Taşlara nakşedilen ayetler bize ne diyor?

Günlük yaşantımızda görüp de dikkatimizden kaçan birçok ayrıntıda, bizleri Allah’ın mesajı karşılıyor. Prof. Dr. Murat Sülün; camilere, mabetlere, çeşmelere nakşedilen ayet ve hadisleri Sanata Vurulan Kuran Mührü kitabında incelemiş.

Taşlara nakşedilen ayetler bize ne diyor?

Hayatın koşuşturması içinde gördüğümüz ve üzerinde çok fazla durmadığımız o kadar ayrıntı var ki. Oysa bu ayrıntıların bize vermek istediği mesaj, anlatmak istediği o kadar büyük yol gösterici işaretler yolumuza çıkıyor ki bir an için durup bakmak ve anlamaya çalışmak en hafif söylemiyle bir ahde vefa sayılabilir.

fe-eynemâ tuvellû fe-semme vechullah

Prof. Dr. Murat Sülün’ün bir caminin kapısında gördüğü Bakara Suresi’nin “fe-eynemâ tuvellû fe-semme vechullah” (Nereye yönelirseniz yönelin, Allah’ın zatı oradadır.) ayeti onun kapsamlı bir çalışma yapması için attığı ilk adım olmuş. Ve bu yöndeki yazılarını Kaynak Yayınları’ndan çıkan Sanata Vurulan Kuran Mührü kitabında toplamış.

Kur’an tefsiri alanında çalışmalarını yürüten bir akademisyen için camilerde, çeşmelerde, tarihi yapıların birçoğunda yazılı olan ayet ve hadislerin dikkat çekici olması çok da ilginç bir olay değildir. Murat Sülün, çalışmasının odağına kendinden çok halkı koyuyor. “Acaba insanlar bu eserlerdeki yazılı olan ayetlere, hadislere dikkat ediyorlar mı, bu yazılı olanlar onlar için bir anlam ifade ediyor mu?” sorusunun cevabını aramak için yollara düşmüş yazar.

İstanbul’dan Kahire’ye uzanan bir yolculuk

Camilerin neredeyse hepsinde; kapıda, minberde ya da herhangi bir duvarda sanat eseri gibi güzellikte bir yazı ile ayet ve hadisler bulunmaktadır. Özellikle Osmanlı döneminde mükemmel çalışmaların yer aldığı hat sanatının örneklerini başta camiler olmak üzere o dönemde yapılan birçok yapıda görmek mümkündür. Bu yazılar, görkemli bir camide olabileceği gibi bir çeşmede, şadırvanda, kervansarayda da karşımıza çıkmakta.

Bir şaheser gibi yükselen yapıları taçlandırmak için bu eserlere bir mühür gibi ayet ve hadisler yerleştirilmektedir. Hepsinin de açık bir mesajı vardır. Sadece estetik bir unsur olarak görmek yerine orada verilmek istenen mesajın ardına düşmek gerekir. Murat Sülün’ün böylesine kapsamlı bir çalışmanın içine girmesinin sebebi de budur.

Eserlerde karşımıza çıkan ilahi mesajlar elbette sadece ülkemizle sınırlı değil. İslâm coğrafyasının tümünde yer alan eserlerde ayet ve hadisler kullanılmıştır. Murat Sülün, bu çalışmanın içine girince kendisine bir rota çiziyor. İstanbul, Bursa, Edirne, İzmir, Konya, Manisa, Mekke, Medine, Kahire gibi tarihi eserler konusunda zengin şehirlerdeki yapıları tek tek inceleyerek 10 yıllık bir çalışmanın sonucunda Sanata Vurulan Kuran Mührü kitabını vücuda getiriyor.

O ayetler rastgele seçilmemiş

Toplumlar arasında ortak payda varsa aynı değerlerle karşılaşmak çok da şaşırtıcı bir sonuç olmuyor. Özellikle din, birleştiricilik konusunda en sağlam yapılardan biridir. Toplumların gelenekleri zamanla değişse bile din, sağlam bir harç olarak sıkı bağlarla toplumları birbirine bağlayabiliyor.

Bu çalışmada yazarın dikkat çektiği konulardan biri de bu noktadır. Aradaki mesafelere rağmen İstanbul’daki bir camideki yazı ile Mekke’deki bir yazının benzer olması ortak payda olan dinin bir yansımasıdır.

Eserlerde en çok kullanılan ayetlerden başlayıp çok az rastlananlara kadar derinlemesine bir araştırmanın eseri olan bu kitapta yazarın asıl vurgulamak istediği hassas konu şudur: “Yapılardaki her kutsal sözün bütün insanlara bir mesajı bulunmaktadır.”

Eserlerde tercih edilen ayetlerin rastgele seçilmediğini örneklerle veriyor yazar. Ticaretle ilgili kervansaraylarda, hanlarda bu konuları içeren ayetlerin yer alması, çeşmelerde ve şadırvanlarda israfa vurgu yapan ayetlerin olması ecdadın bütün bunları mesaj iletmek için yaptığını gösteriyor.  Ayrıca daha da önemlisi, bu ayetlerle yapılmak istenen şey, yapıları en nadide eserlerle süsleyerek ve eserlere Kuran mührünü vurarak bu eserleri İslamileştirmektir.

Gözden geçirilerek Kaynak Yayınları tarafından yeniden basılan bu eser, görsel zenginlik sunması açısından da doyurucu ve hacimli bir çalışmadır. Yazar, gezip gördüğü yerlerde çektiği fotoğrafları kitapta kullanarak çalışmasını somut bir temele oturtmuş. Ayrıca gidemediği Semerkant, Halep, Delhi, Şam, Buhara, Herat, Meşhet gibi yerlerdeki eserlerde yer alan yazıların fotoğraflarını kitabında paylaşmış.

Allah’ın mesajı her yerde apaçık duruyor. Bu mesaj için sadece biraz daha dikkatle çevremize bakmamızda fayda var. O zaman göreceğiz ki ayağımızın, gözümüzün değdiği her şeyde Yaratıcı’nın kudreti bizleri bekliyor.

Mustafa Uçurum yazdı

Güncelleme Tarihi: 24 Aralık 2018, 12:08
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13