Sezai Karakoç, şiirle fikrin son büyük terkibidir

Medeniyetin Burçları Derneği’nin kıymetli çalışmalarından biri de düşünce dünyamızın medeniyet burçlarını gelecek kuşaklara aktarma gayretidir. Metin Erol, derneğin çıkardığı Sezai Karakoç Kitabı üzerine yazdı.

Sezai Karakoç, şiirle fikrin son büyük terkibidir

René Guénon, medeniyetten söz etmek için evvela manevî bir ‘site’nin varlığından söz etmek gerektiğini belirtir, ‘Modern Dünyanın Bunalımı’ kitabında. Toplumlar, kendi manevî ‘site’lerini inşa edebildikleri ölçüde ‘medeniyet’ten söz etme hakkını bulacaklardır Guénon’a göre. Ancak günümüz dünyasında manevi bir ‘site’ inşa etmek pek mümkün değil. Guénon, “Modern dünya, bu adla adlandırılan her şey ve en üst düzeyde ‘medeniyet’ denilen şey, sadece bir karikatür olabilir ve hatta birçok açılardan medeniyetin tam karşıtı olur. Geleneğe karşı bir uygarlığın böyle bir ada layık olması şöyle dursun, aslında gerçek medeniyetin kesinlikle karşı tezi durumuna düşer.” diyerek bu inşanın zorluğuna işaret eder. Guénon, içinden geldiği Batı dünyasını gözlemleri neticesinde, Doğu ile temas ettikten sonra bu tespitleri yapmış. Bir yıkılışı görmüştür Guénon ve Doğu ile temas eder etmez bu harabenin yeniden inşası için kolları sıvamış, yeni inşa faaliyetinin tüm kaynaklarını İslam’dan temin ederek, yeni bir ‘site’ inşasına girişmiştir.

Bir ‘site’ yahut ‘külliye’ inşası

Guénon’un macerası Batı ve Doğu toplumlarını yakından ilgilendirmekle beraber, Anadolu coğrafyasının sahipleri için tanıdık bir maceradır. Anadolu topraklarında yaşayan bizler için bir ‘külliye’ inşası söz konusudur. Guénon, bir ‘site’ inşasından dem vurur. İnşa faaliyeti ve öz olarak birebir aynıdır aslında söz konusu olan. Burada yalnızca farklı coğrafyalara göre değişen bir mimari söz konusudur.

Bizim medeniyetimiz, son iki yüzyıl boyunca ciddi travmalar geçirmiştir. Medeniyetin ana taşıyıcısı olan ‘kuşaklar’ arasında mühim bir kopukluk ve zemin kaybı yaşanmıştır. Medeniyetimizin yeniden dirilişi, medeniyet ruhumuzun yeniden neşv ü nema bulması için pek çok yazar, şair, öykücü kolları sıvamış ve nihayetinde, yok etmediğimiz, yalnızca kaybettiğimiz duyarlılığı yeniden bulmak, medeniyetimizin o büyük külliyesini yeniden inşa etmek için nice emekler ortaya konmuştur. Bu değerli emeklerden biri de bu emekleri ortaya koyanları hayırla yâd edip, onların yapmış oldukları değerli işleri, bizlere hatırlatanlardır. İşte Medeniyetin Burçları Derneği bu hatırlatıcılığı yapan kuruluşlardan biridir.

Anadolu insanını özbenliğinden uzaklaştıran bir süreç

Başkanlığını Ali Dursun’un yaptığı Medeniyetin Burçları Derneği’nin yapmış olduğu birçok kıymetli çalışmadan biri de düşünce dünyamızın medeniyet burçlarını gelecek kuşaklara aktarma gayretidir. Bu minvalde Mehmet Akif, Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Rasim Özdenören, Erdem Bayazıd, Mehmet Akif İnan, Cahit Zarifoğlu, Nurettin Topçu, Cemil Meriç vb… pek çok kıymetli şahsiyetin yaşamları ve yaşamları boyunca yapıp-ettikleri kitaplaştırılarak, Medeniyetin Burçları Derneği tarafından okuyuculara ücretsiz dağıtılmaktadır. Bu çerçevede Mehmet Akif İnan ve Rasim Özdenören kitapları hazırlanmış. Yakın bir zamanda ise Medeniyetin Burçları & Sezai Karakoç Kitabı basılmış ve dağıtımı başlatılmış.

