hikâye. Üç Harf Beş Nokta; sarkmayan, kağşamayan, uzatıp sündürmeyen kararında “iyi okur” için imbikten geçirilmiş iyi bir metin.

Acıklı bir Balkan türküsü

Kitapta yoğun olarak işlenen temalardan biri de göç ve göçmenlik. Özellikle Balkanlardan göç etmek zorunda kalan insanların oradan ayrılırken yaşadıkları, göç esnasında yaşananlar, Türkiye’de karşılaşılan zorluklar… Oradan göç etmek için elde avuçta ne varsa yok pahasına satıp kaçar gibi doğup büyüdükleri toprağı geride bırakan insanların gözünden yakan, üzen, hüzünlendiren bir dille anlatılıyor. Bu hikâyeler, ne zaman Bosna dense burnunun direği sızlayanlar için…

Ey Şehir! Bırak yakamızı!

Ve “Ev Dediğin” müstakil evini, oğlu ve gelinin baskıları sonucu kat karşılığında müteahhide veren ve modern hayatın dayatmasına maruz kalan yaşlı teyzenin ev özlemi kendi dilinden: “Ev dediğin ahşap olmalı, duvarları mutlaka beyaz. İçerisi aydınlık sonra önüne, yaprakları hışırdayan birkaç meyve ağacının gölgesi vurmalı ikindi vakti…

Evlenip geldiğim, çocuklarımı büyüttüğüm, acı tatlı ömrümü geçirdiğim evim, tuhaf bir sisin içinde beliriverdi bir an. Sonra kayboldu. Kendimi güvende hissettiğim kalbimin sarayı evimdeyken anlamlıydı gülüşüm. Umut doluydu bakışlarım.

Ya şimdi?

Benim evimde, sarmaşıklar arasından sızan güneşin ışıkları vururdu yüzüme ve sıcak bir gülümseyiş gibi dolardı gözlerime. Pencerenin önünde bana gülümseyerek göz kırpan menekşeler olurdu. Gün boyunca hayatı yansıtan sesler duyulurdu.

Şimdi nerdeler?”

 

 

 

Kalender Yıldız okudu ve beğendi

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2016, 12:25
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
yunus eren
yunus eren - 8 yıl Önce

Asuman hanımın şiir tadında hikayelerini bir an önce okuma isteği canlandı. Hattat bir hanım inanıyorum ki kelimeleri de nakış nakış dokumuştur kitabında... Diline yüreğine sağlık Asuman Hocam. Kalender Yıldız'a da güzel tanıtımından dolayı teşekkür ederim. Ayrıca yazarın Zamanın yakama yapıştırdıkları adlı bir hikaye kitabı daha var...

Murathan Tuna
Murathan Tuna - 8 yıl Önce

Bitirmeden bırakmayacağınız gerçekten şiir tadında hikayelerle dolu bir kitap

Elif Yılmaz
Elif Yılmaz - 8 yıl Önce

yazar sanatını konuşturmuş çok güzel bir eser,özellikle bayanların okumasını tavsiye ederim

ibrahim yıldız
ibrahim yıldız - 8 yıl Önce

Edebiyat dünyasına kazandırdığınız bu eser için elinize, emeğinize sağlık. Başarılarınızın devamını diliyorum.

ali Sarı
ali Sarı - 8 yıl Önce

geçmişle bu günümüzün çok iyi tahlil edildiği bir kitap,gerçekten şiir tadında anlatımı çok akıcı,yeni bir aytmatuv diyebilirim

Turgut CENGİZ
Turgut CENGİZ - 8 yıl Önce

OKUNMASI GEREKEN BİR ESER

ahsen kaya
ahsen kaya - 8 yıl Önce

kitabı bir öğrencim hediye etti bana. bazı satırları tekrar tekrar okudum. özellikle rumeli öykülerini çok sevdim. bir rumelili olarak. yazarı merak ettim. internette araştırırken bu siteyi gördüm. eline yüreğine sağlık...

banner8

banner19

banner20