Şuurumuza Dokunmaya Devam Ediyor Şiirleriyle

Abdülbaki Kömür'ün, 'Bir Yolcudan Arda Kalan' ismini verdiği kitabında bize bir mazi yolculuğu yaptırışına tanıklık ediyoruz. Ân oluyor hüzünleniyor ân oluyor coşuyoruz. Yavuz Ertürk yazdı.

Şuurumuza Dokunmaya Devam Ediyor Şiirleriyle

90’ların başlarından itibaren hem grup çalışmaları hem de kişisel müzik çalışmalarıyla onlarca albüme katkıda bulunmuştu Abdülbaki Kömür; solist, vokalist, söz yazarlığı ve besteleriyle. Bu katkıların her biri şüphesiz çok değerliydi, ancak yazdığı sözler ve yaptığı besteler unutulacak türden değildi: “Ey Şehit”, “Şehide Ağıt”, “Şehadet Uykusu”, “Deli Rüzgar”, “Yiğit”…

Abdülbaki Kömür’ü diğer sanatçı ağabeyler gibi “unutulmazlar” arasına koyan şey ise samimiyeti ve muvaffakiyeti idi belki. “Gökkuşağı”, “Yalnızlığın Şarkısı” ya da “Son Kuşlar”ı dinlerken, gülden bir naiflikle dinlenmenin zirvesini yaşıyorduk ve halen de bunu yaşıyoruz. “Dağlarda Kardeşlerim Var” kaseti ise mümin bir sanatçının haykırışı, yumruğu, cihadıdır adeta.

Eğitimci yönüyle de müzik çalışmalarıyla da iz bıraktı, bırakıyor

Çoğu insanın konuşmaya dahi cesaret edemediği dönemlerde bant tiyatroları ve ilk kaset çalışmaları ile çalındı kulaklarımıza radyo frekanslarından. İnananların sesi ve soluğu olmuştu o. Zor dönemlerde samimi olarak müzik yapma gayesi içerisindeki bir avuç Müslümandan biri olarak.

Ezgiler, marşlar, oyunlar, şiir albümleriyle beraber, gençlerin gönlünü kazanma yolunda uzun süre eğitimci yönüyle de güzel çalışmalarını işitmiş ve duymuştuk. Bugün o güzel çalışmalarına devam ediyor.

Samimiyetin sesi, tevazuun ezgisi, naifliğin güftesi, Müslümanca vakarın nefesidir Abdülbaki Kömür. Kendi ezgi ve şiir albümüne koyduğu eserleriyle beraber, diğer sanatçı ağabeylerle paylaştığı eserlerinden müteşekkil bir şiir kitabıyla selamlıyor şimdi de dinleyici ve okurlarını Kömür. “Bir Yolcudan Arda Kalan” ismini verdiği kitabında sanatçının bize bir mazi yolculuğu yaptırışına tanıklık ediyoruz. Ân oluyor hüzünleniyor ân oluyor coşuyoruz.

Sivaslı oluşunun da bir sonucu olmalı, âşık tarzı şiirleri biraz daha ön plana çıkıyor diyebiliriz. Çok eskilerden beri bildiğimiz, dinlediğimiz “Devran”, “Bende Konaklar”, “Dinmez Ahım”, “Yiğit” gibi eserlerinde bunu görebilmekteyiz. Yunus’un dili karşılıyor bazen bizi. Bazen Karac'oğlan çıkageliyor. Bazı şiirlerde ise ikisinin ortak dili var sanki önümüzde. “Vuslat” şiiri bunun güzel bir örneğidir:

Seyyah oldum, vardım dost dergâhına,

Sordular “Yol nere?”, “Canadır.” dedim.

“Eyvallah, memleket neresi ya hu?”

Lisan-ı hâl ile “Dünyadır.” dedim.

Şehadet özel bir yere sahip bu eserlerde

Abdülbaki Kömür’ün hissi yoğunluğu yüksek şiirlerinin yanı sıra, inancının ve yaşantısının yansımalarını da okuma fırsatı yakalıyoruz kitapta. Yaşadığı hayatın derin izleri yansıyor şiirlere. Yaşlarımız itibariyle tam olarak kavrayamamış olsak da çok fazla dinlediğimiz darbe dönemleri, inananların üzerinde yükselen baskılar, kayıplar yer ediniyor kendilerine Abdülbaki Kömür şiirlerinde ve diğer eserlerinde. Şehitlik, şehadet ve tanıklıklar ise daha özel bir yere sahip bu şiir ve serlerde: “Yüreğimizin heyecanla çarptığı meydanlarda/ Hâlâ duruyor seslerimiz.”

Şuurumuza dokunmaya devam et şiirlerinle

Şiirin farklı şekillerinde eserler var kitapta. Dörtlük, beyit ve serbest vezinle yazılmış şiirler. Bizden biri olarak yaşayan, müziğini kaygılarıyla yapan bir sanatçı olarak yazıyor şiirlerini de.

Yazımızı Ömer Karaoğlu’nun takdim yazısından bir bölümle noktalamış olalım: “Şuurumuza dokunmaya devam et şiirlerinle. Devam et ki neyi kaybettiğimizi biraz daha hatırlayabilelim. Senin söylediğin gibi ‘Namlunun ucunda, zamanın ve arzın tam kavşağında olduğumuzu…’ görebilelim diye.”

Abdülbaki Kömür, Bir Yolcudan Arda Kalan, Tahlil Yayınları

Yavuz Ertürk

Güncelleme Tarihi: 05 Aralık 2018, 13:59
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Fatih Pala
Fatih Pala - 2 yıl Önce

Abdülbaki Kömür üstadın bu kitabından bîhaber idim. Bu haber vesilesiyle bihaberliğim gidiverdi.En kısa vakitte almak ve deryasına dalmak bize hak oldu.

banner19

banner13