banner17

Sıradan Olayların Büyük Hikayeleri ve Turuncu Bir Ölüm

Emine Batar son öykü kitabı 'Turuncu Ölüm'de isim olarak ölümle karayı değil, turuncuyu yan yana getiriyor. İlk bakışta uyumsuz gözükse de öyküleri okudukça hiç de öyle olmadığını görüyoruz. Çünkü kitaptaki öykülerde ölüm en güzel, umuda en yakın haliyle resmediliyor. İsmail Isparta yazdı.

Sıradan Olayların Büyük Hikayeleri ve Turuncu Bir Ölüm

Kara kelimesi kara gün, kara baht, kara talih örneklerinde olduğu gibi başına geldiği kelimeye olumsuz anlam yükler. Bu yüzden ölüm, renkler içinde karanlığı ve umutsuzluğu çağrıştırdığı için karayla özdeşleşmiştir. Emine Batar son öykü kitabına isim olarak ölümle karayı değil, turuncuyu yan yana getiriyor. İlk bakışta uyumsuz gözükse de öyküleri okudukça hiç de öyle olmadığını görüyoruz. Çünkü kitaptaki öykülerde ölüm en güzel, umuda en yakın haliyle resmediliyor. Örneğin “Suç Ve…” öyküsünde oğlunun ölümü üzerine acılı anne ve baba arasında geçen şu diyalogda olduğu gibi:

“Ölürken güzeldi,” dedim.

“Ama sen yaşarken bile çirkinsin.”

“İkimiz de çirkiniz. Çünkü o ikimizden önce öldü.”

Dünyada ölümden gayrısı yalan

Uzayan Gölgeler (2014), Düğün Daveti (2015) ve Islıkla Çağrılan (2016) adlı kitapları bulunan yazarın dördüncü öykü kitabı Turuncu Ölüm. Kitap Yas, Tanık, Kör Bakış, Güz Rüzgârı ve Gece Çırpınması olarak dört bölümden oluşuyor ve yukarıda değindiğimiz gibi ölüm öykülerin başat öğesi. Ölümle zorunlu olarak bir nevi akrabalık kuran öykü kişileri, kendilerini çepeçevre saran ölümden başka bir şeye sahip değiller. Okuyucunun da öyküleri okudukça zihninde şu kelimeler canlanıyor: Dünyada ölümden gayrısı yalan.

Ayrıca aile bireyleri arasında yaşanan kopukluklar, kırgınlıklar, mutsuzluk ve umutsuzlukların da hikâyelerde işlenen konular arasında olduğunu söyleyebiliriz.

Okudukça derinleşen bir sadelik

Emine Batar, diğer öykü kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da klasik öykü anlayışından yana tavır takınıyor. Bu nedenle biçimi fazla zorlamadan anlatacağı konuya odaklanıyor ve okuyucunun dikkatini orada toplamaya çalışıyor. Ayrıca öyküleri klasik öykülerde olduğu gibi giriş - gelişme - sonuç sıralamasına uygun olarak şekilleniyor. Gevezelik yapmadan, lafı eğip bükmeden ele aldığı konuyu en sade haliyle anlatıyor. Ancak bu sadeliğin sığ bir sadelik değil; okudukça derinleşen, yeni yeni anlamlar üreten bir sadelik olduğunu belirtmemiz gerekir.

Sıradan olayları büyük hikâyelere dönüştürüyor

Kitaptaki on üç öykünün ilki olan “Yas”ta bir annenin oğlunun ölümünün ardından hissettikleri hikâye edilmiş. Yani ele alınan, birçok hikâye ve romanda anlatılmış bir olayın benzeri. Yazar, olayı dramatize etmeden, hissi davranmadan, olanı olduğu gibi anlatarak birçok kez ele alınan bu olaya kendi rengini vurmayı başarıyor. Ayrıca okuyucuyu da dışta bırakmıyor. Hikâyeyi okurken aile bireylerinin acısına biz de ortak oluyoruz. Hikâyenin sonlarına doğru dozu iyice artırılan hüzün, hikâye anlatıcısı olan kardeşin kendini turuncu ölümün kollarına bırakmasıyla sona eriyor. Yani yazar diğer hikâyelerinde olduğu gibi bu hikâyesinde de başlarken açtığı pergelin ucunu finalde kapatarak hikâyelerini açık uçlu bırakmıyor.

Yazar hikâyelerinde oldukça sade ve kederli bir dil kullanıyor. Ayrıca bu tür öykülerin en büyük handikapı olan yapmacıklığa da düşmüyor. Okuyucuya “hadi be sen de” dedirtmiyor. Okuyucunun da hikâyeye dâhil olması için dolduracağı küçük boşluklar bırakıyor. Ayrıca “Nasıl da dardı. Yüreği geniş oğlunun mezarı” örneğinde olduğu gibi yazarın satır aralarında şiire de göz kırptığına şahit oluyoruz.

Özetleyecek olursak Emine Batar bu kitabında daha damıtılmış dili, sürükleyici anlatımı ve sağlam kurgusuyla hikâyelerini bir basamak daha yukarı taşıyor. Bu şekilde sıradan olayları büyük hikâyelere dönüştürüyor. Modern öykünün getirdiği birçok imkâna yüz vermese de elindeki malzemeyle güzel ürünler ortaya koyuyor ve ileride daha güzel ürünler vereceğinin sinyalini veriyor. Okuyucular olarak bize de bu ürünlerden faydalanmak kalıyor.

 

İsmail Isparta

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 16:00
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20