banner17

Siz hangi tip okur grubuna giriyorsunuz?

Ali Büyükçapar’ın ‘Kitap Pusulası’ adlı eseri, birçok açıdan ilkleri barındırması bakımından da önemli bir çalışma..

Siz hangi tip okur grubuna giriyorsunuz?

 

‘Kültür’ kavramına dair esaslı yazılar kaleme alan anlı şanlı yazarların varlığı karşısında, acaba, sözümona ‘avam’ takımının refleksi ne yönde gelişim göstermiştir? “Refleks” diyorum çünkü kültür, omurgalı bir rahatlığın esiri halinde halka karşı nakıslığı, kültür adamlığı pozuna bürünerek bir aşağılama vesilesi sayılacak hamleyi beraberinde getiriyorsa esas sıkıntı orada başlamış demektir. Yani sözde kümülatif bir ayrımı ifade eden kültür, aydın-halk ilişkisinde ayrıştırıcı bir mesele olarak sunuluyor ise durumu yeniden göz geçirmek gerektiği kanısındayım.

Türk edebiyatının bu doğrultuda kaleme getirdiği eserlerini yeniden hatırlamak gerekirse, ‘aydın’ tipolojisinin çok farklı boyutlarda çizilmiş olduğunu görüyoruz. Örneğin, pek meşhur roman karakterlerimizden biri olan Yaban’daki Ahmet Celâl, yabancılaşmış bir aydını temsil ederken, hemen hemen aynı zihnî kuşanmışlık içinde bulunan Kemal Tahir’in Yorgun Savaşçı’sındaki Doktor Münür’ü, kendi gerçeklerine hor ve hakir bakan ve bu gerçekleri acımasızca eleştiren bir aydın portresi sunar. Aynı şekilde Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur’da çizdiği Mümtaz karakteriyle, toplumsal sorumluluk yanında, tuhaftır ki estet birey arasında bir çözüm arayışı sunma çabasındaki aydını işler.

Yine Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar romanındaki Selim Işık isimli kahramanı da, içine sıkışmış olduğu küçük burjuva düzeninde, aydın bir birey olmaktan çok, salt birey olmak ve toplumsal düzen içinde bu ‘anlayışsız’ halk ile yaşamak gibi bir çatışmayı yaşayan aydın tipini gözler önüne serer. Yani hepsinde de verilmek istenen mesaj gayet açıktır; halkın geliştirdiği, özünden yeni bir dünya kurduğu kültür sözel nosyonlarla, vurgularla devam etse bile, -ki öyledir de-, bu anlayışın karşısına çıkmaya cesaret edebilmiş yüksek kültür ise mutlaka bilimsel teorilerden hareketle belirmelidir.Ali Büyükçapar, Kitap Pusulası

İyi de, devrimler sonrasının Türkiye’sinde, rahmet kapıları tümden kapatılan, çağdaşlık, muassırîyet, aydınlanma adına ne varsa Avrupa tarzı bir tekelciliği zihin kodu olarak halka dikte ettiren bu zalim ve baskıcı, totaliter paradigma acaba hangi kitapların okunmasını halka salık vermektedir? Bu sorunun cevabını henüz bulabilmiş değilim. Ancak, Hasan Âli Yücel’le başlayan klasiklerin, ömrünü tamamlayan komplo teorileri karşısında sisteme payanda olabilecek, Kemalist azgınlığı halk nezdinde içselleştirecek yazarlara göz kırptığı herkesin malûmu. Fakat esas soru şu olmalıydı aslında: Halk kimi, neyi, nasıl okumalıdır?

Okuru bilinçli tercihlere zorlayıcı ‘tavsiye’lere yer veriyor

Ali Büyükçapar’ın yayınlandığı yıllarda hemen hiç ses getirmediği hâlde, işin erbabı tarafından didik didik edilen çalışması Kitap Pusulası, “Çalışma ve Okumada Temel Prensipler - Kitap Tavsiyeleri” alt başlığı altında; bilgi, okuma alışkanlığı, okumanın kolaylıkları, okuma basamakları, okuyucu tipleri, okumada mevsimlerin önemi, farklı metinleri okuma becerileri kazanma teknikleri ve kitap tavsiyelerini içeriyor. Bu kadar değil elbette.