Böylesi bir hummalı çalışmanın gayesini, Medeniyetin Burçları Derneği başkanı Ali Dursun şu şekilde açıklar: “Medeniyetimiz, son iki yüzyıl boyunca, ‘varoluş’, ‘duyuş’, ‘düşünüş’, ‘kavrayış’ ve ‘yaşayış’ bakımından ciddi buhran / kırılma yaşamaktadır. Bu kırılmanın en önemli işaretleri; İnsan, Kainât ve Allah tasavvurlarımızla birlikte sanat, edebiyat ve bilgi burçlarında göründü… Bu kırılmanın sebebi, imparatorluğun son yüzyılını istila eden ve bir sürece dönüşen modernleşme ve batılılaşma macerasıdır…” Ali Dursun’a göre bu macera bir “zihniyet deformasyonuna” sebep olmuş ve akabinde “kimlik oluşturmadaki ısrar ve kıyıcılığı ile Batılılaşma; örtük (asıl) ve açık boyutlarıyla gündelik hayatımızı ve akletme felsefemizi bir bütün halinde belirleyecek aşamaya gelmiş ve sonuçta da Anadolu insanını kendi özbenliğiden, kültür ve medeniyet havzasından uzaklaştıran bir sürece dönüşmüştü(r).”

İş odur ki Ay’ı koruya ve kollaya

Guénon’un yakındığı ve şiddetle reddettiği modernleşme için, bizler de Ali Dursun’un işaret buyurduğu nice değerler ve hassasiyetleri yitirmişizdir. Bu sebeple Guénon ile maceramız örtüşür. Yıkım için Guénon ve Anadolu topraklarında yaşamış düşünürlerin, yazarların, şairlerin sundukları şifa da birbirinden çokta farklı değildir. Medeniyetin Burçları Derneği, kendi tasavvurunu şöyle resmeder: “İnsanoğlu, gökyüzüne bakmış ve oradaki düzeni yeryüzünde inşa etmeye çalışmış sanki. Gökyüzüne bakıp 'ay' için 'şehr' kelimesini kullanan Araplar’ın, gece, o güzelim hilalin etrafını çevreleyen yıldızlara bakıp da her birine 'burç' demesi bize hep manâlı gelmiştir. Aslolan Ay’dır elbette. 'Burç'lar onun hilal olmaktan dolunay olmaya evrilen sürecinin birer muhafızı gibidirler. Burçlar olmasa Ay, kendi başına da güzel görünecektir ama Yaradan, onu burçsuz yaratmamıştır. Ay ve burçları, göksel âlemi bize sunar. Biz de onlara bakıp yeryüzüne ilahî olanı yaşatmaya çalışırız.”

Bu hassasiyetle, kendi yetenek dairelerinde Ay’ı korumuş, kollamış, yeryüzündeki sergüzeştlerinde hep Ay’ı işaret etmeye çalışmış ve bu haseple bu toprakların burcu olmuş değerli fikir adamlarımızı, şairlerimizi, yazarlarımızı ve bu iş için emek vermiş tüm sanatçılarımızı, her geçen gün aynîleşen insanımıza aktarma gayretini gösteren Medeniyetin Burçları Derneği ciddi bir uğraş ortaya koymuştur.

Bu bağlamda Medeniyetin Burçları & Sezai Karakoç Kitabı’nı hazırlayan Ali Dursun, Sezai Karakoç ile ilgili bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı çalışmalardan birini ortaya koymak suretiyle de mühim bir görevi ifa etmiş. Medeniyetin Burçları & Sezai Karakoç Kitabı’nda, Türk şiirinin en önemli şairlerinden biri olan Karakoç’un şiir dünyasına ilişkin pek kıymetli yazılar bulunmakta. Bunun yanısıra Karakoç’un Diriliş macerası, Diriliş mimarı olarak portresi ele alınmış. Karakoç’un eserlerindeki dikkatler de farklı isimler tarafından irdelenmiş. Ali Dursun’un bibliyografyasını yazdığı ve mektup ve belgelerle bir anı albümün bulunduğu Medeniyetin Burçları & Sezai Karakoç Kitabı, kütüphanelerimiz için hacimli bir çalışma olmuş.

