Şeyh Üsküdar'a gidememiş!

Bursa'nın hafızası niteliğinde olan Bursa Hazireleri kitabı, gerçekleştirilen bir törenle tanıtıldı.

Şeyh Üsküdar'a gidememiş!

Uludağ Üniversitesi öğretim üyeleri Dr Bedri Mermutlu ve Dr Hasan Basri Öcalan tarafından hazırlanan Bursa Hazireleri kitabı, Bursa Muradiye semtinde gerçekleştirilen bir törenle tanıtıldı. 

Bursa zengin tarihi mirasıyla hala yeterince keşfedilememiş ve korunamamış bir şehir. Bursa’nın bu yönüyle ilgilenen kıymetli hocalarımız, Büyükşehir Belediyesi’nin de desteğini alarak bu değerleri gün yüzüne çıkarma çalışmalarına devam ediyorlar.

Bursa HazireleriKitap içeriğinin yanında, mizanpajı, baskı kalitesi ve boyutuyla Bursa Kültür A. Ş.’nin bünyesinde çıkan, nadide kitaplarından biri oldu. Mezar taşları mimari kültürümüz kadar önemli bir tarihi hafıza. Bu yüzden mezar taşlarını okumak kendimizi okumak ve yeniden bir bilinç kazanmak anlamına geliyor. Açılış töreninde Büyükşehir Belediye başkanı Recep Altepe ve kitabın müellifleri hocalarımız bu nadide çalışma konusundaki görüşlerini şöyle ifade ettiler.

Açık hava müzesi projesi

Recep Altepe: Bursa’da farklı dönemlerin eserlerini ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Tüm katmanlarıyla belediyemiz bunun için çalışıyor. Bursa kent kimliği ve kültürü açısından bir marka olmuş durumda. Şehirler medeniyetlerin merkezi, bu tür faaliyetlerin artması en büyük hedefimiz. Bu eser Bursa tarihinin derinliklerini gösteriyor. Kendi zamanının sosyal ve kültürel hayatına iz bırakan insanları tanıyoruz.

Mezar taşları bu gün istediğimiz durumda değil, bununla ilgili çalışmaları sürdürüyoruz. Eskiden hazire olan birçok yerin şimdi yerleşim alanı haline geldiğini gördük ve üzüldük. Ama bu çalışmalar burada kalmayacak, mezar taşlarıyla ilgili bir açık hava müzesi projemiz var. Bir yandan tarihi mirasımıza sahip çıkıyor öbür yandan Bursa’mızın bu alandaki tanıtımını gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bu çalışmada emeği geçen herkese içtenlikle teşekkür ediyorum.

25140Üsküdar’a gidemeden Bursa’da vefat eden şeyh

Bedri Mermutlu: Bursa en eski Osmanlı şehri olması hasebiyle en eski mezar taşlarına sahip. Kitap kapağındaki mezar taşı Hicri 779 (M.1374) yılına ait olup Osmanlı’nın en eski mezar taşlarındandır. Bu çalışma bütün Bursa tarihini ilgilendiriyor. Kırık mezar taşlarını bile tarih ve isim olarak tespit ettik, dolayısıyla arkeolojik bir çalışma yaptık. Kırık da olsa bir taşı olmayanların bir listesini çıkardık. 1400’ün üzerinde mezar taşı olmayan şahıslar var. Biz bu taşları 170 tanesini bulduk ve tespit ettik.

Bugün yerinde olmayan hazirelerin yerini de bulduk. 157 hazireden 56 sı kaybolmuş durumda. Bunların haritalarda yerini gösterdik. Hangi mahallede hangi hazire var ve yerine ne gelmiş, hepsini kitabımıza koyduk. 1188 taş okundu, hazirelerin 73’ü cami ve mescit etrafında, 40’ı tekke, 22’si türbe, 3’ü medrese, 16’sı da mektep etrafında imiş. Cami ve mescit etrafındakilerin bu güne gelebilme şansları daha fazla olmuş.

Bursa HazireleriÇılgın bir projeydi

Bu çalışma sadece mezar taşları etrafında şekillenen bir çalışma olmayıp, Bursa tarihi, kültürü, sosyal ilişkileri, aile ilişkileri, meşrep ilişkileri hakkında da bize bilgi vermektedir. Mesela Selamiali  haziresinde tek bir şeyh kabristanı var. Bunun neden böyle olduğunu anlamak için tarihe müracaat ettik. Gördük ki İsmail Hakkı tekkesinde eğitimini tamamlayan kişi önce Selamiali’ye sonra Üsküdar’a gönderiliyor. Buradaki şeyh Üsküdar’a gidemeden vefat etmiş.

Bu çalışma çılgın bir projeydi. İlk dile getirdiğimde kimse inanmadı. Aynı zamanda genetik bir çalışma yaptık. Hazire düzenlemesi bilmeyenin eline verilmemeli. Mezar taşının tarih yazan kısmını betona gömüyorlar mesela.

Elindeki kaynakları bize cömertçe sunan Safiyüddin Erhan Bey’e ve özellikle bize psikolojik anlamda destek olan herkese tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunarım.

25142Kitabın her aşamasında vardık

Hasan Basri Öcalan: Bursa’yı Piremir’den Hüdavendigar’a kadar proje kapsamına aldık, Bu projedeki hazireleri tespit ettik. Kitabın baskı aşamasında önümüze Bursa haritasını koyduk ve geoemetrik olarak böldük. Her bölgeye numaralar verdik ki bulunması kolay olsun. Kitabın mizanpaj hazırlıkları esnasında, hangi taşın altına hangi yazı geleceğinin tespiti için Bedri beyle münavebeli olarak ilgilendik. Gittiğimiz her yerde mahalle sakinleri, muhtar ve halktan büyük teveccüh gördük.  Bizim bu çalışmamızdan dolayı duydukları mutluluğu ifade ettiler. Çalışmalarımızın her safhasında bize gönülden destek olan arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.

Atalarımızın bilinci kazanmalıyız

Bu çalışmaların yeni ufukların açılmasına vesile olmasını temenni ediyorum.  Bilginin güç olduğu bir dönemde yaşıyoruz ama mezar taşlarının zenginliğinden hisse almak için onların bilgisine sahip olmak yetmez.  Atalarımız ölümlerine bile bir estetik kazandırdıklarına göre bizim de ölmeden önce köklerimizdeki bilinci tekrar kazanmamız ve bu hakikati kendimize mal edinmemiz gerekir diye düşünüyorum.

Hülya Akar çılgın projenin sonucunu görme heyecanıyla yazdı

Yayın Tarihi: 26 Mart 2011 Cumartesi 09:47 Güncelleme Tarihi: 08 Ocak 2019, 15:01
YORUM EKLE
YORUMLAR
Nidayi Sevim
Nidayi Sevim - 12 yıl Önce

"Hazire düzenlemesi bilmeyenin eline verilmemeli. Mezar taşının tarih yazan kısmını betona gömüyorlar mesela." Evet, maalesef!..

Hasan Basri Öcalan
Hasan Basri Öcalan - 12 yıl Önce

aslında bu kitap için anlatılacak çok hikaye (gerçek anlamda) vardır. o gün toplantıda çok azını dile getirdik. Her taşın bir kendi hikayesi, bir de bizde olan hikayesi vardır. eline sağlık, inşallah en kısa zamanda yeni ciltlerde buluşmak dileğiyle....

banner19

banner36