Sıradaki festival ötücü kuşlardan…

"Ötücü Kuşlar Festivali sanki baharın gelişini kutlamak için Mayıs ayında çıkmış gibiydi. Tesadüf ya da tevafuk, ismine ne dersiniz, bilemiyorum fakat güzel bir denk geliş olduğu kanaatindeyim. Palavracı Kelebek ile Bahar ve Kelebekler şeklinde iki bölüme ayrılan kitap on öyküden oluşmaktadır." Hümeyra Dutar yazdı.

Sıradaki festival ötücü kuşlardan…

2021 yılı Mayıs ayında Timaş İlkgenç’ten çıkan Abdullah Harmancı’nın üçüncü çocuk öykü kitabını heyecanla bekleyen küçük dostlarının olduğunu duyuyor, görüyor, biliyordum. Bu heyecanlı bekleyişten nasibini alan sadece küçük kitap kurtları değildi tabii ki. Abdullah Harmancı’yı öyküleriyle tanıyan okurları, öğrencileri, edebiyat camiasındaki dostları, eğitimciler ya da çocuklarıyla birlikte okumayı seven ebeveynler… Hepsi bu renkli festivalin atan kalbi olmak istiyordu. Ötücü Kuşlar Festivali ’nden hemen önce çıkan Aynalı Baba ile Raci’yi konuşmak için yapılan İlk Genç Kitap Kulübü Okur-Yazar Buluşması’na kitabı okuyup çok beğenen bir eğitimci olarak katılmak istedim. Çocuklara ve çocuk edebiyatına olan ilgimle birlikte çocukların kitabı okuyup yorumlamaları, üzerine düşünüp soru sormalarını hayranlıkla izlerken kendimi buldum. Bu coşkulu bekleyişi Okur-Yazar Buluşması’nda çok derinden hissettiğim için bu satırları rahatça yazabiliyorum. Okur-Yazar Buluşması’ndan hemen sonra sosyal medyada çocukların Ötücü Kuşlar Festivali ’ni okuyup paylaşmaları, yorumlar yaparak kitap tavsiyesi videoları çekmeleri de bu heyecanın kanıtı sayılabilir. Burada biraz çocukların duygularından bahsetmek istedim. Çünkü Abdullah Harmancı’nın çocuk edebiyatı alanında da eğlendiren, düşündüren, sorgulatan, meraklandıran eserler ortaya koyduğunu gördüm.

Ötücü Kuşlar Festivali sanki baharın gelişini kutlamak için Mayıs ayında çıkmış gibiydi. Tesadüf ya da tevafuk, ismine ne dersiniz, bilemiyorum fakat güzel bir denk geliş olduğu kanaatindeyim. Palavracı Kelebek ile Bahar ve Kelebekler şeklinde iki bölüme ayrılan kitap on öyküden oluşmaktadır.

Abdullah Harmancı Palavracı Kelebek bölümünde yer alan öykülerin genelinde kuşlara ve hayvanlara yer vermiştir. Kitabın ilk öyküsü olan Ötücü Kuşlar Festivali, bir bülbül yavrusunun kendi güzelliklerinin farkında olmayışını anlatıyor.  Kendini aramaya, bulmaya vakit bulamayanlara sesleniyor. Annesinin güzel sesini yarışmaya hazırlanırken fark eden yavrunun “Anne sen nesin?” sorusuna, anne bülbülün; “Yavrucuğum doğduğun günden beri fırsat vermedin ki anlatalım!” yanıtında bir serzeniş olduğunu hissediyorum. Bu serzenişin, sürekli acelecilik yapan, çocuklarımızın kendini bulmalarına imkân sağlamaya zaman, mekân ayıramayan bizlere olduğunu düşünüyorum. Çocuk her şeyin çok hızlı olmasını ister, bu çocuk dünyasının bir gerçeğidir fakat asıl olması gerekeni düşünmek; ebeveynlerin, öğretmenlerin, yazarların sorumluluğu… Tıpkı Abdullah Harmancı’nın bu öyküsünde üzerine düşen görevi hakkıyla yerine getirdiği gibi…

Yarışmaların, oyunların ve şampiyonlukların çocuklar için ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliriz. Kuşları ötüşüyle, avlanmasıyla, uçmasıyla yarıştıran Harmancı, “Sarı Sığırcık” öyküsünde herkesin kendine has bir özelliğinin olabileceğinden bahseder. Yarışmaların sonucunun ne olursa olsun sadece yarışmanın gerçekleştiği dönem için önemli olduğunu şu cümle ile anlatmıştır: “Her nesil kendi neslinin şampiyonlarını bilir.” Bu tümcenin çocuğu hayata hazırlayan kelimeler bütünü olduğunu düşünüyorum. Yazar, hayata kitapla hazırlanan okurların kendi hayat tecrübelerinden izler bulacağı bir öykü kaleme almıştır. “Of of, pırrrrrr” gibi yansıma sesleri de kullanarak daha canlı cümleler kuran yazar, çocuk okurlarının dil anlayışına ulaşabilmiştir.

