Şiirin Altın Çağından

Türk şiirinin bir başlangıcından söz etmek gerekirse, hangi tarihi başlangıç noktası olarak kabul edeceğiz?..

Şiirin Altın Çağından

Türk şiirinin bir başlangıcından söz etmek gerekirse, başlangıç olarak hangi tarihi kabul edeceğiz? Doğrusunu isterseniz bu konuda kaynakların hemfikir olduğu bir nokta yok gibi...

 

Çoğu araştırmacı, başlangıç noktası olarak miladi yılların öncesine kadar gitmek gerektiğini söyler. Üniversite yıllarında Türk şiirinin ilk örneklerinin Göktürkler döneminde olduğunu görmüş, sonra da Uygurlarda daha gelişmiş bir şiir anlayışıyla şiirin gelişiminin devam ettiğini okumuştuk.

 

Bu başlangıcın ardından illaki şiirimizin bir zirve noktasının olması gerekirdi. İşte Türk şiiri için bir zirve noktadan, bir altın dönemden bahis açmak gerekirse bunun da Divan şiiri olduğunu kabul etmemiz gerekir. Sözün bin bir güzel elbiseyle sahneye çıktığı, gerek söylem güzelliği gerek yapısal güzellik olarak yüzyıllar boyunca okunduğu, dilden dile, gönülden gönüle aktarılarak bugünlere kadar ulaştığı bir şiir geleneğidir Divan şiiri.

 

Gerçi Divan şiirini Türk şiir geleneği içinde bir yere koymakta zorlanan; hatta bu şiiri halka ait olmayan, yapay bir şiir olarak gören edebiyatçılarımız da olmuştur. Kimisi bu fikirlerini ısrarla sürdürmüş, Abdulbaki Gölpınarlı gibi vicdan sahibi olanlar da Divan şiirinin büyüklüğünü kabul etmiştir.

Geleneğe köktenci bir yaklaşımla bakan Ataç gibi eleştirmenler de sadece belli şairleri sevmiş, yüceltmiştir. Hâlihazırda şiirini oluştururken Divan'dan beslenen şairler de olmuştur.

 

Divan şiirinin bu söz güzelliklerini ortaya koyan çeşitli seçkiler, antolojiler zaten mevcuttu. Yayınladığı seçkin kitaplarla Türkiye Yazarlar Birliği'nin Yılın Yayınevi [2007] ödülü verdiği Sütun Yayınlarının Ağustos 2008'de yayınladığı Şiirimizin Beyitler ve Mısralar Sözlüğü ise, bu tarz eserler içinde oldukça farklı bir yere sahip…

 

Dr. Atâ Çatıkkaş'ın hazırladığı  bu dev çalışma üç ciltten oluşuyor. Yazar, bu oldukça zahmetli çalışmaya yıllarını vermiş. Yaklaşık iki bir sayfayı bulan çalışma için yüz yirmi kadar divan taranmış, tek tek incelenmiş. A'dan Z'ye bir sıra gözetilerek Divan şiirinin "meşahiri" olan şiirlerin ilk kelimeleriyle başlanmış sözlüğe.

 

Kısa, öz ve etkileyici özellikleriyle öne çıkan bu beyit ve mısralar için birincil kaynakların [divanların] yanı sıra Divan şiiriyle ilgili araştırmalar ve kimi makaleler de gözden geçirilmiş. Eserin en büyük artısı, kendinden önce yapılan benzer çalışmaları görmesi, eksiklerini tespit etmesi ve oluşturulan eserin bunlar göz önünde bulundurularak hazırlanmış olması... 

XIII. yüzyıldan bugüne uzanan çizgide Divan şiirinin örneklerine yer verilmiş, toplamda 650 kadar şairin şiirinden mısra ya da beyitler derc edilmiştir. Çatıkkaş; eserini, aynı zamanda hocası olan Divan şiirinin usta hocalarından Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş'a ithaf etmiş.

 

Sözlükten halimizi anlatan tadımlık bir beyitle yazımızı bitirelim:

 

Destâr-ı çîresiz bana kim eyler i'tibar

Küttâb içinde her ne kadar çîre-dest isem

 

 

 

Yılmaz Yılmaz, Divan şiirine selam durdu...

Şiirimizin Beyitler ve Mısralar Sözlüğü, Dr. Atâ Çatıkkaş.

Güncelleme Tarihi: 06 Kasım 2018, 16:46
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26