Serdar Arslan'dan Meleklerin Çizdiği Tebessüm Kuşuna Şiirler

'Ayazda Bir Islık' kitabı, isminden başlayan bir üşüme hissinin yanında şiirlerin çoğunda karşımıza çıkan 'kar' imgesinin de etkisiyle içimizi titretse de Serdar Arslan’ın şiirsel tebessümü ile eriyor buzlar. Mustafa Uçurum yazdı.

Serdar Arslan'dan Meleklerin Çizdiği Tebessüm Kuşuna Şiirler

Özellikle Dünya Bizim’deki yazılarından takip ettiğim bir isim Serdar Arslan. Elbette bir de dergiler var. Sinema üzerine düşünen, kafa yoran, çalışmaları bulunan Arslan, hayattan biriktirdiklerini sinemaya ve kitaplara taşıyan bir isim. Bütün bunların yanında şiirle de irtibatını ara vermeden sürdürüyor.

Çıra Yayınları arasından çıkan Ayazda Bir Islık Serdar Arslan’ın ilk şiir kitabı. Kısa film, belgesel, senaryo, Hayret Perdesini Temaşa & Ayşe Şasa Kitabı gibi çalışmaların ardından bu şiir kitabı Arslan’ın şairlik sıfatının da bir göstergesi olarak onun ömür çizgisindeki yerini aldı. Otuz dört şiir var kitapta. Ruha dokunan, insana şiir okuma huzuru veren şiirler bunlar.

Kısa metraj şiirler

Edebiyatımız bilinen tarihlerinden bu yana uzun ve ağdalı sözleri seven bir yapıda ilerleyen bir edebiyat. Mesneviler, destanlar, naatlar, kasideler derken modern edebiyatımızda da sözün hakkını vermek istercesine uzun soluklu metinlerle meramını anlatmış edebiyatçılarımız. Tâ ki Garip Akımı’na kadar. Garipçiler kendilerini ve sözü yormadan şiirler söyleyerek kısa ama etkisi güçlü şiirler kaleme almışlar.

Zordur kısa şiir yazmak. Meramını sığdıracağı dize sayısı azaldıkça her söze daha güçlü bir etki vermek zorunda kalır şair. Kısa ve etkileyici şiir zihni yormadan ilk okunuşta bile okuyucuyu kuşatan şiirdir. Uzun dizeleri ve uzun şiirleri tekrar tekrar okuyarak şiirin dünyasına girmeye çalışır şiir okuru. Kısa şiir ilk okuyuşta ele verir kendini.

Serdar Arslan’ın Ayazda Bir Islık kitabındaki şiirlerin tümü kısa şiir. Arslan bu üslubunu güçlü söyleyişlerle, yerinde betimleme ve imgelerle besliyor ve şiirleri okunup bittikten sonra içinizde bir yarım kalmışlık hissi uyanmıyor. Bunu şiirde sağlamak önemli.

“Anlık” adlı şiirin tümünü buraya almak istiyorum:

içimde bir çocuk birikiyor
duası kadar beyaz:
göğü yere bağlayan kar
inşallah sabaha kadar yağar

oysa kar ne bilir şiiri
sıcak neresinden düşer beyazın
yazayım, unutsun çocuk ağlamayı
göğe açılsa binlerce binlerce kapı

Şiire umut yakışıyor

Umut etmek ruhu beslediği gibi şiiri de besler. Serdar Arslan şiirini umuda teslim eden bir şair. Sözün etkisini sona saklayıp bir umut ışığı ile bitiriyor şiirini. Kendi şiirini yazıyor Arslan. Hasretini, sevincini ve en çok da umudunu yazıyor. Dışa açılan kapısında dünya coğrafyası yok. Onun haritalarında yol hep kendi içine çıkıyor: “ellerim yok artık / dünyaya göğsümden bir çiçek açtım

bekliyorsan kapısında bir gülün / saatin akrebidir Leyla

Ayazda Bir Islık kitabı, isminden başlayan bir üşüme hissinin yanında şiirlerin çoğunda karşımıza çıkan “kar” imgesinin de etkisiyle içimizi titretse de Serdar Arslan’ın şiirsel tebessümü ile eriyor buzlar. Yolu açık olsun şairin.

meleklerin çizdiği tebessüm kuşu / ve kevserden bir damla yanağında

Mustafa Uçurum

Yayın Tarihi: 20 Haziran 2018 Çarşamba 16:09 Güncelleme Tarihi: 18 Nisan 2020, 23:40
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26