Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları'ndan bir kuple ikram

Türkiye Diyanet Vakfı ve Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları küçük-büyük bütün okuyucularını bu yıl taptaze kitaplarla selamlıyor.

Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları'ndan bir kuple ikram

Safahat’ta Özlü Sözler-İsmail Alper Kumsar

Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları

Bu çalışmamızda XX. yüzyıl başlarında, şiirleriyle Türk edebiyatında önemli bir yer edinen Mehmet Âkif Ersoy'un Safahat adlı şiir kitabından seçtiğimiz atasözü gibi kısa ve özlü anlatıma sahip metinleri kaynak, muhtevâ âhenk ve fonksiyon bakımından değerlendirdik. Çalışmamızda büyük oranda klasik şiir inceleme metotlarını kullandık. Ancak metinlerin bir kısmını bağlamından kopardığımız için kimi zaman bu metotların dışına taşmak durumunda kaldık. Bu durumlarda ise atasözleri ve deyim gibi kısa, kalıp ifâdeleri değerlendiren tahlil metotlarına başvurduk.Çalışmamızın temel amacı, sanatçının şiir söyleme gücünün ve Türk edebiyatındaki rolünün anlaşılmasına hizmet etmektir. Bu çalışma sonunda Mehmet Âkif'in bazı mısra ve beyitlerinin klasik edebiyatımızda îcâz olarak isimlendirilen “az sözle çok şey söyleme” niteliğine sahip olduğunu tespit ettik. Bu mısra ve beyitlerin tıpkı atasözleri gibi bilgece oluşturulduğunu, halk arasında yüzyıllarca yaşayabilecek özelliklere sahip olduğunu gördük. Ayrıca Safahat'ın, kuralları kendi içinde saklı bulunan daha önce Türk edebiyatında bir benzerinin görülmediği âdeta yeni bir tür olduğu kanâatine vardık.

Üç kıtada yüzyıllar boyu hüküm sürmüş bir imparatorluk yıkılmak üzeredir. Hemen her sahada birbiri ardınca yenilgi haberleri gelmektedir. İşte böyle bir dönemde Âkif “milletinin sesi” olmaya çalışmış, mensubu olduğu milletin yaşam biçimini, hayata bakışını, duygu ve zevk dünyasını yorumlamış, değerlendirmiş ve çoğu zaman
eleştirileriyle halkı yönlendirmiştir.

 

Âkif’in kimi mısraları âdeta bir atasözü gibi kabul görmüş ve halk arasında yaygınlaşmıştır. Bu kitapta başka şairlerden, yazarlardan iktibas edilerek Safahat’a dâhil edilmiş özlü sözler (âyet,hadis, atasözü, deyim, vecize…) ile anlatım gücü
ve etkileyiciliği bakımından özlü söz gibi söylenmiş Âkif’e ait mısralar incelenmiştir.
İki bölümden oluşan bu kitabın birinci kısmında Âkif’in şiir anlayışı ve Safahat’la ilgili genel değerlendirmeler yer almaktadır. Kitabın ikinci bölümünde ise “özlü söz”ün ne olduğuna dair birtakım tespitler yapıldıktan sonra Safahat’tan alınan özlü söz niteliğindeki mısralar muhtevalarına göre tasnif edilip ahenk, dil, üslup, kaynak bakımından değerlendirilmiştir.

“Diline bir hazine koydular, eline ateş yutan bir ak bir asa

Saldılar arasına insanlığın, adına Mehmet Âkif dediler”

Ali Emre

Nasreddin Hoca Peygamberimizi Anlatıyor-Mehmet Nezir Gül

Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları

Güzel bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? Hem de NASREDDİN HOCA rehberliğinde... Hocamız sizleri, İçimizde taptaze duran bir geçmişe götürecek. SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZİN hayatını ve Hepimize örnek üstün ahlakını anlatacak. Her zamanki canlı, neşeli haliyle Sizi hem bilgilendirecek hem güldürecek. En önemlisi de düşündürecek. Allah Resul’ünün hayatını, Nasreddin Hocamızdan Öğrenmenin mutluluğunu siz de yaşamak ister misiniz?

Yazarının ifadesiyle: “Nasrettin Hoca’nın şimdiye kadar fıkralarıyla yanımızda olduğuna bakmayın. Bizim Nasrettin Hocamız bu kitap boyunca hem güldürecek hem düşündürecek. Hem bilgilendirecek hem de sizi geçmişe götürecek. Peygamber Efendimiz’in hayatını sade ve akıcı bir şekilde anlatacak. Her zamanki neşeli hâlini de bize yansıtacak. Dolayısıyla keyifle okuyacağınız bir çalışma var elinizde. Allah Resulü’nün hayatını öğrenmenin ve Nasrettin Hoca’yla birlikte olmanın keyfi…

Kayıp Kimliklerin Bilinç Tıkanması-Adnan Bülent Baloğlu

Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları

Gençliğin kültürel aidiyet ve kimliği siyasi, ideolojik çatışmaların boğucu ortamında günbegün daha fazla aşınmaktadır. Bunun neticesinde gençlerin güven duygusu zayıflamakta, mahremiyet bilinci yok olmakta, ahlaki manevi ve milli bağları gevşemekte, helal-haram hassasiyeti örselenmekte, tüketim ve marka bağımlılığı artmakta, okuma alışkanlığı zayıflamaktadır. Tüm bunların kıskacında kıvranan bir gençlikten kendi kültür ve medeniyetinin gelecek tasavvurunu kurgulaması ve onu sahiplenmesi tabii olarak beklenememektedir.

Yazarının ifadesiyle: “Birinci Dünya Savaşı’nda da savaşan Fransız yazar ve romancı Georges Bernanos şöyle der: ‘Bir medeniyet kendi yarattığı insan türü ve insanlık tipiyle ortadan kalkar.’ Bu ifade, medeniyet ile o medeniyetin taşıyıcıları ve temsilcileri olan fertlerin kimlik ve şahsiyetleri arasında yakın bir ilişki olduğunu ima eder. Bu minvalde İslam dünyasının mevcut manzarası halihazırdaki Müslüman tipi ile yakından alakalıdır. 21. Yüzyılın ilk çeyreğini bitirmeye “5” kalmışken kendi iç sorunlarıyla başa çıkmada yetersiz, dış sorunlarını halletmede ise etkisiz bir Müslüman dünyanın topyekün bir çözülmeye adım adım yaklaşmasındaki sebeplerden biri de zihin haritaları delik deşik edilmiş tıkanık bilinçlerin sayısının artmasıdır.

Yayın Tarihi: 21 Ocak 2021 Perşembe 16:45 Güncelleme Tarihi: 21 Ocak 2021, 16:49
banner25
YORUM EKLE

banner26