Palavracı Kelebek’te İran edebiyatından Türk edebiyatına eserleriyle ulaşan Samet Bahrengi’nin Küçük Karabalık adlı kitabına atıfta bulunan Harmancı metinlerarasılık tekniğini çok güzel kullanmıştır. Bu öyküde özellikle macera seven çocuklara hitap etmiştir. Ayrıca büyükler için yazdığı öykülerde de Konya’nın edebiyata aktarılmasına büyük önem verir. Harmancı, “Palavracı Kelebek” ve “Deli Han” öykülerinde de Konya’yı unutmamıştır. Palavracı Kelebek öyküsünde gezip görülebilecek önemli turistik bir mekândan bahsetmiştir. Burası benim de gezip görmekten hoşlandığım bir yer olan “Tropikal Kelebek Bahçesi”dir. Bu öyküde, renk renk, çeşit çeşit kelebeklerin cümbüşünü seyreden anne kelebeğe önderlik yapan yavru kelebek ve cesaretini ön plana çıkmıştır. Önemli olan, ömrün süresinden ziyade niteliği değil midir? Kelebekler, cıvıl cıvıl renkler ve çoğu şeye cesareti olmayanlar, yani birçoğumuz; bu sorunun cevabını merak etmiyor muyuz?

Yazar, “Deli Han” öyküsünde de keşif ve tarih seven çocukları Konya’da bulunan Anadolu Selçuklu Dönemi’nden kalma Zazadın Hanlığı ile buluşturmuştur. Masal anlatıcısı bir dedenin gözünden çağımız çocuklarının telefona bakışını sergilemiştir. Eskiyle yeniyi öyküde bu kadar güzel bir araya getiren Harmancı, alt metinde hem zamana ayak uydurup hem de eskinin güzelliklerinden bahsetmiştir. Ayrıca burada koyu yazılan sözcük öbekleri bulunmaktadır. Bu farklılık çocukların gözünden kaçmayacaktır.

Merak unsurunun çocuk öykülerinde çok önemli bir yeri vardır. Bıcırıklar ve Yalnız Kadın öyküsünü okuyan okurların hem merak edip hem de merak ettiği konu üzerinde çeşitli yorumlar yapabileceği bir bölüm vardır. Buna aile sırrı kavramını da ekleyen yazar, bir sırrın çok merak edilse de sır olarak kalması gerektiğini anlatmıştır.

Rüzgâr ve Çiçekler bölümünün ilk öyküsü olan Kuşeyri’nin Kızıl Tüyü bilgin Kuşeyri’nin kızıl bir ata olan sevgisini işlemiştir. Türk toplumu için İslamiyet öncesi dönemlerden bu yana hem âlimlerin hem de atların önemi herkes tarafından bilinir. Masal tadında olan bu öyküde kültür aktarımıyla birlikte kızıl bir atın ve sahibinin dillere destan sevgisini okuyoruz. Öyküyü okurken kızıl, şahane bir at canlandı benim gözümde. Harmancı’nın çocukların hayal dünyasına da yer ayıran cümleleri bu öyküde olduğu gibi diğer öykülerinde de yer almaktadır.

İkinci bölüme adını veren “Rüzgâr ve Çiçekler” öyküsü doğa olaylarına birlik olup karşı koyamayan çiçeklerin konuşmalarıyla aktarılır. Uykuda olan evin hanımının uykudan uyanmasıyla biten öykünün ucu açık bırakılmıştır. Rüya mı, gerçek mi sorusunun sorulmasını isteyen yazar bunun cevabını da okurlarına bırakmıştır. “Demeye kalmadan Rüzgâr, sanki dev bir parantez işaretinin bir köşesinden binmiş ve diğer köşesine kadar kaymış gibi harika bir kavis çizdi.” cümlesiyle bir noktalama işaretinin şeklinden yapılan benzetme Harmancı’nın hayal dünyasının çocuklara hitap ettiğini göstermektedir. Ayrıca bu öyküde Konya’ya ait bir söyleme yer vermiştir. “Hanım olmayı bilemediler. Haspalarım…” Konyalıların okurken gülümseyeceği bir cümleyi öykülerine almış olması da yaşadığı toplumu iyi süzen ve aktarabilen bir yazar olduğunu göstermiştir.

