banner17

Türkçe felsefe olur mu?

'Türkiye'de özgün bir felsefenin varlığı mümkün müdür?' işte bu soruya cevap niteliğinde harika bir çalışma..

Türkçe felsefe olur mu?

Türk felsefesinin özgünlüğüTürkiye'de / Türkçe Felsefe Üzerine Konuşmalar, Küre Yayınları

Bilim ve Sanat Vakfı bünyesindeki felsefe taliplerinin bir araya gelerek “Türkiye’de özgün bir felsefenin varlığı mümkün müdür?” sorusuna cevap aradığı ve bu minvalde Türkiye’nin düşünce ustalarıyla bir araya gelerek gerçekleştirdikleri bir dizi sohbetin neticesinde ortaya çıkan bu kitabı bir çırpıda bitirebiliyorsunuz. Türk düşüncesinin velud müellif ve akademisyenlerinin (İsmail Kara, Ş. Teoman Duralı, Ömer Naci Soykan, Doğan Özlem, Zeynep Direk, Ahmet Arslan, İhsan Fazlıoğlu ) en temel metinlerinden hareketle onlara yönelttikleri sorular eşliğinde baş başa verilerek sohbet tadındaki ilmi müzakerelerin kitaplaşmasında Sami Erdem’in ısrarları ve M. Cüneyt Kaya’nın gayretleri etkili olmuş. Tabiî ki Küre Yayınevi'ne mensuplarına da bu eseri bize kazandırdıkları için teşekkür etmemiz gerekir.

Türkçe felsefe olur mu?

Dikkatli bir okur kitaptan Türkiye’de felsefe eğitiminin tarihi, birçok filozofun en temel problemi olan dil-düşünce ilişkisi, Türkiye’nin kanayan yarası 1933 Üniversite Reformu’nun yurdu düşünce üretimi açısından nasıl kuraklaştırdığını ve 1950’li yıllara doğru yavaşlayarak seyreden Osmanlı felsefi birikiminin 1970’li yıllardan itibaren nasıl ivme kaybederek inkıtaa uğradığını hüzünlenerek öğrenebilir.

Nihat KeklikFelsefe fakültesinde acep İslam felsefesine yer var mıdır?

Kitaptan 1967-1971’li yıllarda Türkiye’de ki felsefe cenahlarında İslam felsefesinin lafının bile edilmediğini hatta İstanbul Üniversite’sinde Felsefe fakültesinde İslam felsefesi okutan Nihat Keklik Hoca’nın koridorun en sonundaki odada oturduğunu sanki mekânsal olarak dışlanmışlık ifade eden bir yerde konuşlandırıldığını okuyunca zihnimde acaba üniversitelerde bazı kürsülerin yeri ayrı mıdır? Fakültelerde bazı bölümlerin ayrıcalıklı bir mekânsal konumu var mıdır? Yer tahsisinde bilinçli bir tercih söz konusu mudur? Gibi sorularda birden belirdi.

Aristo Okulu - Spangenberg çalışması

Anımsayamadım Komutanım!

Askerlik yapanlar bilir! Denetleme öncesinde herkesi bir telaş alır. Denetleme esnasında belli sorulara doğru ve nizami cevap vermeniz gerekir. Sorunun cevabını hatırlayamadığınızda bile bu soruya vereceğiniz cevap bellidir. Anımsayamadım komutanım! Ancak ne var ki bizim bölükteki asker arkadaşların birçoğu ilkokul tahsilini bile övünç vesilesi saydıklarından, anımsayamadım kelimesini belki ömürlerinde ilk defa askerde duyduklarından bir türlü düzgün telaffuz edemezlerdi ve beni de bir gülme alırdı.

