Şule Yayınları dört yapraklı bir yonca ile okuru selamladı

Şule Yayınları'ndan Dünya Bizim okurları için seçtiğimiz farklı türlerde yayınlanmış dört kitabı dikkatinize sunuyoruz.

Şule Yayınları dört yapraklı bir yonca ile okuru selamladı

Müstear Adresler-Deneme

Hüseyin Su

Hangi şehre, hangi kasabaya gidilirse gidilsin, mutlaka ilk uğranılması gereken yerler, ilk önce ve hiç tereddüt etmeden çalınacak kapılar, oradaki kitabevleri, dergi büroları, kültür ve düşünce evleri ya da “merkez insan”ların kişisel büroları ve evleri olmuştur. Herkesin hem çok iyi bildiği hem de mutlaka en güzel şekilde karşılanıp ağırlanacağından emin olduğu en sağlam adreslerdir bu müstear adreslerin hepsi de.

Müstear Adresler, Hüseyin Su’nun kişisel tarihine not düşerken edebiyat dünyamızın yakın geçmişine de ışık tutuyor. Unutulmayan mekânlar, Âkif Emre, Nuri Pakdil gibi unutulmayan kişilerle örülü kaleler olarak zamanın yıkıcılığına meydan okuyor.

İlmek Hatası-Öykü

Yasemin Yıldız

Annem, ölümün varlığının bu dünyadaki en güzel şey olduğunu söyler dururdu fakat yaşım ilerlemesine rağmen ne demek istediğini bir türlü anlayamadım. Belki de denizleri, dağları, çölleri görmediğinden böyle konuşurdu. Poyrazı camdan sarkıttığı vücudu kadar hisseden biri, başka ne düşünebilirdi ki. Belki de her zaman olduğu gibi doğruyu konuşur, ben onun söylemek istediklerine akıl sır erdiremezdim.

İlmek Hatası, yazarını edebiyat dünyasına taşırken okurunu da yirmi üç öykü vadisinde unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor. Yasemin Yıldız’ın gördüğü şeyi derinleştirme ve yeniden yorumlama başarısı, öyküleri katman katman zenginleştiriyor. Bu yolculukta anlatıcının ve elbette okurun en büyük rehberi, bir annenin bilgece yorumları.

Astronot Gamzesi-Şiir

Ahmet Akarsu

Demir parmaklarında duyduğun sarkaç, gitgide ne kadar benziyor yüzüne ki rüyan

-Da tepsi

-De kano, bir çamur gülüş

-Tür yarılan, gibi akan şehir de

Hasılı kemik küreklerin, yüklenir yorgunluğunu

Şehrinin

Ağaç diplerinden!

Telli Dastar-Öykü

Ünzile Akkan

İhtiyar, pencerede yoktu. Perdenin arkasına saklandığını düşündüm. Yarı açık camı yavaşça ittim. Yoktu. Duvardaki resmini gördüm önce. Küflü çerçeveden sızan nem, resmi sarartıp geriye buruşuk bir yüz bırakmıştı. Saçı, yüzü, hatta gözleri net değildi. Odadaki her şey gibi resim de eskimişti. Tavandan sallanan karanlık ampul kendini aydınlatabiliyordu sadece. Eşyaları ve bizi nasıl öldüreceğini seçmişti ihtiyar. Her şeyin üstünde bir hâkimiyeti vardı ve gülümseyerek çürütüyordu bizi.

Bacalardan gökyüzüne yükselen kirli dumanlar, yarı karanlık evler, meraklı ve tedirgin mahalleliler, ağaçların tepesinde kanat çırpan telaşlı kuşlar ve öykülerdeki kahramanların arasına birer gölge gibi sokulan yabancılar... Telli Dastar, satırlarında taşıdığı esrarın okuyucu tarafından çözülmesini düşleyen hikayelerle dolu.

Yayın Tarihi: 19 Ocak 2021 Salı 18:15 Güncelleme Tarihi: 19 Ocak 2021, 18:37
banner25
YORUM EKLE

banner26