banner17

Sözünün eri adamlar nerde?

Mehmet Akif'e kulak kesilmek lazım ama daha çok Akif'e kulak kesilmeli!

Sözünün eri adamlar nerde?

Akçağ Yayınları’nın “Edebiyatımızın Zirvesindekiler” dizisinden bir kitap var. Kazım Yetiş imzasıyla. Zor günlerin “iman dolu göğsü”nden bir şeyler hatırlatmak, bilinmeyeninden bahsetmek, edebî yönünü gönlündeki edebten alan bir şair/yazar/Hakk ve halk sevdalısı bir Müslümanın yaşadıkları ve yazdıklarından bir şeyler sunuyor kitap.Mehmet Akif Ersoy

Akif kimdi? Akif'e göre edebiyat neydi? Akif kâmil insan kişiliğiyle Türk geçmişine nasıl bir iz bıraktı? Edebiyat anlayışı neydi? Marşı, Leyla'sı, Bülbül’ü, Gece'si, Secde'si... Akif kimdi ahir ömürde? Tüm bunları başlıklar halinde ele alan yazar kitapta altı çizilesi bilgilere yer vermiş. Anayasanın değiştirilemeyecek maddeleri arasında olan marşın şairi, edeb, tevazu ve elbette Hakk sevdalısı Akif'in hayatından notlar düşmüş. Halkı bilinçlendirmeyi, birlikçiliği ve Hakk birliğini savunmayı kendisine görev edinmiş olan Akif'in incinmiş gönlüne en büyük ilhamı olan yaşadıklarından bahsediliyor kitapta.

Akif okumak hep utandırıyor beni

Yaşadığı dönemin şartlarının olgunlaşmamış olması Akif'in bakış açısını olgunlaştırmıştır. En büyük ilhamı acıları olan şaire ''şair'' demek kesmiyor beni. Bir gönül büyüğüne şair demek kesmiyor. Hakk sevdası, halk sevdası, vatan aşkı derken ömrünü şiirleştiren bir üstadın baktığı yerden bakabilmek isterim hayata. Çanakkale'ye onun baktığı yerden bakmak, akıp giden boğaza düğümlenip kalmak, kalbinin sıkıştığı yerde kıstırmak kalbimi, Akif gibi hüzünlenmek şehitlere, Akif gibi cesaretlenmek medeniyet karşısında... Layık olmaya az biraz yaklaşmak isterdim. Elimin altında bilumum kâğıt, kalem, klavye, internet vesaire dururken öylece, sosyal ve kültürlü bir yazar olmaktan bu kadar gözüm korkarken, o dönemde bunu yapmakta hiç zorlanmayan Akif'in yazma aşkı beni yazdıklarımdan utandırdı kitabı okuyunca.

Ecdad bilincinin çok olmadığı gençlerden biri olduğumdandır belki, belki az Akif okuduğumdandır, az naif olduğumdan... Kitapta anlatılan edebiyat âşığını idol edinemeyecek kadar kendimin farkında olduğumdandır. Akif okumak hep utandırıyor beni. Her yaptığımdan, yazdığımdan, bastığım toprağa ''toprak deyip geçtiğimde'' yaşadığım o geçici vicdan azabından utandırıyor. Sırf bunun için bile okunmaya başlanmalı belki de Akif. Gözü pek bir ecdadın gözü aç bir nesile anlatacağı çok şey vardır çünkü.

Çanakkale’ye gidip artistik poz verenler

Akif gibi inleyen satırlar yazan bir yaşanmışlığın üzerinden asırlar da geçse, kalbi sızlatışı yadsınamaz. Gizli emperyalizm, açık kapitalizm, kısmen soykırım, kısmen aykırımsı bir temayül... Hepsini iliklerine kadar yaşayan gençleriz bizler. Göz göre göre kapıldığımız akımlara karşı gelmeye korkmaktan ziyade üşendiğimiz bir asrın çocuklarıyız biz. Tek dişi kalan canavarlarız o dişine saplanıp kalmış bedenlerimiz. Tek de olsa var bir dişi, onsuz yapamayız dediğimiz bir asrın çocukları. Çanakkale'ye okul gezileriyle katılıp, cephanelikler önünde, top üstünde pozlar verip zafer işaretleri yaparız.

