banner17

Türkiye'nin perde ardı yönetimi!

Ergenekon davasının merkezinden Türkiye gündemine dair cevapların yer aldığı bir Prof. Dr. Mehmet Altan kitabı..

Türkiye'nin perde ardı yönetimi!

Puslu Demokrasi, Mehmet Altan

Neo- İttihat Terakki hazımsızlığı

Prof. Dr. Mehmet Altan Türkiye’nin gündemine dair görüşlerini ortaya koyduğu bir kitap yayımladı: Puslu Demokrasi. Kitap, Mehmet Tuncel’in Ergenekon davası merkezinde önemli güncel olaylara dayanan sorularına, Altan’ın verdiği cevaplardan oluşuyor.

Türkiye son dört yılını Ergenekon davasıyla geçiriyor. Medya, asker, bürokrasi arasında akıl almaz bir biçimde peyda edilen ilişkiler siyasal iktidara karşı bir komplo hareketine dönüşmek için çaba sarf ediyordu. Halk galeyana getirilip, tıpkı geçmişte olduğu gibi bir darbe ortamı yaratılmak isteniyordu. Yeraltından çıkarılan mühimmat, askeri kurumlardan şahısların hazırladığı darbe belgeleri, faili meçhul cinayetler vs. her an yeni bir haberle Ergenekon oluşumunun ne kadar vahim bir noktaya geldiğini gördük. Gündem, siyaset altüst olmuştu.

Siyasi hayatımızda tek başına büyük bir çoğunluğun desteğini alarak iktidara gelen partiler nadirdir. AKP büyük bir sıçrama yaparak tek başına iktidara geldi. İktidarda olduğu iki dönem boyunca da ülkede istikrarı sağladı. Bunu hazmedemeyen birtakım güç merkezleri kaçak dövüşerek bu ülkenin selametine balta vurmak istediler.

Hep kitaplardan, belgesellerden, filmlerden duyduğumuz darbeler, düzenlenen oyunlarla yeniden bugünün gençlerini korkunç bir karanlığa sürükleyecekti. Türkiye’nin çeşitli bölgelerine gömülen silahların, bombaların ne için ortaya çıkarılacağı da böylelikle anlaşılıyordu.

AKP Hükümeti’nin faaliyetleri, kapatılma davası, Gülen’i Bitirme Planı, Danıştay saldırısı, Dağlıca Baskını, ölüm kuyuları, Şemdinli gibi onlarca güncel meselenin arka planında neler yatıyordu? Haber bültenlerinden, gazetelerden işitmekten yorulduğumuz tüm bu süreçler ne anlama geliyordu? Tüm bunlar Mehmet Altan’ın yorumlarıyla kitapta derlenip toparlanıyordu.

Tartışılan sadece Ergenekon değil

Şunu da belirtmek gerekiyor ki, Puslu Demokrasi sadece Ergenekon süreciyle ortaya çıkan meselelerin tartışıldığı bir kitap değil. Türkiye’nin hukuk devleti olamama durumu, ekonomi ve iş piyasalarına hükmeden kuruluşların askerin gece yarıları internet ortamında yayımladığı bildirileri karşısında neden tarafgir davrandığı, laiklik ve solun aynı kefede değerlendiriliyor olmasının anormalliği de söz konusu ediliyor. Bunların yanında etnik korkuların neden bu ülkede hâlâ gücünün yitirmemesi de tartışılıyor.  

Yakın geçmişimizde derin izler bırakan, hâlâ tam manasıyla çözüme kavuşturulamamış olan Susurluk da kitap boyunca sürüp gidiyor. Bu türden gündem meseleleri karşısında birtakım medya kuruluşlarının sessiz kalması da Puslu Demokrasi de dile getiriliyor. Altan’a göre onların neden suskun kaldığını medyanın içindeki Ergenekon’un çözülmesiyle anlayacağız…

Puslu Demokrasi sadece bugünün güncel meselelerini tartışmakla kalmıyor, ortaya çıkan bu sorunların geçmişimizde nasıl cereyan ettiğini de ele alıyor. Sözgelimi bundan yüz yıl önce II. Meşrutiyet’in ilan edilmesi ve İttihat-Terakki’nin o dönem içindeki konumu da yorumlanıyor.

Soruşturmalara zemin hazırladı

Mevcut iktidara karşı bir hazım sorunu olduğu kitapta sıkça tekrar ediliyor. Mehmet Altan bu hazımsızlığı yaşayanların İttihatçı mantığına sahip olduklarını, hâl böyle olunca da “tebaa”nın iktidara gelmesini kabullenemediklerini söylüyor. Ortaya çıkan bütün olumsuzluklara rağmen İttihatçılığın bitmeye yüz tuttuğunu da dillendiriyor. Bugün Ergenekon adı altında darbeye soyunanları “İttihat ve Terakki hortlakları” olarak niteliyor.

22 Temmuz seçimleri Türk siyasi tarihinde unutulmayacak seçimlerden biri olmuştu. Bu seçimin kendisi önemli olduğu kadar ardından getirdiği süreç de çok farklı bir yerde durmakta. Mehmet Altan Ergenekon’la 22 Temmuz seçimlerini bir arada şu şekilde değerlendiriyor: Bu seçim sadece siyasal iktidarı belirlemedi, değişim ile statüko arasındaki durumu da netleştirerek Ergenekon soruşturmalarına zemin hazırladı.”

Mehmet Altan, AKP Hükümetleriyle beraber AB reformlarının hızlanması sonucunda “Neo-İttihat Terakkicilerin” harekete geçtiğini savunuyor. Kitap boyunca AB’ye girmenin gerekliliğini savunan Altan, AB sürecinde Türkiye’nin özgürleştirici bir ülke olduğunu, Ergenekoncuların da bu durumdan rahatsızlık duyduklarını belirtiyor.

Puslu Demokrasi’nin bugün yaşanan olayları hülasa edici bir yanı olduğu muhakkak. “Türkiye’de bugün ne oluyor?” sorusu zihinleri sıkça kurcalıyor. Tarihi durdurmak isteyenlerle, tarihin gidişatına ayak uydurmak isteyenlerin çatıştığı günlerden geçiyoruz. Mehmet Altan’a göre bugün Türkiye’ye tarihi durdurmaya çalışanlar egemen olsaydı, Osmanlı gibi Türkiye de yıkılabilirdi.

Puslu Demokrasi, bugünün arşivini tutan önemli bir kitap.

 

Murat Ergün sisler ardından bildirdi

Güncelleme Tarihi: 20 Şubat 2010, 13:20
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20