Medeniyet fikrinin ilk teorisyeni: Sezai Karakoç

Medeniyet kavramını farklı bir zihnî ve felsefi (hikemî) anlayışla, İslamî ve yerli bir özgünlükle değerlendiren ilk düşünür olmaktan maada medeniyet fikrinin ilk teorisyeni olan Sezai Karakoç, modernlikle ya da modern Batı tecrübesiyle özdeşleştirilen şeyin medeniyet olmadığını, medeniyet fikrini yok eden bir sürecin başlangıcı veya kendisi olduğunu söyleyen ilk düşünürümüzdür. Kendisi için bir bütünlük fikri olan medeniyeti, salt fiziki gerçekliklerle sınırlandırmayan ve buradan hareketle fizik ötesi bir alana nüfuz ederek bu alanı da ihata eden bir kozmolojik tasavvur ortaya koyan Sezai Karakoç, medeniyetimizin bir burcu olarak her daim okunması ve akıllarda tutulması gereken bir değerimizdir. Ali Dursun’un editörlüğünü yaptığı Medeniyetin Burçları & Sezai Karakoç Kitabı vesilesiyle Medeniyetin Burçları Derneği’ni canı gönülden kutlamak gerek.

Değerli yazılarıyla Medeniyetin Burçları & Sezai Karakoç Kitabı’na İsmail Sert, Rasim Özdenören, Erdem Bayazıd, Hüseyin Yorulmaz, Savaş Ş. Barkçin, Mehmet Doğan, M. Fatih Andı, Alâattin Karaca, Celal Fedai, Muhammed Hüküm, Özlem Fedai, A. Ali Ural, Ali Ayçil, Abdullah Uçman, Erdoğan Erbay, Lütfü Bergen, Hüseyin Tuncer, Münire Kevser Baş, Ejder Okumuş, Recep Duymaz, Ali Haydar Haksal, Mehmet Özger, Ahmet Sait Akçay, Ahmet Albayrak, Yüksel Kanar, Adem Polat, Beyhan Kanter, İsa Işık, Mustafa Özçelik, Nurseli Gamze Korkmaz, Bâki Asiltürk, Cevat Akkanat, Servet Şengül, Âtıf Bedir, Fatih Arslan, Mustafa Kurt, Halef Nas, Selami Alan, Zeynep Duymaz, Ahmet Şimşek, Dursun Çiçek, Hüseyin Tuncer, Canan Olpak Koç, Fazıl Gökçek, İrfan Çevik, Mustafa Karadavut, Necati Mert, Necip Tosun ve İlhan Genç katkı sağlamış.

Şiirle fikrin son büyük terkibi: Sezai Karakoç

Mehmet Doğan, ‘Medeniyetin Burçları & Sezai Karakoç Kitabı’ için kaleme aldığı yazısında, Karakoç’u, şiirle fikrin son büyük terkibi olarak niteler. Cumhuriyet’in onuncu yılında doğmuş, Cumhuriyet’in kurucusunun öldüğü yıl ilk mektebe başlamıştır Karakoç. Bu haseple Karakoç, Cumhuriyet’in tamamen yeni harflerle yetişen ilk neslinden ve Cumhuriyet’in tam nüfuz edemediği uzak taşradandır çünkü Diyarbakır’da gelmiştir dünyaya. Buradan başlamış Karakoç’un macerası ve daha sonra leylî meccanî “Haluk” adayları arasına katılmıştır Karakoç… Ortaokul yıllarında Büyük Doğu dergisini okumaya başlar. Mehmet Doğan, altını çizer bu dönemin çünkü Doğan’a göre “Büyük Doğu, o zamanlar söylenmek istenmeyen, söylenmesi mümkün olmayanın mahlâsı(dır).” “Halûk” olması isteniyorken “Âsım” olma yolunda yürümeye başlamıştır Sezai Karakoç.

Karakoç, Âkif ve Necip Fazıl çeşmelerinden beslenir. Mehmet Doğan şöyle özetler Karakoç’un durumunu: “Âkif, şair mütefekkirlerin en önde gelenlerinden. Necip Fazıl, düşünceyi şiirleştirmek istediğinde, destanî şiire yöneldiğinde Âkifleşir… Cumhuriyet döneminde nesir de etkili oldu. Ama, Necip Fazıl gibi şair düşünürler yetişti. Şiirin düşünceyi ifade etmesi yolu, o kadim yol devam etti. Sezai Bey, belki de bu yolun son büyük yolcusu. Şiir ve fikrin son büyük terkibi.”

İlâhi site’lerde mi yaşıyoruz yoksa ‘İnkâr kentleri’nde mi?

