banner17

Sesin peşinde bir şair Murat Saldıray

İlk şiir kitabı 'Sakin Kuyular', Meserret Yayınları tarafından okura sunulan Murat Saldıray’ın şiirinin baskın özellikleri neler? Serdar Arslan yazdı.

Sesin peşinde bir şair Murat Saldıray

Gelenekten beslenmek, geleneğin sunduğu biçim ve içerik imkânlarını kullanmak sanatçının doğal ve zaruri eğilimlerindendir. Gelenekle kurulan ilişkinin sağlıklı olması da bir o kadar önemlidir. Geleneğin üzerine temellendiği vasatın kavranması, gelenekle kurulan ilişkinin formel kalmaması mühim bu noktada. Aksi, geleneği kavrayıp yorumlamaya değil, geleneği hiçleştirmeye, içini oymaya sebep olabilir ki bu postmodern bir tavırdır.

Yürüdüğü yolu en baştan tarif ediyor Murat Saldıray

Murat Saldıray’ın ilk şiir kitabı Sakin Kuyular, gelenek bahsinde üzerine söz söylenebilecek kitaplardan. Saldıray, kitabının başına alıntıladığı pasajlar ile gelenekle olan bağını ilan ediyor. Fuzuli, Ahmet Haşim, Yahya Kemal ve Hilmi Yavuz’dan alınan metinlerle şiirde yürüdüğü yolu tarif ediyor en başından. Şairin taşımış olduğu duyarlılığı ve şiir anlayışını alıntılanan metinlere bakarak kestirmek mümkün. Yapmış olduğu alıntıların ortak noktası ise şiirin çalışılarak zorlu bir süreç sonunda kıvam verilen bir şey olduğu.

Hilmi Yavuz’a çırak bir şair

Vural B. Bayrıl, Can Bahadır Yüce, Ercan Yılmaz gibi Murat Saldıray da Hilmi Yavuz’a çırak bir şair. Bu çıraklığın yaşamdaki izleri konusunda fazla bilgi sahibi olmasak da yazılan şiire bakarak yargımızı temellendirebiliriz. Hilmi Yavuz’un şiirinde sık kullandığı kelimeleri Murat Saldıray’ın da şiirinde sıklıkla kullandığını görüyoruz. “Yaz”, “ayna”, “gül”, “kuytu”, “hüzün” kelimeleri bunlardan bazıları.

Fakat asıl benzerlik şiirlerin kurgusunda ve sesinde kendisini gösteriyor. Mısraları bölme biçiminin benzerliği dikkat çekici. Yargımızı örnekleyelim:

sen gitgide ıssızlığa benzesen

de yazılır gözlerinin folkloru” (“Büyüsün Yaz”, s.74)

şiir, hilmi yavuz mühür-

lenir ve gömülür.” (“Büyüsün Yaz”, s.136) biçimindeki mısra bölme tekniklerini Saldıray’da da sık görüyoruz:

kalbini o vahim encama bitiştir

ki çocuk sesleri akşamı kırsın.” (“Sakin Kuyular”, s.48)

ben bizbize konuşmak

-la konuşmamak arası bir yerde” (“Sakin Kuyular”, s.37)

Güle ustalık yapan bir şaire gülü tartışan bir şairin çırak durmasının tutarlı bir tavır olduğunu vurgulayalım.

Şiir duygusunu lisan haline getirinceye kadar yoğurmak

Murat Saldıray şiirinin görmezden gelinmemesi gereken asıl özelliği ise şiirlere sesi hâkim kılabilmesi. Şiirde sesi, edayı baskın kılmak şiir üzerinde ince işçilik yapmakla ancak mümkün olabilir. Yahya Kemal’in demesi ile “şiir duygusunu lisan haline getirinceye kadar yoğurmak…” yani duygu ile sesi iç içe geçirmek ve birbirlerinden ayrılmayacak derece birbirine ait kılmak. Duyguyu ses, sesi de duygu haline getirmek. Saldıray’ın çabasını ve çabasının ürünü şiirleri değerli kılan işte bu. Özellikle şiirlerin kalpten değil de akıldan neşet ettiği, mısraın aforizmaya dönüştüğü, sesin yitirildiği günümüz için şairin bu tavrı sürdürmesi oldukça önemli.

Serdar Arslan yazdı

Güncelleme Tarihi: 14 Şubat 2019, 18:20
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20