Anadolu’nun birçok bölgesinden farklı anımsayamadım telaffuzları çok hoş olurdu ya neyse sözü İmge Kitabevi Felsefe Dizisi’nden  çıkan Zaman Kavramı (Aristoteles, Augustinus, Martin Heidegger) kitabına getirmek istiyorum. Heidegger’in yazdığı zamanla ilgili kısmı okurken çevirmen Saffet Babür’ün Die Ewigkeit (ebedilik) kelimesini bengilik diye çevirdiğini okuyunca hemen aklıma anımsayamadım komutanım olayı geldi ve soramadan edemedim. Bu milletin çocukları ne zamana kadar felsefeyi ve düşünce mahsülü eserleri dayatmacı bir dille öğrenecekler?Doğan Özlem

Türkçe kültür dili olabilir mi?

Satırlarımı Doğan Özlem’in ifadesiyle bitirmek istiyorum: Bir dil o dili kullananların çabalarıyla bir kültür dili haline gelir. Kültür dili olmak bakımından hiçbir dil yetersiz değildir, her dil potansiyel olarak bir kültür dilini barındırır. Türkçeyi veya İngilizce, Almanca, Fransızca ve diğer bazı Batı dilleri dışındaki dillerin çoğunu “yetersiz” bulanlar, Türkçenin bir kültür (hele felsefe) dili haline asla gelemeyeceğini düşünenler, kendi yetersizlik ve ilkelliklerini ifşa etmiş oluyorlar. (s.83)

 

Taha Ceylan değerlendirdi

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2016, 11:21
YORUM EKLE
YORUMLAR
semitist sami
semitist sami - 9 yıl Önce

ama zemini o kadar da sağlam değil. ertan eğribel, "türk düşüncesi 200 yıldır batıya göre şekillenmiştir." derken bu sorgulamanın varlığına sebep olan ikameci anlayışın dibine dinamit koyuyordu. mesele bu biraz da. batı düşüncesine, hakim ve güçlü olana sırt çevirmek olası, evet. ama şekilci anlayışla değil. o dinamiti koyacak yüreğe ve donanıma sahip misin? sahipsen gel kardeşim. yoksa insanları oyalama. batıdan etkilenip kendi düşüncesini de yetiştirebilir insanlar.

semitist sami
semitist sami - 9 yıl Önce

dönüşümcü, gelişimci ve aynı zamanda yerli düşünceyi bir miğfer gibi kullanan düşünürlerimizin de tesis etmeye çalıştıkları budur bir bakıma. ahmet hamdi tanpınar, cemil meriç, idris küçükömer, ismet özel kendi biricikiklerine sahip olsalar da ortak yönleri batıya sırt çevirmeden, onun imkanlarıyla türk düşüncesine ait nüveler arayarak bir zemin açtılar. sırt çevirerek değil. özel bile sırt çevirdiği düşünceyi en fazla deşen sorgulayan isimlerden olması boşuna değildir.

tespih
tespih - 9 yıl Önce

ben de istanbul üni-felsefe de türk islam düşünce tarihi bölümünün koridorun son kısmında bir kenarar atılmış olduğunu düşünmüştüm gördüğüm zaman.
bölümün konumu, trdeki islam felfesine bakışı özetliyor.tabi bunu ilahiyat harici islam fel. bölümü olan tek felsefe bölümü olmasından da kaynaklanıyor olabilir.

Ayşe
Ayşe - 8 yıl Önce

Ewigkeit için bengilik gayet yerinde bir çeviridir. Saffet Babür'ün çevirisi upuygun ve yerindedir. Akademisyen olmak da tam budur, gerektiğinde dile yeni kelimeler kazandırmaktır. Bu durumda "bengilik" yeni bir kelime değildir, ayrıca "Türkçe"dir.

Saffet Babür
Saffet Babür - 8 yıl Önce

Türk Dil Kurumu Sözlüğünü açarsanız "bengi" ne demek bunu öğrenirsiniz. Bengi sözcüğünün Arapça "ebedi" sözcüğünün karşılığı olduğunu da öğrenirsiniz. Yeter ki Türkçe Felsefe yapmak iddiasıyla ortaya çıkıp Arapça felsefe yapmaya soyunmayasınız.

banner8

banner19

banner20