Sır olan mevzulara dahi ustalıkla değinilmiş

Seyyid Ahmed Rıfâî-Hayatı ve Eserleri kitabında, biyografik bilgilerin yanında Hazretin görüşleri, şiirleri, nasihatleri, duaları, çağdaşlarıyla yaptığı yazışmaları da yer alıyor. Zeynep İnan yazdı..

Sır olan mevzulara dahi ustalıkla değinilmiş

 

Eser bir çeviri çalışması. Çeviriye esas alınan, Iraklı Yûnus eş-Şeyh İbrahim es-Samarrâî’nin es-Seyyid Ahmed er-Rıfâî/Hayâtuhû ve Âsâruhu isimli Arapça eserinin ikinci baskısı. Tercüme Prof. Doç. Dr. Münir Atalar’a ait. İlk harf Yayınevi’nden çıkan eser 182 sayfa. Yine İlk Harf Yayınevi’nden çıkan Abdulkerim Cîlî’nin Muhammedî Sıfatlarda İlâhi Kemâller isimli eserinde olduğu gibi Seyyid Ahmed Rıfâî-Hayatı ve Eserleri’nin, okumayı kolaylaştıran zarif sayfa düzenlemesine de İrfan Güngörür imza atmış.

İçeriği ile fiziki hacmi ters orantılı olan bu minyon görünümlü eserde Rıfâilik ve Ahmed er-Rıfâî hakkında tahmin edeceğinizden fazla miktarda bilgiye ulaşıyorsunuz. Prof. Atalar’ın bu noktada okuyucusundan bir ricası var; sadece Rıfâîliğin değil tüm tarikatların iyi tanınması! Çalışmasının pek çok yerinde bu konuya farklı açılardan yaklaşarak temas ediyor.

Öyle tahmin ediyorum ki, pek çoğumuzun aklına Ahmed er-Rıfâî dendiği vakit ilk olarak Hazreti Resulullah’ın kabrinden uzattığı elini öpüşü gelir. Bu belki de kerametin üzerimizde ne denli tesirli olduğunun bir göstergesidir. Kitapta keramet konusu çok hoş bir denge üzerinde işleniyor. İstenen, kerameti ne olduğu yerden aşağı çekmek, ne yukarı çıkartmak! Zira cümle âlemde tek Mutlak Fail varken kerameti isme izafe etmenin kişiyi şirklerin en büyüne taşıyacağı anlatılıyor.

“Sana olan güvenimizi gerçek yap”

Seyyid Ahmed er-Rıfâî hakkında yer alan biyografik bilgilerin yanı sıra kitapta Hazretin görüşleri, şiirleri, nasihatleri, duaları, çağdaşlarıyla yaptığı yazışmaları da yer alıyor. Hazretin “Ey Allah’m…” diyerek başladığı uzun duasında yer alan “sana olan güvenimizi gerçek yap” ifadesi şahsen beni çok etkiledi ve düşündürdü. Zaten kitapta, dil ile ikrarın kalp ile tasdik edilmemiş hali üzerinde enine boyuna duruluyor. Bunun gibi, eserde kişiyi yakalayıp düşünce deryasına salan çok sayıda ifade var. Okurken gayriihtiyari sık sık ayracınızı sayfaların arasına koyup başınızı kaldırıyor ve düşünmeye başlıyorsunuz. Kendi kendini sindirten bir kitap diyebiliriz.

Tasavvufa özel merakı olanların “er-Rıfâî Tarikatının Esasları” başlıklı altı sayfalık kısa bölümü son derece dikkatle okumalarını tavsiye ederim. Öyle ki burada yer alan on beş maddenin her biri aslında başlı başına bir kitap konusu.

Kitabın bir özelliği de, aslında ciddi manada sır olan mevzulara büyük bir ustalıkla değinilmesi. Bu, hedef kitleyi geniş tutmanın bir sorumluluğu olsa gerek. Zira farklı ilmî düzeydeki okuyucunun bir kısmını sarsmadan, bir kısmını aç bırakmadan anlatmak cidden zor olsa gerek. Eserde bu, büyük bir ustalıkla gerçekleştirilmiş. Öyle ifadeler var ki aynı anda hem son derece açık hem son derece üstü kapalı! Nüansı yakalayan için yeni bir bakış açısı inşa edilirken; yakalayamayanın düşünce dünyasına zarar vermemeye itina ediliyor. Bu, Rahmeten lil Alemin’in bizlere olan merhameti değilse başka ne olabilir? Sanırım bu titizlik için en az yazar kadar çevirmene de teşekkür borçluyuz.

Zikir, bir kavuşma mıknatısıdır

Okurken öğreniyoruz ki Seyyid Ahmed er-Rıfâî’ye göre zikir, bir kavuşma mıknatısıdır. Eserde yer verilen bu tanım ile bir manada bize zikrimizin ne olduğunu kontrol ederek istikametimizi doğrultmamız tavsiye ediliyor. Bu sebeple evliyanın hayatını ve eserlerini okumak bizler için her daim kazançtır.

Ahmed er-Rıfâî gibi bir veliyi hakkıyla idrak edebilenlere ne mutlu. Kitap bittiğinde işte bunu düşündüm. Öyle ya da böyle 182 sayfa okudun dedim kendime. Elbette her satırı son derece kıymetliydi. Lakin “bir cümle söyle” dense… Hazretin şu nasihati dökülürdü dilimden: “Af sebebiyle hata etmek, cezalandırmak sebebiyle hata etmekten daha iyidir.”

Seyyid Ahmed Rıfâî-Hayatı ve Eserleri’nden sadece bu nasihat kalsa kişinin aklında, kâr olarak yetmez mi? Hele bir de akılda kalan bu hikmet hayata nüfuz etse, kurtuluşa yetmez mi sizce? Eserde daha ne tavsiyeler, ne hikmetler, ne ibretler var. Okuyalım, anlayabildiğimiz kadarıyla da hallenelim inşallah. Tavsiye ederim.

 

Zeynep İnan yazdı

Güncelleme Tarihi: 20 Mayıs 2016, 14:07
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13