Sensizler Tekkesi’ne romantik bir bakış

Sensizler Tekkesi’ni dikkatle okuduğunuzda karşınıza çıkan en önemli eşyanın kapı olduğunu fark edeceksiniz. Şiirlerin açılan ve kapanan kapılar üzerinden imgelenmesi şairin iç dünyasındaki anaforu gösteren önemli nesne konumumda. Aykağan Yüce yazdı.

Sensizler Tekkesi’ne romantik bir bakış

Sensizler Tekkesi; Abdullah Yalın Karadağ imzasıyla Yedi İklim Yayınları’nın ilk kitaplar serisinden çıkan bir kitap. İki bölümden oluşan kitapta toplam 21 şiir var. Şiirlerin genelinde bireysel ve toplumsal romantizmin ipuçlarını bulmak mümkün. İlk bölüm şiirlerinin lirik havası, ben ve ben dili sizi hüzünlü ayrılıklar, kavuşmalar ülkesine davet ediyor gibi. Bu durum şairin iç dünyasındaki romantik duygulanımının bir eseri. John Keats romantizm ile ilgili; “kalbin sevgisinin kutsallığından ve hayal gücünün hakikatinden başka hiçbir şeyden emin değilim” derken bunu kastetmiş olmalı. Çünkü şairlerin hayatı anlamlandırma noktasındaki bakış açıları, nesnelere ve eşyalara yükledikleri anlam onların şiirlerinin de macerasını okumamızı kolaylaştırıyor. Yine Novalis: “Sıradan şeylere yüksek bir anlam, alışılmışa gizemli bir itibar, bilinenin bilinmeyenin onuru, sonluya sonsuz bir görünüm vererek oluşturduğu romantik kalıp aslında ne anlatmak istediğimizi ifade eden veciz sözler olarak okunmalı.” der. Burada sadece duygudan bahsetmiyoruz tabi ki. Duyguyla birlikte bu duygunun ardındaki düşünce de şiiri oluşturan başlıca kuvvet olarak karşımızda duruyor.

Sensizler Tekkesi’ni dikkatle okuduğunuzda karşınıza çıkan en önemli eşyanın kapı olduğunu fark edeceksiniz. Şiirlerin açılan ve kapanan kapılar üzerinden imgelenmesi şairin iç dünyasındaki anaforu gösteren önemli nesne konumumda. Şairlerin nesnelere yüklediği anlamlar ve o nesnelerin bizdeki karşılığı şiirlerin açılımını yapmakta önemli vazifeler görür.

Kitabın ilk şiiri Sensizler Tekkesi. Bu şiiri; şair, yaşadıkları ve ürün bağlamında okuduğumuzda üçgen bir şiirin yapı taşlarını göstermiş oluruz. Bazen söylemek istediklerimizi söylemeden ki bu romantik şairlerin kılavuzudur, içimizdeki dizelerde saklarız.

‘’İçimde kalan Yakup’un sus payı

Konuşsam şimdi acemaşiran peşrev’’

Kitabın ikinci şiiri Bükülmesin Gözyaşların, üçüncü şiiri ise Hüzün Yalın. Bu şiirlerde de kapı metaforu şiirlerin ana gövdesini oluşturmuş. Şairin açmak ve kapatmak istediği bir mazidir kapı. Bazen fethe vesile olur, bazen ayrılığa türkü, bazense kavuşmaya anahtar gibidir.

Lirik şiirlerin özelindeki kelime kadrosu dikkat çekicidir. Bütün şiirlerde belli kelimeler üzerinden idealize edilen bir duygu vardır. Bu bilinçli bir tercihtir. Çünkü şairler yaşadıklarının ve yazgısının gereği olarak nesneler dünyasında kendine en yakın buldukları kelimelerle şiirlerini örerler. Sevgi, merhamet, feryat hep bu örgünün ilmekleridir.

Bir Marmaray Türküsü şiiri mekân üzerinden anlamlandırılacak bir romantik şiir. Tren, vagon ve kapılar bağlamında mekânın şiire dönüşmesi durumu. Hangi nesne ile ilgili bir yaşam paylaşılmışsa onun şiire dönüşmesi.

Vicdanım sıkıştı açılıp/kapanan kapılarda

Kalbin kilidi miydi?

Portrende Bir Not şiirinin son dizesi şöyle bitiyor.

Eşik bir kişiydim senin içinde

Kapının hemen girişinin eşik olması, oradan arzulanan, istenilen yere ulaşılması şairin ulaşmak, varmak istediği menzili göstermesi açısından dikkat çekici.

Zaman Adeta Ölmüş Gibi şiirindeki

Yoksa hiç gerçekten sevmemiş

Kayıp ruhlarla dolu bir şehre mi

Dizeleri romantik şairlerin imajını göstermesi açısından kayda alınacak bir veri sunuyor bize.

Acilde Ağıt şiirindeki şu dizeler anlatmak istediğimiz şeylerin son hükmü olabilir kanısındayım.

Her sarsıntıyı kapıda karşılıyor.

Kapı imgesinin felaketlerin, müjdelerin de habercisi olabileceğini gösteren bir işaret.

Şiirlerin mekânlarının şairin yaşadığı yerler olması şaşırtıcı bir durum olmasa gerek. Üsküdar, Maksem, tramvay vb. yerler şairin hatıra defterindeki ipuçları gibidir ve şiirleri şair zihniyet bağlamında okuduğumuzda ne söylemek istediğimiz daha rahat anlaşılacaktır.

Sensizler Tekkesi’ndeki mekânsal durum, melankolik tavır, öznel bakış açısı şiirlerin romantik bir atmosferin ürünü olduklarını gösteriyor bize.

İkinci bölüm şiirleri, ilk bölüm şiirlerine göre daha az sayıda şiirden oluşuyor.

İkinci bölümdeki toplumsal lirizm daha belirgin şiirlerde.

Bu bölüm şiirlerin kelime kadrosu da ona göre seçilmiş. Özellikle modern dünyanın bir yüzü olan sponsorluk, ficth, kredi notları, finans, ekonomi, sermaye gibi kavramlar şairin mesajını hangi nesneler ya da eşyalarla vermek istediğini de gösteriyor.

İtiraz ve Aksiyon şiiri bunun en güzel örneği olarak duruyor.

Allah biliyor, konjonktür.

Dizesi toplumsal lirizmin bir dizesi olarak okunabilir.

Şiirlerin toplamında şairin serbest ölçüyle ve modern nazım şekilleriyle ördüğü şiirlerde yalın bir dil dikkatimizi çekiyor. Yer yer gereksiz sözcük kullanımı ve ara ara şiirin saf halinin ortadan kaybolması kitabın olumsuz tarafları olarak karşımızda duruyor. Güçlü bir lirizmin hâkim olduğu şiirlerdeki kelime kadrosu şiirin temasına uygun bir şekilde seçilmiş. Bireysel ve toplumsal şiirlerin varlığı şairin çift kutuplu dünyadaki ikilemin bir yansıması gibi. Dize nazım biriminin hâkim olduğu şiirlerde yaşanmışlıklar üzerinden oluşan hafıza mekanlar üzerinden duygusal bir açılıma dönüşmüş. Nesnelerin karşılığında şairde oluşan hatıra ve hafıza bize romantik şiirin hala yaşadığını göstermesi bakımından da okunması gereken bir kitap olduğunu gösteriyor. Şairin ilerde çıkaracağı ikinci kitaptaki izleri merakla bekleyeceğiz.

Aykağan Yüce

Yayın Tarihi: 29 Nisan 2021 Perşembe 09:30
banner25
YORUM EKLE

banner26