banner17

Şeytanı şeytan yapan, kibri oldu

Müslüm Güllü, 'Kör Düşman İblis' kitabında şeytanı ve şeytanın hilelerini anlatırken onun ne kadar kurnazca davrandığına da dikkat çekiyor. Ahmet Serin yazdı.

Şeytanı şeytan yapan, kibri oldu

Bilindiği üzere sadece bizim inancımızda değil, bir şekilde ilahi mesajla buluşmuş tüm inançlarda insanı ifsad eden bir şeytan olgusu vardır. Şeytan, hemen hemen tüm inançlarda aynı fonksiyonu icra eder biçimdedir üstelik: İnsanın aklına, fikrine, idrakine sızarak onu Yaratıcısıyla buluşmak üzere çıktığı güzel yolculuktan alıkoymak ister.

Şeytan, fikirleri iğva etmenin diğer adıdır. Şeytan, sinsice ve ısrarla insanı günaha sevk etmenin evrensel ifadesidir. Şeytan, kibrin ve isyanın en yalın adıdır. Zaten fıtrat olarak günah işlemeye ve isyan etmeye hazır olan insanın bu yoldaki en büyük destekçisidir şeytan.

Şeytan, akıl ve inançla yenilebilir ancak. Çünkü o hiç yılmaz, hiç bıkmaz ve bizim tahmin edemeyeceğimiz kadar sinsice fısıldar kötülükleri kulağımıza durmadan.

Kör düşman İblis

İblis, her zaman insanın yanıbaşındadır ve her zaman ona bir şeyler fısıldamaktadır. En çok da insan kendine çok güvendiğinde, en çok da kendini mükemmel gördüğünde ve en çok da Rabbini unuttuğunda insanın yanındadır şeytan. Bu yanda oluş, onun kanına girmek, onun canını bulandırmak, onun nabzını kendi istikametinde attırmak içindir elbette.

Şeytan’ı, şeytan’ın hile ve iğvalarını anlatıp tanıtmayı amaçlayan birçok kitap var. Bu kitaplara, akıcı anlatımı, güzel örnekleriyle bir yenisi daha eklendi: “Kör/Kor Düşman İblis

Kitabın yazarı Sadık İbrahim Oğlu Müslüm Güllü, halen öğretmen olarak çalışıyor. Biz farkına varmasak da, içimizden birçoğu gibi, o da özellikle gençleri hem dünyanın hem de şeytanın hile ve iğvalarından korumak için çabalayanlardan biri. Okul zamanı öğrencilerine, okul dışında ise ulaşabildiği herkese İslam’ı anlatmaya çalışıyor. İnsan fıtratına en uygun din olan İslam’ı anlatırken de, elbette insanın ve İslam’ın düşmanlarını da anlatıyor.

İşte bu kitap, İslam’ı ve insanın düşmanını anlatma çabasının bir ürünü olarak ortaya çıkmış.

Yaman bir soru

İnanç sorunu yaşayan birçok insanın bu sorunu yaşamasına yol açan kafa karışıklıklarından birisi de, Allah’ın dünyadaki adaletsizliklere karışmaması; zulümlere göz yumması.

Bu konu, hepimizin karşısına güya köşeye sıkıştırıcı bir soru olarak birileri tarafından bir şekilde mutlaka çıkarılır. Yazar, kitabında bu soruya ve bu sorunun gerekçesine de değinerek “…Allah (cc) hiç kimseye zerre kadar haksızlık etmez. Hele kötülük hiç yapmaz. Burada azan, iblisin ta kendisidir. Rabbimiz ise onun seçme özgürlüğüne ve iradesine karışmamıştır. Doğru olan budur. Özgürlüğe karışıldığında, özgür olmanın anlamı kalmaz ki! Bunu, insanlardan 'Allah varsa dünyadaki adaletsizliklere neden müdahale edip ortadan kaldırmıyor' diyenler de anlasınlar!” (s 52-53) diyerek açıklamaktadır.

Şeytan kaybedince yılmaz

Yazar, 240 sayfalık kitabında, öncelikle Allah’a yakın bir kul olan cinin “şeytanlaşma” sürecini, onu şeytan olmaya sürükleyen sebepleri de anlaşılır bir şekilde açıklamış. Buna göre, insan ve şeytan için en büyük tehlike, yaratılan bir mahlûk olduğunu unutup kibirlenmesi.

Zaten herkesin bildiği gibi, Allah katında sevimli bir kul olan şeytan ne zaman ki kibrine yenildi, o zaman onun şeytanlaşma süreci de başladı. Şeytanı şeytan yapan, kibri oldu.

Şeytan İblisin ilk başarısı”

Yazar kitabında şeytanı ve şeytanın hilelerini anlatırken onun ne kadar kurnazca davrandığını da dikkat çekiyor.

Şu unutulmamalı ki şeytanın kandırdığı ilk insanlardan biri, aynı zamanda bir peygamberdir de. Kandırılan ilk insanlardan birinin peygamber olmasının bize ayrı bir mesajı da var. O da şu: Her insan şeytana karşı her zaman tetikte bulunmalıdır; çünkü o, her insanın zaafını bilip o zaaflara göre taktik geliştiren bir zekâdır aynı zamanda. Küçümsemeye gelmez, ihmale gelmez.

Şeytan İblisin ilk başarısı” ara başlığı da, kitaptan alınmış bir başlıktır ve şeytanın Hazreti Adem’i nasıl kandırdığı ayrıntılı bir şekilde anlatılmaktadır bu bölümde. Cennette her şeyin serbest, sadece tek bir şeyin yasak olduğu bir durumda bile şeytan, o tek yasağı çiğnetebilmektedir insanın atasına ve ilk peygambere. Bu, asla unutulmaması gereken bir ibret vesikası olmalı bizler için.

Yazarın kendi imkanlarıyla bastırdığı kitap, sadece şeytanın tuzaklarını değil, bu tuzaklara karşı koyma yollarını da anlattığı için önemli. Özellikle ortaokul-lise yaş grubu seviyesine hitap eden kitap, sadece bu kesim tarafından değil, herkes tarafından okunmalı. Sekiz ana bölümden oluşan kitap, sıkılmadan okunacak akıcı bir anlatıma sahip.

Ahmet Serin yazdı

Güncelleme Tarihi: 13 Aralık 2018, 15:29
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20