Alâattin Karaca, Karakoç şiirinde şehir, coğrafya ve medeniyet üzerine eğilir. Karaca’ya göre “Sezai Karakoç, bir medeniyet şiiri yazar. Eserlerinde bir medeniyetin tarihi, bir medeniyetin şahsiyetleri, bir medeniyetin yıkılışı, bir medeniyetin direnişi ve bir medeniyetin diriliş düşüncesi vardır.” Karakoç’un şiiri bir medeniyet inşasıdır. Şehir ile medeniyeti ilişkilendirmiştir şiirinde Karakoç. Alâattin Karaca Hoca şu tespiti yapar: “Şehir medeniyetin göstergesidir, Karakoç’a göre.” Bu haseple şiiri medeniyet inşası olan bir Karakoç için şehir, şiirinin vazgeçilmez imgelerinden de biri olmuştur. Alâattin Karaca Hoca’ya göre Karakoç medeniyeti ikiye ayırır. Bunlardan ilki İslam medeniyeti, diğer ise İslam medeniyeti karşısında yer alan Batı medeniyetidir. Dolayısı ile Karakoç için şehirler de ikiye ayrılır. İslâm medeniyetinin şekillendirdiği şehirler ve Batı medeniyetinin şekillendirdiği şehirler. Karakoç için İslâm medeniyetinin şekillendirdiği şehirler ‘ilâhi site’lerdir. Batı’nın şekillendirdiği şehirler ise ‘inkâr kentleri’dir.

O vakit Karakoç şiirinden hareketle soruyorum, ‘ilâhi site’lerde mi yaşıyoruz yoksa ‘inkâr kentleri’nde mi?

Sezai Karakoç’un “Küçük Na’t”i…

Medeniyetin Burçları & Sezai Karakoç Kitabı’na katkı sağlayan isimlerden bir diğer, de M. Fatih Andı’dır. M. Fatih Andı’nın ‘“Küçük Na’t'i Çerçevesinde Sezai Karakoç’un Şiirinde Hazret-i Peygamber”’ başlıklı yazısı, modern Türk şiiri serüveninde naatların yerini tespit etmemiz açısından önem taşır. 19. yüzyıldan 20. yüzyıla modernleşme süreci düşünüldüğünde, kültürel politikaların seküler dayatmacılığı, edebiyat kabullerinin de etkisiyle naat geleneğini ciddi olarak etkilemiştir. Böylesi bir dönemde Mehmet Âkif, Hüseyin Sîret, Ali Ekrem Bolayır, Yaman Dede, Kemal Edib, Ali Ulvi Kurucu gibi birkaç sayılı isim, bu geleneği diri tutmak için çaba sarf etmişlerdir. Modern Türk şiiri düşünüldüğünde Sezai Karakoç’un Hazret-i Peygamber temalı şiirleri, yeniden İslami duyarlıklı şiiri diriltme yolunda önemli bir rol üstlenmiştir.

Fatih Andı Hoca, geniş bir Karakoç okuması içinde bu hususla ilgili şu notu düşer: “Gün Doğmadan’ın atmosferi içinde Peygamber bilinci, “insanlığa bir anıt gibi” yükseltilir. Hızır’la Kırk Saat’te Resûl’ün hayatının velâdet, miraç, tebliğ, hicret, Bedir ve vefat kesitleri etrafında gelişen bölümlerini,Gül Muştusu ve Zamana Adanmış Sözler’in kimi sayfalarını ve şiirlerini burada anabiliriz. Bunlara Yitik Cennet’in Hazret-i Peygamber’i anlatan son bölümlerini de nesirde şiiri yakalayan sayfalar olarak katmak doğru olur. Bu ilgi ve ifade yekûnu çerçevesinde diyebiliriz ki, modern Türk şiirinde, Hazret-i Peygamber’i en yoğun ve derinlikli anlatma payesi Sezai Karakoç’a aittir.”

Medeniyetin Burçları Derneği, gökyüzünden hareketle ilahî olanı yeryüzünde yaşatmaya gayret ediyor. Gökyüzünün ilahî düzenini İslam aydınlığı olarak yeryüzüne inşa etmek isteyen bu derneğin çalışmalarının devam etmesini dilerim.

Metin Erol yazdı

Güncelleme Tarihi: 14 Aralık 2018, 14:52
banner12
YORUM EKLE

banner19