banner17

Tasavvufun doğu batı mistisizmiyle ilgisi yok!

Roger Garaudy’nin ‘İslam ve İnsanlığın Geleceği’ kitabı kaynağını Kur’an ve sünnetten alıyor..

Tasavvufun doğu batı mistisizmiyle ilgisi yok!

 

Bir zaman akademisyenlik de yapan ünlü düşünür, siyasetçi, aktivist Roger Garaudy’nin İslam ve İnsanlığın Geleceği isimli eserinin merkezini teşkil eder bu cümle. Komünist ideolojinin içinde yüksek görevlerde bulunan ve gerek o zamanki çevresinde gerekse de İslam’la müşerref olmasından sonra ideolojik, siyasi ve düşünsel eserler ortaya koyan Garaudy, eserlerine konu ettiği tüm bu zihinsel faaliyetlerin merkezinde ve bir parçası olarak hayatını sürdürmüştür. Bundan dolayıdır ki nihai noktası olan İslam’ın tüm kurum ve kavramlarla olan münasebetini de çok daha iyi bir gözlem ve tahlille okuruna sunabilmiştir.Roger Garaudy

Garaudy, hem günlük yaşantımızın kavram kargaşasına bir merhem niteliği taşıyan, Kur’an ve sünnet ışığında ördüğü ve örneklendirdiği eserleriyle, hem de tarihî olay ve isimler etrafında örneklendirme ve açıklamalarla meseleleri somutlaştırmaya çalışıyor.

İslam ve İnsanlığın Geleceği’nde ayetleri merkeze alarak yazılarını vücuda getiren Garaudy, namaz, oruç, hac, zekat gibi birer ilmihal konusu olan ‘şart’ları güncel bir yorumla ele almış; samimiyet, kardeşlik, yardımlaşma ve birliğin altını da bu ‘şart’larla koyu renklerle yeniden çizmiştir.

Tasavvufun kaynağı Kur’an’dır

İçtihad meselesi ve Gazali etrafındaki tartışma ve tenkitler Garaudy tarafından da ele alınmış ve Muhammed İkbal, Reşid Rıza, Abduh, Afgani gibi isimlerden hareketle içtihad konusunu yorumlamaya çalışmış.

Garaudy’nin eserinde yorumlamaya çalıştığı bir diğer konu ise her zaman güncelliğini koruyan bir konu olan “manevi hayat ve tasavvuf” bahsidir. Yazar bu konuyu da ayrıntılı olarak ele alır. Müslümanlar arasında tasavvuf düşüncesinin ortaya çıkmasında Asya ve Batı mistisizmiyle ilgili bir durumun söz konusu olmadığını ve bunların aynı kökten gelmediklerini dile getiren yazar, tasavvufun kaynağı olarak yüce kitabımız Kur’an’ı gösterir. Kudsi hadisler ve tasavvufî düşüncenin öncülerinden örneklerle bu düşüncesini pekiştirmeye çalışır.

İslam’ın şahlanışı kusursuz iman edişle sağlanacaktır

Kitabın şüphesiz en önemli bölümü de İslam’ın yeni bir yayılışının nasıl olması gerektiği ve hâlihazırdaki İslamî çalışmaların sorunlarının ve eksiklerinin neler olduğunun tartışıldığı bölümdür. Burada tartışılan ve dünyanın birçok bölgesinden örneklerle izah edilmeye çalışılan konu, günlük meseleler ve insanlara yapılan davetteki sorunların çözüm ve cevaplanması konusunda yaşanan sorunlardır.

Roger GaraudyBilim, teknik ve akıl, gelişme düzeyi, ekonomi, bankacılık sistemi, kapitalizm ve sosyalizm tehlikesi, sınıf mücadeleleri ve sistemlerin iflası, kurumlar ve kavramların yeniden ihya ve inşası, İslam’da hürriyet ve her daim tartışılıp, çokça çarpıtılan kadın gibi konular eleştirinin yanında yeni çözüm önerileriyle ele alınıyor kitapta.

Kusursuz bir iman edişle…

Yazar İslam’ın doğuş yıllarındaki o kusursuz canlılığın, sadece kuru ayin biçimindeki şeklî ibadetlerle değil, kaynaklara dönmekle bugün tekrar sağlanabileceğini dile getiriyor. Ve İslam’ın şahlanışının yeniden, ancak, kusursuz bir iman edişle mümkün olabileceğini belirtiyor.

İslam ve insanlığın geleceği, İslam’a davet prensiplerinin yeni bir yöntem ile dünyaya açılımının sağlanabilmesiyle en yüksek mertebede garanti altına alınabilecektir. Yüce kitabımızın seçili bazı bölümlerinin tekrar edilmesiyle değil, onun yeniden okunarak ve günümüz problemlerine çözümler aranarak hayatımızı onarıcı kılmamız düşüncesi yazarın dünyayı ve İslam’ı algılamasındaki genel perspektifin ortaya çıkmasını sağlayacak en güçlü referans noktasını teşkil eder. Ancak bu yöntemle İslam’da mevcut olan yayılma gücü ortaya çıkarılabilecektir.

 

Yavuz Ertürk bahsetti

Güncelleme Tarihi: 12 Mayıs 2016, 15:32
YORUM EKLE
banner8

banner20