banner17

Tarih okumanın bir adabı var!

Tarih okumak güzeldir. Fakat güzellik ancak 'Tarih Adab-ı Muaşereti'ne uygun okumalar yaptığımızda ortaya çıkar. Peki, tarih okumanın edebi nedir?

Tarih okumanın bir adabı var!

İktisat Tarihi ve Toplum, Sabri OrmanTarih okumanın bir bedeli olmalı 

Tarih okumak güzeldir. Fakat güzellik ancak “Tarih Adab-ı Muaşereti”ne uygun okumalar yaptığımızda ortaya çıkar. Peki, tarih okumanın edebi nedir? Bu sorunun cevabı Sabri Orman’ın İktisat Tarih ve Toplum kitabında verilmiş. “Tarih İlmihali” şeklinde soyut bir tanıma haiz olan kitap, tarihle muamelede bulunmanın “Adabı Muaşereti” denebilecek genel kaideler içeriyor. İktisadi düşünceye ilgi duyanların ve İslam iktisadi düşünce tarihinin seyrini öğrenmek isteyenlerin tarih ve ahlak kitaplarına kadar uzanacak yolculuğa çıkmadan önce okumaları gerektiğine inandığım kitap, yolculuğun genel kaidelerini günlük hayattan örnekler vererek açıklamış.

Sanırım kitabın en güzel yönlerinden biri de bu. Futbol oyununun kuralları bağlamında açıklanan tarihin sosyal hayata yansımalarından tutun da hikâyenin nasıl yazılması gerektiğine kadar birçok farklı açılım sağlayacak nitelikte bir özelliğe sahip. Bu durum kitabın interdisipliner olmasının sonucu ve iktisat tarih ve toplum ilişkisinin anlaşılmasını kolaylaştırıyor. Tarih İlmihali, Tarih Muhasebesi ve Adab-ı Muaşereti, Türkiye’nin Modernleşme Tecrübesine Genel Bir Bakış, Kuran ve İktisat, İslam Uygarlığında İktisadi Düşünce gibi başlıklara sahip olan kitapta bahsi geçen konular farklı boyutlarıyla ele alınmış.  

Aslolan "edeb"

Kitap tarih okumalarının “Adab-ı Muaşereti”nin nasıl olması gerektiği ile başlıyor. Bu konuda şahsımın da kitabı okuyana kadar böylesi bir edepten haberdar olmadığını söylemek isterim. Ne oluyor bu edebe sahip olmayınca?  Ya zaferlere bakıp “Aaa ne güzel!” diyoruz, yahut mağlubiyetlere bakıp “Aaa ne çirkin” şeklinde yorumlar yapıyoruz. Tarihin, edeple gelenin lütufla döndüğü çok katmanlı bir yapısı var. Tarih okuyanlar da ancak edebi kadar lütufa mazhar oluyor. Ne yazık ki tarihten şimdiye, lütuf namına pek bir şey ulaşmadı, bu da tarihe yaklaşımda edebin bilinmemesinden kaynaklanıyor olsa gerek.  

Tarihten faydalanmanın yolları

Tarih, ya her zaman övünülecek bir geçmiş zaman tadı, yahut aşağılanacak bir başarısızlıklar yumağı olarak görüldüğünden tarihimizden optimum faydanın elde edilebildiğini pek söyleyemeyiz.  Tarihten tam olarak nasıl ve hangi alanlarda yararlanılabileceği konusunda da pek bilgi sahibi olduğumuz söylenemez. Kitapta, Sosyal Bir Girdi Olarak Tarih, Entelektüel Bir Girdi Olarak Tarih, Ekonomik Bir Girdi Olarak Tarih başlıkları altında tarihten nasıl yararlanılabileceğinin esasları belirlenmiş. 200 küsur yıllık Amerika’nın Hollywood aracılığıyla oluşturduğu sermayenin, sinema filmlerinde işlenen temalardan birisi olan tarih ve ona yaklaşma usulüne uygun davranan bir toplum neticesinde oluştuğu gerçeğine karşın, elinin altında büyük bir tarihi birikimi olan fakat ondan faydalanamayan bir toplumla karşı karşıyayız kabilinden saptamalar kitabın bu başlıklar altındaki içeriği alakalı bilgiler vermesi açısından yeterli olur sanıyorum.  

İktisadi Düşünce Tarihinin İslami Kaynakları başlığını taşıyan bölüm; İslam iktisadının ana kaynaklarına inilmesi, onun anlamlı bir bütün halinde şimdiye kadar değerlendirilerek düşünce tarihinin oluşturulması ve neticede özgün iktisat teorilerinin ortaya çıkarılmasına ön ayak olabileceği için önem taşıyor.  

Artık yok mu?

Ne yazık ki kitabın baskısı yapılmıyormuş. Sahaf sahaf dolaştım. Ümidimi kesmiştim ki bir sahafa internet aracılığıyla sipariş verip, kitabı aldım. Bulmak pek kolay değil. Böylesi kıymetli bir kitabın raflarda yerini alması temennimiz. Tarih okumanın edebini öğrenmeye muhtacız… 

 

Yunus Emre Özsaray müebbed edeb, dedi 

 

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2016, 11:05
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20