banner17

Senegalli bir yazarımız varmış!

Zihinsel değişim sömürülmeyi sürekli hale getiriyor.

Senegalli bir yazarımız varmış!

Avrupa’nın tarihsel süreç içerisinde maddi anlamda bir yerlere gelmesi temizce gerçekleşmiş bir durum değildir. Peki, bu yükselme nasıl olmuştur? Ne olmuştur da Avrupa bu kadar büyük bir gücü elde etmiştir? Bu sorulara benim vereceğim cevap kuşkusuz “sömürmek ile” olacaktır. Kısaca bir Avrupa tarihi okuması yapan kişi bu sorulara çok rahatlıkla cevap verebilir. Ama bizlerin özellikle sorması gerektiği bir soru vardır: Avrupa yalnızca, Afrika’dan ya da Hindistan’dan yeryüzü ve yeraltı zenginliklerini almakla mı yetindi? Keşke onların gelmeleri sonucunda oluşan tahribat yalnızca maddi bir değer taşısaydı.

Şeyh Hamidu Kan, Mahrem MaceraŞeyh Hamidu Kan, Senegalli bir yazar. Mahrem Macera, yazarın Türkçe’ye çevrilmiş tek kitabı. 1976 yılında “Hayat Çıkmazı” ismiyle 1982 yılında ise “Mahrem Macera” ismiyle okuyucu karşısına çıkmış.  Mahrem Macera ülkesi değiştirilmeye çalışılan ve bu değişimin bizzat içinde büyümüş bir çocuğun hikâyesini konu alıyor.

 

Eğitimde yapılan farklılıklar!

Değişimin ilk adımı tabiî ki de eğitim alanında yapılıyor. Romanın kahramanı Samba Diallo bir geçiş süreci içerisinde büyümekte. Ülkesinde yabancı okulların etkin hale gelmesi ile geleneksel eğitimden ayrılan Diallo, iki farklı hayat görüşünü temsil eden okullarda bulunmuş oluyor. Romanın birinci bölümü ülkede gerçekleşen bu değişimi derinlemesine anlatıyor. Birinci bölümde sekiz yaşlarında olan Samba Diallo, ikinci bölümde karşımıza Fransa’da felsefe okurken çıkıyor.

 

Şeyh Hamidu Kan, Mahrem Maceraİki farklılık arasında kalmak

Samba Diallo, Fransa’nın düşünceleriyle, hukuklarıyla kendi topraklarında bulunduklarının farkında. Okumuş olduğu bölüm ise bu üstünlüğün temelinde bulunan zihinsel kodları anlamasına yardımcı olmakta. Bu noktada gayet başarılı. Ama bir sorun bulunmakta! Bana kalırsa Şeyh Hamidu Kan’ın anlatmak istediği asıl şey, karşılaşma ihtimalimizin yüksek olduğu ve bizzat Diallo’nun içinde hissettiği sorun; ruhsuzlaşma. Her ne kadar bir geçiş dönemi de olsa çocukken geleneğin son halkalarıyla girilmiş bir ilişki söz konusu Diallo’nun hayatında. Bu dönemin tarif edilmez lezzetini benliğinin bir yerlerinde hissediyor. Yabancı okullardan aldığı eğitim ve değerleriyle kuracağı bağın önüne geçilmiş olması Diallo’nun söylemiyle ruhundan tarifi edilemez bir şeylerin kopmasına neden olmuştur. İşte hissedilen özlem ile şu an içinde bulunulanın farklılığı içsel çatışma sebebidir. Aslında bu bizimde içerisinde olduğumuz bir sorun değil mi? Türkiye’nin tarihine baktığımızda geçmişten kopuşta bir süreklilik yok mudur? Sanırım harf inkılabı gelenekten koparılışımızın en başarılı örneğidir.

Kitap dönüştürülmeye çalıştırılan bir ülkede iki farklılığın arasında özünü arayan bireyin arayışlarını dile getirmiş. Hem de çok güzel getirmiş. Bende kitabın Yeryüzü Yayınları’ndan çıkmış bir baskısı bulunuyor. Şimdiler de ise Özgün Yayıncılık tarafından basılmış olduğunu belirteyim.

 

Taner Sabancı

sbnctaner[at]hotmail.com

Güncelleme Tarihi: 21 Nisan 2016, 15:46
YORUM EKLE
YORUMLAR
Taner Sabancı
Taner Sabancı - 9 yıl Önce

Kitabın aynı zamanda otobiyografik bir özellik taşıdığını da belirteyim.

yavuz altınışık
yavuz altınışık - 9 yıl Önce

tadı damağımızda kalmış bir kitaptır....

banner19

banner13

banner20