Toplumla Uyuşmayan Bir Bireyin İç Hesaplaşmaları: Uyanma Bildirisi

Nuhan Nebi Çam'ın 'Uyanma Bildirisi' öyküleri, şehirde tek başına yaşayan bir bireyin yolculuğundan oluşuyor. Şehir öyküleri diyebiliriz Uyanma Bildirisi’ne... Recep Şükrü Güngör yazdı.

Toplumla Uyuşmayan Bir Bireyin İç Hesaplaşmaları: Uyanma Bildirisi

Öykü, şiirin nesirde karşılığını bulduğu en yakın türdür. Damıtılmış sözlerden oluşur. Bir vakaya dayanır. Bir anlık bile olsa bir olay merkezinde döner. Özlü sözlerle özlü manalardan oluşur. Şuurlu bir kısaltmadan meydana gelir. Bir cümlesini çıkarsanız, bir kelimesini eksiltseniz mana kayba uğrar. Daha da kısaltmayı kabul etmez. Hayatın bütününü değil belli odaklarını, belli duraklarını anlatır. Ayrıntıya girmez, kısa geçer, sözü öz anlatır. En kestirme yoldan finale ulaşmayı amaçlar. Kısa sözle olayı, durumu anlatana öykücü denir.

Nuhan Nebi Çam, şiirsel bir dille, kısa cümlelerle ve manaya ulaşmak için kestirme yollarla öykü yazan bir kalem. Son kitabı Uyanma Bildirisi bu manada güzel bir kitap. Kitap Bilge Kültür Yayınları’nca okura sunuldu.

Uyanma Bildirisi öyküleri, şehirde tek başına yaşayan bir bireyin yolculuğundan oluşuyor. Şehir öyküleri diyebiliriz Uyanma Bildirisi’ne. Şehir de çoğu zaman İstanbul. Kahraman, köyünü, memleketini düşünür, hayal eder ama bulunduğu mekan İstanbul’dur.

Kitap “İstanbul Islanırdı” isimli öykü ile açıyor kapağını. Şairane bir yaşayışla, duyuşla şehri gezen anlatıcının –aslında yazarın- heyecanlarından, hayallerinden, duygu dünyasından söz ediyor.

Kitapta şiirlerden hareketle yazılmış öyküler dikkat çekiyor. Yavuz Bülent Bakiler, Necip Fazıl, Mehmet Akif Ersoy, Ahmed-i Hani, Cahit Zarifoğlu… Öykücü, öykünün şiirle yakınlığından hareketle şiirin öyküsünü yazmış adeta. Çanakkale’yi anlattığı “Yenilmez Armada” öyküsünü Akif’in o meşhur şiirinden hareketle kurmuş.

Öykülerde felsefi zemin ve geleneğe yaslanma

Bireysel varoluş öyküleri diyebiliriz Nuhan Nebi’nin öykülerine. Şehri gezen, düşünen, kaygılanan, insanların gidişlerini gözlemleyen ve bir çözüm bulamadan üzülen bir insanın üzüntüsü.

Kitapta iki öykü diğerlerinden farklı duruyor. “Göl Martısı” ve “Deniz Martısı”. Bu iki öyküde yazar Attar ile hesaplaşıyor. Attar’ın martıyı otuz kuşun içine almayışına karşı öykücü martıyı merkeze alıyor ve onun şehirde yaşadığı macerayı kendi serüveniyle ilişkilendirerek anlatıyor. Attar’a hayıflanıyor ve gönlü kırılan martının yüzyıllar sonra gönlünü alıyor.

Öykülerde varoluşçu bir karşı çıkış dikkat çekiyor. Tek başına bir kabullenmeyiş, başkaldırış. Vurdumduymazlığa başkaldırı. İnsanların çok rahat olmalarına karşı iç isyan. Normal akışa karşı duruş.

Her öyküde birinci tekil bakış açısıyla anlatıyor öyküsünü. Birey sorunları, birey isyanı, birey uyumsuzluğu… Nuhan Nebi bu protest duruşuyla öyküde kendine has bir yer ediniyor ve kendi tarzını kuruyor. Toplumdan uzak kalmayan ama toplumla da uyuşmayan, barışmayan bir bireyin iç hesaplaşmaları.

İstanbul öyküleri

İstanbul öyküleri anlatması çok güzel, takdire şayan bir davranış lakin İstanbul’u ayrıntılarıyla vermiyor. Vermesi gerekiyor mu, bu da tartışılması gereken bir konu. Bir öyküde ne kadar ayrıntı verilebilir? Çok ayrıntıya elbette girilemez ama öykücü İstanbul’a göçmüş bir Maraşlının anlatabileceği kadar anlatıyor şehri. Yaşadığı şehri metinlerine yansıtan yazarları takdirle karşılarım. Abdullah Harmancı Konya’da yaşar ve öykülerinde Konya’yı dile getirir. Bu durum onun öykülerinde bir nakise oluşturmaz, aksine öyküsüne farklı bir tat kazandırır.

İstanbul Öyküleri antolojisi de hazırladığını bildiğimiz Nuhan Nebi’nin İstanbul’a öykü yazması ve yaşadığı şehri araştırıp metinlerine yansıtması bir öykücü olarak elbette imrendiğimiz bir durum.

Uyanma Bildirisi’nin öykülerini özetlemek yersiz. Çoğu öykünün özeti de çıkarılamaz. Çünkü daha çok durum öyküleri. Anlardan, durumlardan meydana gelen öyküler. Öykülerin genel havasını dile getirdik. Kitabın sonlarına doğru yazar, 15 Temmuz’da hainlerle milletimizin hesaplaşmasını kaleme almış ve hainlerin korkak köpekler gibi kaçışlarını dile getirmiş. Yazar çağının tanığıdır. Nuhan Nebi de öykülerinde hangi zamanı anlatırsa anlatsın durumu yaşadığı dönemle bağlar ve öyküsüne kendi zamanıyla son verir.

Nuhan Nebi’yi yeni kitabından ötürü kutluyor, yeni, yoğun, oylumlu ve daha uzun öyküler beklediğimizi söylemek istiyorum. Nuhan, artık uzun, yoğun öyküler yazmalı. Öyküde kalıcılığı yakaladıktan sonra niteliksel sıçrama çabasıdır kastettiğim.

Nuhan Nebi Çam, Uyanma Bildirisi, Bilge Kültür Yayınları

 

Recep Şükrü Güngör

Güncelleme Tarihi: 20 Kasım 2018, 17:46
banner12
YORUM EKLE

banner19