banner17

Tasavvuf tarihi için bir giriş kitabı

Otoriteler nezdinde yaygın ve makul görüşe göre ‘sûfi’ kelimesi yün anlamına gelen ‘sûf’ kelimesinden türetilmiştir. Renksiz kaba yünden yapılmış elbise giymek kibri örten tevazu kisvesi olarak görülmüştür. Mehmet Sözbilir yazdı.

Tasavvuf tarihi için bir giriş kitabı

Tasavvuf Hz. Peygamber (sas) zamanından itibaren başlayan sûfi geleneğin ilerleyen yıllarda sistematikleştirilmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Tasavvufi geleneğin temel iki kaynağı Kur’an ve sünnettir.[1] Sûfi gelenek üzerine terminoloji üzerinden yapılan yorumlar farklılıklar arz etmektedir. Klasik metinlerde yapılan terminolojik yorumlardan bazıları şöyledir:

1. Duruluk ve temizlik anlamına gelen “safâ” ve “safvet” kelimesi;

2. Allah Teâla’nın huzurunda ilk safta olmalarına binâen “es-saffu’l evvel” terkibi;

3. Hz. Peygamber’in (a.s.) Ashâb/Ehlu’s-suffe’sinin “suffe” lafzı;

4. Yün anlamına gelen “Sûf” kelimesi.[2]

Bu görüşlerden otoriteler nezdinde yaygın ve makul görüşe göre tasavvuf erbâbı kimselere söylenilen ‘sûfi’ kelimesi yün anlamına gelen ‘sûf’ kelimesinden türetilmiştir.

Renksiz kaba yünden yapılmış elbise giymek o devirlerde günahlardan pişmanlığın bir alameti olmakla birlikte çeşitli görüşlere göre de kibri örten tevazu kisvesi olarak görülmüştür.[3]

Sahabeler ile aktarıla gelen tövbe kapısı ve tevazu kisvesi bu gelenek ‘fıkıh, tefsir, kelam vb zahiri ilimler gibi tasavvuf ilmi de Hicri 2 ve 3. yüzyılda teşekkül etmiştir.[4]

Yaklaşık 13 asırdır İslam dünyasında varlığını sürdüren, buna ek olarak hayatın pek çok alanında da belirleyici rol alan bu sûfi akımın; tasavvufun, gelişim seyrinin sistematik bir şekilde ele alınmasının yanında çeşitli tasniflerle de açık ve net bir perspektif sunuluyor Prof. Dr. Osman Türer Ana Hatlarıyla Tasavvuf Tarihi kitabında. Kitap Ataç Yayınlarından çıkmış.

Tasavvuf tarihi alanında yazılan birçok eserin aksine yazar, kitapta tekrara düşmekten kaçınmaya özen gösteriyor. Eseri alanında verilen diğer yapıtlardan ayıran önemli etmenlerden biri de kullanılan yalın ve akıcı dilin yanında yer yer geçiş dili olarak akademik yaklaşımın ve akademik dilin kullanımlarında dahi akıcılığın kaybolmadan sağlanabilmesidir.

Sade ve akıcı bir dil

Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere eserin önemli bir kısmında tasavvuf tarihi okuyucuya ana hatlarıyla sunulurken tasavvufun en önemli dinamiklerinden olan tarikatların, müşterek unsurları olan insanî, fiilî, fikrî, maddî unsurlarının yanında tasavvuf ilminin gayesi ve konusu yine sade ve akıcı bir dille anlatılıyor.

Konu ile ilgili bugüne kadar yoğun biçimde gelen tartışmaları da göz ardı etmeyen ancak aynı zamanda da eserin ana ekseninin dışına çıkmamaya özen gösteren yazar, sade bir dille düşüncelerini ortaya koyarken tartışma konusu alanları içeren önemli kaynaklara (H. Ziya, Ülken İslam Düşüncesi; Mustafa Kara, Tasavvuf ve Tarikatlar Tarihi; Süleyman Ateş, İslam Tasavvufu vb) yaptığı atıflarla da görüşlerini pekiştiriyor.

Tarikatların müşterek unsurlarının anlatımında kullanılan yöntembilimin ayet, hadis ve siyerden kesitlerle desteklenmesi de yoğun ve kapsamlı geçmesi beklenen bir başlığın özümsenmesinde okuyucu açısından faydalı olmakta, tasavvufi geleneğin kaynağını okuyucunun dâhil olacağı aktif bir yorumlama faaliyetiyle zihinlere sunmaktadır.

Çalışmada dipnot olarak verilen eserlerin tamamının, alanın rehber kaynakları olması, eserin yoğun bir çalışmanın ürünü olduğunu anlamamıza yardımcı oluyor. Bunun yanı sıra, rehber kaynakların kullanımındaki yoğunluk yazarın temel eserlerle konuya dair ‘ana hatlarıyla bir öz sunma’ gayretinin neticesi olarak da değerlendirilebilir.

Sonuç olarak eser tasavvuf tarihi yoğunluklu bir içeriğe sahip olsa da tasavvufa dair müşterek unsurların, gayenin, konunun akıcı bir dille sunulmasından dolayı tasavvufa giriş kitabı olarak okunabilir. Bunun yanı sıra tasavvuf tarihine dair yoğun ve akıcı içeriği ile başlangıç eserlerine dair okumaları destekler ve tamamlar nitelikte de bir kitap olduğunu söyleyebiliriz.

Osman Türer, Ana Hatlarıyla Tasavvuf Tarihi, Ataç Yayınları.

Mehmet Sözbilir

 

Güncelleme Tarihi: 04 Aralık 2018, 10:20
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Muhammet Eren Durmuş
Muhammet Eren Durmuş - 3 hafta Önce

Bu güzel eserle bizi tanıştıran Mehmet Sözbilir beye teşekkür ediyorum.

banner8

banner20