Yaptığım bir araştırmada, ‘kitap tavsiyesi’ türünden kitapların henüz düşünülmediği, ‘keşfedilmediği’ bir zaman dilimi içerisinde yayınlanan bu türün ilk kitapları arasında yer alıyor. Fakat kitabın basmakalıp bir uzantının ürünü olarak değil, bilakis yazarın yaşanmışlıklar üzerinden edinmiş olduğu tecrübeler ışığında hazırlandığını görmek için büyük tecrübeler gerekmiyor. Özellikle ilmî çalışmanın şartları, iyi bir okumanın nasıl gerçekleşebileceği ve “ne okumalı” sorusunun maddeler hâlinde ele alındığı çalışmanın, temel dayanağını İslâm inancı ve kültürünün Makyavelist bir dünya karşısında alabileceği pozisyona dair örgütleyici, okuru bilinçli tercihlere zorlayıcı ‘tavsiye’lere yer veriyor olması dikkat çeken ayrıntılar.

Ali Büyükçapar okur tiplerini 7 ayrı gruba ayırmış

Ali Büyükçapar, bir eğitimci-yazar olarak Kitap Pusulası’nı kaleme alırken, okur tiplerini “romantik”, “gerçekçi”, “entelektüel”, “estetik”, “ideolojik”, “hasta” ve “öğrenci” tipi olmak üzere yedi ayrı grupta değerlendiriyor. Elbette yazar, okumanın fizikî boyutunu sağlayan mekân, aydınlatma, okunan metnin özellikleri, okuma malzemelerinin hazırlığı, zaman seçimi, gürültü, zihinsel haz, ihtiyaç, ilginin okuma eylemi üzerindeki etkilerini sıralarken, bir taraftan da okumadan elde edilen verimin doğru okuma biçimi ile artırılacağını dile getiriyor.

Ali Büyükçapar, Kitap Pusulası“Ne okumalı” başlığı altında Büyükçapar’ın, Türkiye’de kitabın serüvenine aftta bulunarak bir geri bildirimde bulunması ve bu bildirimin günümüze etkileri konusunda bir ayrımı işaretliyor olması, bir orijinallik taşıyor olması bakımından ilgi çekici. Şunları söylüyor Büyükçapar: “1923 devrimleri ile kitap alfabesi üzerinde yapılan değişikliklerin etkisi bugün bile sürmektedir. Yasak kitap devresinin psikolojik sonuçları kişiler üzerinde etkilidir. Okumaya tek taraflı yaklaşım hâliyle Müslümanlık ve onun kültür değerlerinin yok sayılması büyük verim kaybına neden olmuştur.”

Kitap Pusulası’nda, ‘kitap listesi’nin belirli bir düzey göz önünde bulundurularak hazırlanmış olduğunu görüyoruz. Hayatın hemen her alanında sözlü kültürden yazılı kültüre doğru yolculuğa başlayan bir düşüncenin, anlayışın, tavsiye usulüyle yeniden hayata tutunma çabası göstermesi sevindirici olduğu kadar ilginç de. İlginç çünkü, mevcut müfredat doğrultusunda bugün lise, hatta üniversite mezunu bir gencin yaklaşık onbeş yıllık kelime dağarcığı ile ilim tahsiline devam etmesi, bu doğrultuda yazar olması, hadi bunlar bir tarafa, henüz bir önceki kuşakla anlaşabilmesi ne mümkün! İdeolojilerin yedeğinde gelişen bir eğitim stratejisinin ve bu hedefe doğru hizmet eden Kemalist zorbalığın sözümona özgür bireyler yerine tasmalı, halkalı köleler arzuluyor olması, demokratik ve sağlıklı bir bakış açısını gölgede bırakmış olması noktasında üzücü bir durum oluşturuyor.

Bu noktada Ali Büyükçapar’ın hazırlamış olduğu, kendi alanında ilkleri barındıran, Kitap Pusulası – “Çalışma ve Okumada Temel Prensipler - Kitap Tavsiyeleri” isimli çalışma, öyle sanıyorum ki yazarının inisiyatifi ve gayretiyle yeniden ele alınmalı ve yeni baskısı ilgili yayınevince mutlaka gerçekleştirilmelidir.

 

Arif Akçalı dikkat çekti

Güncelleme Tarihi: 12 Mayıs 2016, 16:06
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20