banner17

Sırp Edebiyatından Bir Kütüphane Fantastiği

Sırp yazar Zoran Zivkovic’e 2003 yılında Dünya Fantezi Ödülü’nü kazandıran 'Başka Zaman Kütüphaneleri', kitap tutkunlarının çevresinde işlenen, iç içe geçmiş altı öyküye yer veriyor. Bu altı öykünün her birinin içinde metafizik bazı olaylar da yer alıyor. Mikail Türker Bal yazdı.

Sırp Edebiyatından Bir Kütüphane Fantastiği

Kütüphaneler kitap tutkunları için her zaman büyüleyici gelir, adeta içinde kaybolmak istenir. Kitap raflarının içlerinde ne gibi hazineler sakladığını düşünerek heyecanlanmak, her biri ile uzun zamandır tanışıyormuşçasına selam vermek, tek tek tanışmaya çalışmak, onlarla konuşmak ve o benzersiz kokularıyla iletişime geçmek…

Başka Zaman Kütüphaneleri” bir kitap fuarında çıktı karşıma. Kitabın isminden önce yazarın adı dikkatimi çekmeyi başardı. Balkan edebiyatı üzerine çalıştığım için yazarın bir Sırp olduğunu görünce kitapla ilgilenmeye başladım. Ancak kitabın ismini okuyunca bu sefer kitaba karşı merakım daha da arttı. Başka Zaman Kütüphaneleri isimli kitabı alıp birkaç gün içinde bitirdiğim zaman kendimi yeniden aynı stantta buldum. Kitapta yer alan fantastik öykülerin etkisi ile yazarın varsa diğer kitaplarını da almak için geldiğimde yayınevinin editörü ile hoş bir muhabbete başlamıştık bile.

Metafizik olaylarla yüklü altı “kütüphane” öyküsü

Sırp yazar Zoran Zivkovic’e 2003 yılında Dünya Fantezi Ödülü’nü kazandıran “Başka Zaman Kütüphaneleri”, kitap tutkunlarının çevresinde işlenen, iç içe geçmiş altı öyküye yer veriyor. “Kitaplara ne kadar çok yer verirseniz verin, asla yetinmezler. Önce, duvarları işgal ederler. Ardından adım attıkları her yeri işgal etmeye başlarlar.” diyen yazar Zivkoviç, 1948 yılında Yugoslavya’nın (bugünkü Sırbistan’ın) başkenti Belgrad’da doğmuş. 1973 yılında Belgrad Üniversitesi Filoloji Fakültesi’nde edebiyat kuramlı genel edebiyat bölümünden mezun olan yazar, yine aynı okulda 1979 yılında yüksek lisansını ve 1982 yılında da doktorasını tamamlamış.

Başka Zaman Kütüphaneleri kitabında, birbirinden bağımsız altı öykünün her birinin içinde metafizik bazı olaylar yer alıyor. Sanal Kütüphane isimli ilk öyküde, gelecekte baskısı yapılmış olan kitaplarını, posta kutusuna spam olarak gelen sanal bir kütüphanenin reklamını merak ederek sanal kütüphaneye girince fark eden yazarın hikâyesi anlatılıyor. Ev Kütüphanesi isimli öykü, posta kutusunu boşalttıkça dünya edebiyatı isminde bir ansiklopedinin ciltlerinin geldiğine şahit olan bir yazarın hikâyesidir. Gelen ciltlerin hepsini evine taşıyarak küçük evine dünya edebiyatını nasıl sığdırdığını okuyoruz. Gece Kütüphanesi ise gerçekten ilham verici bir öyküdür. Geceleri açık olan bir kütüphaneyi anlatır. Ancak bu kütüphanenin kitapları, her okurun kendi hayatıdır.

Cehennem Kütüphanesi, kitap okumayı sevmeyen suçlulara kitap okuma cezası verilerek adeta cehennem yaşatan bir başka öyküdür. En Küçük Kütüphane, dünyadaki bütün kitapların her açıp kapamada başka bir kitap olarak okunabildiği eski bir kitabın hikâyesidir. Son olarak ise Soylu Kütüphane isimli öykü yer almakta. Öyküde, eski bir kitabı kütüphanesine yakıştıramayan, bu kitaptan bir türlü kurtulmayı başaramayan bir okurun öyküsü anlatılıyor. Ancak bu öykü aslında yazarın tüm kitabını anlattığı, biraz da mütevazılığının yansıması olan bir öykü.

Artık kütüphanelere ve kitaplara karşı farklı bir gözle bakacaksınız

Kütüphanelerin hayatımızdan bu kadar uzaklaştığı bir dönemde kitaplar ve kütüphaneler hakkında böylesine sıra dışı öykülerin yazılmış olması sevindirici. Ancak bu kütüphaneler başka kütüphane… Kahramanlarımız; gizemli mekânlar ve kitaplar… Yazarın hayal gücü bazen bir kitaba koca bir kütüphane sığdırıyorken bazen de sanal bir kütüphanede henüz yazılmamış kitaplarını bulduruyor. Bazen posta kutusuna görünmez bir el tarafından sürekli kitap bırakıldığına şahit oluyorsunuz ve ara ara da gizemli şahısları olayların içinde görebiliyorsunuz.

Kitaplar ve kütüphaneler hakkında yazılmış başarılı postmodern fantezi öykülerin bir kitapta toplanıp okura sunulması ile bu başarılı kitaba kavuşmuş oluyoruz. Kitabı okuduktan sonra artık kütüphanelere ve kitaplara karşı farklı bir gözle bakacağımız kesin. Kim bilir belki kitapların içinde bizler de farklı olaylar yaşayabiliriz. Aslında belki de yaşadığımız sırlı olaylar olmuştur ve oluyordur da. Ancak bunları görmeyi başarmak için hadiseleri iyi okumak gerekir. Yazar, aslında zaman zaman bu tarz serüvenlerin iyi okurlar tarafından yaşadığını anlattığı bu öykülerin içine fantezi katarak sıra dışı öyküler haline getirmiş. En Küçük Kütüphane isimli öyküsünde yaşlı kitap satıcısı ile kahraman arasındaki şu küçük diyalog aslında bizlere gizli bir mesaj veriyor.

Yaşlı adam:

“Sen yazarsın değil mi?” dedi fısıldayarak, nefesi düzeldikten sonra.

“O da mı suratımdan okunuyor?” diye sordum, alçak bir sesle.

Önce cevap vermedi, biraz hırıltılı sesler çıkardı. “Yok, ama senin kokun var. Yazarların kokusu olur. Bir yazar yazmakta ne kadar zorlanırsa, kokusu da o kadar keskindir. Bunu bilmiyor muydun?”

Yazarların kokusu olduğu gibi iyi kitapların da kokusu vardır elbette. Haydi! Belki bir sahafta belki de bir Başka Zaman Kütüphanesi’nde karşımıza çıkacak kitapların izini sürmeye…

 

Mikail Türker Bal

Güncelleme Tarihi: 19 Nisan 2018, 12:17
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20