Tasfiye'de Tasfiyeye Devam

Mustafa Uçurum Tasfiye Edebiyat ve Düşünce Dergisi'nin son sayısını inceledi..

Tasfiye'de Tasfiyeye Devam

Tasfiye'de Tasfiyeye Devam

 

 

Memlekette, edebiyat dergisi çıkarmanın çeşitli sebepleri vardır.

Bir ekip önemli bir sebep etrafında toplanır ve dergisini çıkarır. Eğer hiçbir sebep yokken bir dergi çıkarılmışsa, o dergi birkaç zaman piyasada arz-ı endâm ettikten sonra çıktığı gibi sebepsizce kaybolur gider.

 

Dergi çıkarmak için iyi sebeplere ihtiyaç vardır. Çünkü hem maddi, hem de manevi bir fedakârlığı gerektirmektedir dergi milleti.

 

Tokat'tan yayınını sürdüren Tasfiye Edebiyat ve Düşünce Dergisi 18. sayısı ile yıl 5 dedi. Bu bir dergi için iyi bir süre. Çizgisini hiç değiştirmeden 18. sayısına ulaşan dergide şiir, deneme, öykü yer almakta. Dergi, adına yakışan metinlerle sorgulama görevini yerine getirmekte. Duyarlı olmayı, ümmet olma bilincini, ayakta  olma direncini edebiyatı aracı yaparak seslendiren Tasfiye Dergisi, bilinci uyanık tutmak için okuyucuyu “tedirgin” eden ve kendi kabuğuna çekilmişleri tedirgin etmeye çağıran bir ses olarak sayı 18 dedi.

 

Bir süredir Tasfiye'de yazmaya başlayan Asım Öz, edebiyat çevrelerini yakından takip eden ve kalemini gözü kara bir şekilde kullanan bir isim. Bu sayıda Asım Öz'ün günümüz edebiyat dünyasına ilişkin yazdığı eleştiri yazıları dikkat çekmekte. “Bir Protesto ve Direniş Biçimi Olarak Şiir” yazısında Asım Öz; Yapı Kredi Yayınları arasında çıkan “Guantanamo'dan Şiirler” kitabının eleştirisi üzerinden direnişe bilenen şiirden bahsediyor. Şiir ve direniş ilişkisinin işlendiği bu yazıda yazmanın da bir direniş olduğu sonucunu vurguluyor Asım Öz.

 

Okuyan sayısının az olduğu feveranı her dönemde canlılığını korumakta. Fakat ilk kitabından bu yana her zaman çok okunanlar listesinden hiç düşmeyen Ahmet Günbay Yıldız, yeni romanlar yazmayı doludizgin sürdürüyor. Ahmet Örs, Ahmet Günbay Yıldız'ın son romanından hareketle onun romancılığını, bundan yansıyan okuyucu kalitesini irdeleyen bir yazı kaleme almış. İlk romanından bu yana değişmeyen bir üslup ve anlayışla romanlar yazan Ahmet Günbay'ın İslamcı görüntü altında aslında yıllarca bu milletin evlatlarına arabesk aşk hikâyeleri sunduğunu romandan örneklerle anlatan bu yazı, isabetli bir eleştiri yazısı olmuş.

 

Mustafa Kıyak, “Alternatif Film Eleştirileri” yazısında bu sayı; Kandahar'a Yolculuk, Utanç, Uçurtma Avcısı ve Osama filmlerini ele alınmış.

 

Enes Malikoğlu; “Sağcı Bir Şiire Doğru (mu?)” yazısında günümüz şiirinin duyarlılığını yitirmiş, derinliliği olmayan, İslamcı şiir olmaz gibi örtülere bürünen bir şiir olduğu üzerine tespitlerde bulunuyor. Cumhuriyet sonrası şiirden günümüze uzanan bir çizginin koyultulduğu bir yazı Enes Malikoğlu'nun yazısı.

 

Süleyman Ceran, sinema ve teknoloji eksenli bir yazıyla katkıda bulunmuş Tasfiye'ye.

 

Neşe Gürer'in “Çocukların Âhı” yazısı çelişkiler dünyasına göndermelerin olduğu bir sorgulama yazısı. Hayatın koşuşturması ve teğet geçilen âhlar konu edilmiş.

 

Mehmet Sacit; İlim Yayma Yurdu hatıralarına bu sayıda; Üniversite: Hayatın Renkleri yazısıyla devam ediyor. Üniversite yaşantısının kişileri nasıl etkilediğini, değiştirdiğini anlatan bir anı yazısı.

 

Emine Şimşek'in “Bahara Son Nüsha” yazısı bir sonbahar yazısı. Hazan mevsiminin insanlara neler ettiğini, onları nasıl ters yüz ettiğini anlatan mevsimlik bir yazı.

 

Dergide Emrah Tekine ait “Başkan Bey Bir Daha Dönmeyecek” adlı bir öykü de yer almakta.

 

Tasfiye"'nin bu sayıdaki  şiirleri; Bünyamin Doğruer, Habil Sağlam, Sinan Ceran'a ait.

Dünyanın, BushWa fırlatılan ayakkabının coşkusunu yaşadığı bir zamanda Habil SağlamWın Korkak Matador şiiri Bush'a ithaf olunacak bir değerli şiir olmuş:

 

“ünün boğalara fidye vermek serseri

 kaldırınca kılıcı vurmak için

 düşürürsün avizeleri

 

 karanlıklar büyür

 ve sen bilmesen de

 körler en iyi karanlıkta görür.”   

 

Tasfiye Dergisi, 18. sayısıyla da göstermiştir ki, ilk sayısındaki çizgisini koruyarak günübirlik olana meyletmeden yoluna devam etmektedir. Derginin, söyleyecek sözü olduğuna iyi bir delildir Tasfiye'nin varlığı.

 

[email protected]

           

 

Mustafa Uçurum, paylaştı, tavsiye etti.

Güncelleme Tarihi: 06 Ekim 2010, 00:20
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
koç
koç - 11 yıl Önce

Körler karanlıkta iyi görür,iyi görür çünki karanlığa alışkındır gözleri,iyi ezberlerler,zalimin yerini.sayın yazarım Tasfiye dergisinde sizinde söylenecek sözleriniz varmıdır,tanıtım yaparken sizin yazılarınızıda okusak olmazmı,AZ Edebiyat dergisindede Yolcu dergisindede az yazmışsınız,uzun uzun yazsanızda biz gibi karanlıkta görenler okusalar,karanlıkları,aydınlık yapsalar olmazmı?

banner19

banner26