Toplumsal bir sorunu romanlaştırmış

Mustafa Delice, 'Debbur'da zulme uğramış zeki ve başarılı bir insanın hikayesini anlatıyor. Özge Sena Bigeç yazdı.

Toplumsal bir sorunu romanlaştırmış

Serencam Yayınları, Mustafa Delice’nin 2012 Hac Albümü isimli eserinden sonra yazdığı ikinci kitap olan “Debbur” isimli romanıyla tanıştırıyor kitapseverleri. Şubat 2014 yılında yayınlanan kitap, kapak resminde içinde insan olmayan ve kolları birbirine sarılmış bir deli gömleği ile okuru düşünceye sevk ediyor. “Debbur” kelimesindeki ard arda gelen “b” harfinin içinin siyah ile doldurulması da roman hakkında ipucu veriyor adeta.

TYB Kayseri Şubesi yönetim kurulu üyesi olan Mustafa Delice, 4 yıllık köşe yazarlığını “Debbur” romanı ile taçlandırıyor. Debbur; belki daha önce üzerinde hiç çalışılmayan ve kitap yazılmayan hassas bir saha... Mazlum-Der’de de aktif çalışmalarını sürdüren Mustafa Bey, hayatında mazlumlara özel bir yer ayırıyor. Debbur'da anlatılan da zulme uğramış bir insanın hikayesi...

Debbur bir söküklüktür

Ankara Kitap Fuarı’nda tanıştık Debbur’un yazarı Mustafa Delice Beyefendi’yle. Standlarımız yan yanaydı. Önce Debbur ismi dikkatimi çekti. Hiç duymadığım ve henüz rastlamadığım bir isim idi. “Hocam, Debbur’un anlamı nedir?” diye sormamla birlikte çorap söküğü gibi geldi konunun arkası...

Evet, Debbur bir söküklüktür. Bir azalmadır. Bilinçli bir şekilde bir güzelliğe su-i kast eylemektir. Mustafa Hoca, anmaya ve anlatmaya başladı. Sonraki saatlerde, daha çok susuyorduk, susuyor ve içten içe ağlıyorduk. Mustafa Hoca da duygu yoğunluğundan anlatamıyordu kimi zaman. Bu acı yumağını elimizde nasıl tutabilirdik? Salkım saçak dökülen söküklerini nasıl dikebilirdik? Debbur şehitleri için artık yapacak bir şeyimiz yoktu. Ancak Debbur’ların olmaması için çok şeyler yapılmayı bekliyordu.

Debbur, ötekileştirilmenin adıdır”

Debbur, Gaziantep taraflarında kullanılan bir lakaptır” dedi Mustafa Hoca, “Yüksek zekalı, çok başarılı gençlerin, aile ve toplum tarafından sahip çıkılmayarak ötekileştirilmesi ve bir süre sonra da o kişilerin, karşılaştıkları olumsuz durum karşısında yenilerek hasta olmaları halidir.”

Başarılı bir genci anlatır Debbur kitabı. “Çok az kurgu yaptım, yaşananlar gerçektir” dedi Mustafa Hoca. 23 yıllık bir yaşamın gizemini sürmüş. Kırık parçaları bir araya getirme girişimi bu belki de... Eline değen parçalarca kanamayı göze alıştır. Kitabın kahramanı hayata gözlerini yummuştur. Ardında koca bir gerçek hikaye bırakarak. Birilerinin yakasından tutup hesap sorarak.

Debbur, anahtar olup hayırlı kapılar açsın

Ankara Kitap Fuarı’ndaki hat standı da müdavimi olduğumuz bir standdı. Ahşap anahtarlıklara hat yazısı ile istenen bir kelime yazılır. Anahtarlığa Debbur yazdırıp Mustafa Hoca’ya takdim ettim. Çok sevindi. Debbur kitabı bir anahtar olsun, nice sırlı kapıları açsın, imdat bekleyen nice güzel yüreğe yetişsin.

Debbur, kıyıda kalmış bir acıdır. Sesi duyulmayan derin bir kuraklık. Bu yüzden, araştırmalıyız yanımızı yöremizi, bulmalıyız, debburluğa itilen yürekleri... Kollarımız bir kanattır, kardeşleri sarmak için verilmiş. Ellerimiz bir şefkat yumağı, yetimlerin yanaklarında ılık rüzgar sunmayı bekleyen. Debburluk, ailenin ve toplumun kendini israf edişidir belki de. Öyle bir israf ki, eşyayı da hisleri de yerli yerince kullanamama israfı...

Bu yazı bitmez.. Kursağımızda kalan lokmadır. Bitemez.. Ancak “Debburlar kalmasın” diyebiliriz; son söz niyetine.

Özge Sena Bigeç, “her bir kelime yeni bir hayattır” dedi

Yayın Tarihi: 20 Mart 2015 Cuma 14:58 Güncelleme Tarihi: 18 Mart 2021, 13:59
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa Delice
Mustafa Delice - 7 yıl Önce

İftar vaktine bir saat kala internette yeni bir ses, yeni bir söz ararken Bizim Dünya'da kıymetli kardeşim güzel insan'ın Debbur üzerine yazdığı enfes makaleyi sanırım birkaç defa okudum. Yazıda kitabı ve beni benden güzel anlatmış.Kendisine bu güzel çalışmasından dolayı saygılarımı sunarım.Dostlukların baki kalması, güzelliklerin beraberce yaşanması dileklerimle...

banner19

banner36