Tanpınar'ı Bir de Böyle Okuyalım: Hep Aynı Boşluk

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın gazetelerde, dergilerde kalmış yazılarının bin bir emek verilerek bir araya getirilmesinden oluşuyor 'Hep Aynı Boşluk'. Sedat Palut yazdı.

Tanpınar'ı Bir de Böyle Okuyalım: Hep Aynı Boşluk

Ahmet Hamdi Tanpınar, XX. yüzyılın önemli edebiyatçılarından biri. Ne yazık ki o da ömründe kıymeti bilinmeyenlerden. Anılarında buna çoğu kez değinmiştir. Tanpınar, yazdıklarının yeterli karşılık görmediğini sadece günlüklerinde değil köşe yazılarında da dile getirmiştir.

İlginç bir hayat hikâyesi vardır Tanpınar’ın. Hayat hikâyesini rahmetli Orhan Okay üstadımız, “Bir Hülya Adamının Romanı: Ahmet Hamdi Tanpınar” adlı eserinde çok güzel dile getirmişti.

Yazıma mevzu olan kitap Tanpınar’ın gazetelerde, dergilerde kalmış yazılarının bin bir emek verilerek bir araya getirilmesinden oluşan Hep Aynı Boşluk adlı kitaptır. Dergah Yayınları arasından çıkan eseri Erol Gökşen hazırlamış. Gökşen, yolu kütüphaneye düşen birçok insanın şikâyeti gibi arşivlerin dağınık olmasından yakınmış kitabın önsözünde. İnci Enginün de giriş kısmında, “Elimizdeki bu kitap Tanpınar’ın hâlâ kitaplarına girmemiş, keşfedilmeyi bekleyen yazılarının da bulunduğu son derlemedir.” (S.6) diye belirtmiş.

Kütüphanelerin taranmasından kim bilir daha neler çıkacaktır…

Necip Fazıl’ın oyununa dair söyledikleri

Erol Gökşen, Hep Aynı Boşluk adlı kitabı on ayrı başlığa ayırmış: Edebiyat, Estetik ve Plastik Sanatlar, Medeniyetler ve Zihniyetler, Toplumsal ve İktisadi Hayat, İnsana Dair, Siyaset ve Siyaset Adamları, Mektuplar, Anketler, Röportajlar.

En başta şunu söylemeliyim ki Tanpınar’ın edebiyata dair yazılarında romanlarındaki lezzeti bulmak mümkündür. Tanpınar’ın edebiyat yazılarında öne çıkan bir unsur var. Tanpınar geleneksel kültürün modernleşme ile harmanlanması gerektiğini düşünen bir yazar. Bu sebeple Tanzimat’ı ve bu dönem yazarlarını ciddi derecede eleştiri yağmuruna tutuyor. Tanpınar, Tanzimat’ın içinde bize ait bir düşüncenin olmadığı görüşünde ve bu durumu inşa edenlerin içinde bir Türk filozofunun olmadığını hatırlatıyor. Tanzimat’ın bizi, kendimize uzaklaştırdığını iddia ediyor. “Edebiyatımıza deneme ve eleştiri gibi Batılı türleri ilk sokan Namık Kemal, arkadaşı Recaizade Ekrem ve çevrelerinde oluşan/gelişen genç ekol, her fırsatta eski şiirin imaj sistemi ile alay etmekteydi.” (S.43)

Tanpınar, aynı bugünkü gibi geleneksel kültüre sırtını dönen yazarların kısa sürede kaybolacağını, unutulacağını düşünüyor. Kitabında bu konuyla ilgili örnekler veriyor. Bu geleneksel yapıya dair, hakkında bir eleştiri yazısı yazdığı Necip Fazıl Kısakürek’in “Tohum” adlı oyununa değiniyor. Tanpınar, Kısakürek’in diyalektiğin kuvvetinden çok etkilendiğini ve “bize unuttuğumuz bir tarafı, ruhu hatırlattığını” (S.83) belirtiyor.

Darbeyi öven Tanpınar

Kitabın okuru şaşırtan kısımlarından birisi Ahmet Hamdi Tanpınar’ın siyasete dair paylaştıklarıdır. Tanpınar, bir dönem CHP milletvekilliği yapmıştı. Siyaset yazılarında bunun etkisini görmek mümkün. Tanpınar, DP iktidarını şöyle eleştiriyor: “On senedir katil saltanatlarının icraatı, paramızı ve milli hayatımızı temelinden sarsan suiistimaller, Anayasa dışı hareketler, milli serveti milli itibarla beraber yıkan ve bizi milletlerarası camialarda o kadar değişik bir çehre ile tanıtan 6-7 Eylül faciası, bütün o darmadağın, sonuçsuz ve faydasız, oy avcısı ve sade israf, sözde kalkınma…” (S. 285) Tanpınar, konu siyaset olunca dilindeki estetiği kaybedip bir politikacı olarak iktidarı eleştirmiş. Fakat şunu belirtmekte fayda var. Tanpınar, dönem eleştirisini yaparken farkında olarak ya da olmayarak demokratik sistemden uzaklaşmıştır. “Hakikaten bu idare, bir devlet idaresi olmaktan çoktan çıkmıştı. O Augias’ın ahırları idi. Ordumuzun uyanıklığı ve iyi niyetiyle bu şenaatten, bu taaffünden milletimizi kurtardı,” (S.288) diyerek 1960 darbesini övmüştür.

Erol Gökşen’in hazırladığı Hep Aynı Boşluk, gerçek Tanpınar’ı tanımak için oldukça önemli bir eser. Derleme bir kitap olmanın ötesinde olan eser, Tanpınar’ın çok yönlü taraflarını edebi bir lezzetle okumak isteyenlere tavsiyemdir.

Hep Aynı Boşluk, haz. Erol Gökşen, Dergah Yayınları

Sedat Palut

sedat.palut @ gmail.com

Güncelleme Tarihi: 28 Kasım 2018, 17:15
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13