Kan rengi kızıl deryaya dönen boğazda vatan diyerek ''Hakk birliğine'' şahit olanların, can verenlerin yattığı toprakta ''atam'' diyerek inleyemeyecek kadar meşgul ve sarhoşuz doğrusu. Hatıra fotoğrafları, anahtarlıklarıyla döneriz biz Çanakkale'den. Seyit Onbaşı'nın kuş tüyü yastık kaldırır gibi mermi kaldırdığını varsayar, ''eskiden zaten insanlar iri yarıymış, onlar yapar abicim'' diyerek sıradanlaştırırız olan biteni. Oysa o dönemi yaşamış Akif'in satırları o ''Boğaz harbi''nden başka türlü bahseder. Bilsek, içimiz sızlar pozlar verirken. Oturur, şehitlerimize hayırlı bir ecdad olduğumuzu duyurmak üzere dualar ederiz. Karşımızda zırhlı namertler olsa biz ne yapardık?

Mehmed Akif ErsoyAkif gibi düşünseydik…

Bu vatanı aynı şekilde koruyacak iman ve aşk bizde de mevcut mu? diye düşünürdük. Belki hafiften okşardı başımızı bir şehit. Bir Mehmet, bir Ali, bir Mustafa geçerdi yanımızdan. Akif gibi görseydik, Akif gibi düşünseydik bizim de içimizde zuhur ederdi bir vatan aşkı. Biz de medeniyetin getirdiklerine ''getiri''ler diye değil bizden bir şeyler ''götürenler'' diye bakardık.

Neyse kitaba döneyim. Kitapta bahsedilen Akif, özündeki Müslümanı hayatında da yaşayan, nizam sahibi bir şairdi. Peygamber mirası olan sünneti imajına yerleştirmiş ve Onu örnek almıştır. Bir misalle buna şahit olabiliyoruz. Midhat Cemal'in anlattığı bir hadiseden açıkça anlayabiliriz Akif'in taşıdığı hassasiyeti. ''Meşrutiyetin ilk seneleri, bir cuma, adam boyu kar yağdı. O gün Akif'in haz etmediği şeyler işlemedi: Araba, tramvay, şimendifer ve vapur... Çapa'daki bizim eve o gün sütçü, ekmekçi gibi adamlar bile gelmediler. Öğle yemeğinden sonra biz hâlâ ekmekçiyi beklerken nihayet kapı çaldı; fakat Akif Bey gelmişti! Bıyığının yarısı donmuştu. Şaşırdım. Nasıl geldiğini merak ettim: ‘Beylerbeyi'nden nasılsa Beşiktaş'a bir vapur işlemişti.’ ‘Bu kadar mı?’ dedim. Tabii ki bu kadardı. Ve tabii ki Beşiktaş'tan Çapa'ya işleyen bir vapur yoktu; ancak bunu sormaya da lüzum yoktu; çünkü Beşiktaş'tan Çapa'ya bu havada insanlar yürüyerek de gelirdi. Bu karda, tipide yaya yürünülen mesafeye ben şaştıkça Akif de benim hayretime şaşıyordu: ‘Gelmemem için kar, tipi kafi değil, vefat etmem lazımdı. Çünkü geleceğim diye söz vermiştim.’”

 

 

Öznur Balık, başta kendisi olmak üzere tüm nesil için ecdad bilinci diledi

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2016, 12:21
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
kadirşinas
kadirşinas - 8 yıl Önce

kazım yetiş'in yeni kitabını bilmem ama yazıda resmi olan "bir mustarip mehmet akif" başlıklı kitabı, mehmet akif'in öyle herkes tarafından bilindiği gibi islamcı değil milliyetçi bir şair olduğunu ispatlamak için yazılmıştır. kazım yetiş özellikle derslerinde de bu yönüne vurgu yaparak akif'i düşünce planında yahya kemal'in yanında bir yerlere, milliyetçi muhafazar bir çizgiye oturtmaya çalışır. kendince bu tespiti fevkalade orjinaldir.

...
... - 8 yıl Önce

Milliyetçi ama nasıl milliyetçi. Kökeni İslama dayanan bir milliyetçilik yapmıştır. Akif, Şirazlı şair için "Sadi, o bizim şarkımızın ruh-u kemali der. Asırlarca medreselerde okutulan, mısraları hafızaları süsleyen hakim" der. Umarım şimdi biraz daha anlayabiliyorsunuzdur Akif`i.

F.C.
F.C. - 8 yıl Önce

Fikri ile zikri bir olan buyuk dimag: AKIF...

banner8

banner19

banner20