Artık modern dünyamızda robotların veya insan yapımı makinelerin çok büyük bir yeri vardır. Yazar, Ay Dede’nin bir uyduya âşık olması ve kavuşmalarıyla daha güzel ışıldamaya başlaması sonucu bizim robotlarla, makinelerle içe içe yaşadığımızı hatırlatmıştır. Ayrıca Ay Dede’nin çocuklar için önemli bir yerinin olduğunun farkında olan Harmancı çocuk gerçekliğini dikkate aldığını Ay Döner Güneş Döner öyküsüyle hissettirmiştir.  Ay Dede’yi ninnilerde, çocuk şarkılarında çok fazla görürken bir çocuk öykü kitabında bulmak hem ilginç hem de hoş. Çünkü Ay Dede 0-6 yaş grubundan sonra çocukların hayatından bıçakla kesip ayırdığımız bir metafor.

Yazar, bizim için korkutucu olan kavramın -simetrinin- Narin ile Nazik öyküsünde eğlenceli olabileceğini göstermiştir. Normalde simetri kelimesini duyunca çoğumuzun yüzümüzü buruşturarak kaçtığını görebiliriz. Yazar, farklı bakış açısıyla simetriyi güzelleştirip okura sunmuştur. Aslında karakter isimlerinde de simetriyi hissettiren Harmancı, ayrılmaz ikili diyebileceğimiz karakterlere yeni arkadaşlar edindirerek öykünün akışını değiştirmiştir.

“Baretta Baretta”nın İkinci Hayatı kitabın son öyküsüdür. Karetta karettaları öyküye dâhil eden yazar, bir inşaat işçisinin sosyal medya paylaşımıyla çok kısa sürede milyonlara ulaşabileceğini anlatmıştır. Harmancı, bu olayın gerçek hayatta olma olasılığının çok yüksek bir ihtimal olduğunu biz okurlara anlatmaya çalışırken “ânı yaşa” kavramına alt metinde dikkat çektiğini göstermiştir. “Carpe diem”, Ölü Ozanlar Derneği filminde yıllar önce geçen anlamlı bir kelime iken sosyal medyanın etkisiyle bilinir olması da ayrı bir ironidir. Yazar, ânı sosyal medya ile değil, ânı ânda yaşamak gerek, diyor öykünün sonunda okurlarına. Hatta bu, Harmancı’nın net cümlelerle ana fikre yer verdiği öyküsüdür.

Öykülerin geneline bakacak olursak Ötücü Kuşlar Festivali’nde çocuk edebiyatının mihenk taşı çocuğa görelik ilkesine dikkat edildiğini görüyoruz. Yazarın dilinin sade, anlaşılır olması, üslubunun akıcılığıyla birleşince estetik bir zevk veriyor. Harmancı’nın çiçeklere, doğaya, bahara olan hayranlığını bu öykülerde çok iyi hissediyoruz. Dil işçiliğinin hakkını veren yazar, konu işçiliğini de arka plana atmıyor. Bu işçilikler birleşince öykülerin hayal dünyasına yansıması ismi gibi festival havasında oluyor. Üstenci bir üslupla değil, çocuklara bir dost edasıyla verilen mesajların dikkat çekmemesi mümkün değil. Yani yazar, öğüt veren bir hoca değil, kitap dostlarıyla cümlelerde buluşan bir arkadaş olmayı tercih ediyor.

Son olarak bu anlatıların resimlerle aktarılması çocuk edebiyatının olmazsa olmazlarındandır. Ötücü Kuşlar Festivali’nde her öyküden önce bir resim bulunur. Bu görsellere bakan okurun kafasında olay örgüsü ile ilgili birçok tahmin oluşabilir. Çocuğun görsel yorumlama kabiliyetine destek olan bu çizimler yazarın üç çocuk kitabını da resimleyen Sibel Büyük’ün eseridir. Harmancı’nın çocuk öykü kitaplarını okurken çok farklı dünyalara giden okurlarından biriyim. Öykülerde eğlendirerek edebî zevk verdiğini de rahatlıkla söyleyebilirim. Salgın sürecinde festivalleri, baharı, kuşları, çiçekleri evden takip ettiğimiz için kitabın isminin güzelliğine tekrar dikkat çekmek isterim. Festival tadında öyküleriyle bu süreci eğlenerek geçirmemizi sağladığı için diğer eserlerini merakla bekliyoruz.

Hümeyra Dutar

Yayın Tarihi: 07 Ağustos 2021 Cumartesi 15:00 Güncelleme Tarihi: 02 Eylül 2021, 15:22
banner25
YORUM EKLE

banner26