Şehir, kıymet bilen yazarları varsa şehirdir

Fahri Tuna’nın ‘Aynalıkavak Yazıları’ kitabı, Adapazarı’nı her şeyiyle anlatan, bir şehrin çarşısından şehrin bütününü izleyen bir çalışma olmuş.

Şehir, kıymet bilen yazarları varsa şehirdir

İnsanların yaşadıkları şehirleri sevmeleri olağan bir davranıştır. İnsan yaşadığı şehri severse orada yaşıyor olmak onun için daha bir anlamlı hale gelir. Eğer yaşadığı şehirle kavgalı, kendini şehirden soyutlarsa kişi işte o zaman şehrin her karışı o kişiye zulüm olur, attığı her adım kişiyi biraz daha cendereye sokar.

Fahri Tuna’nın özellikleri sıralanacak olursa birinci sıraya “Adalı olmak”  rahatlıkla getirilebilir. O, doğup büyüdüğü şehre tam anlamıyla âşık biridir. Bunu her an hisseder ve çevresindeki herkese de hissettirmeyi başarır. Nerede yaşarsa yaşasın, hayatını sürdürdüğü yer en nadide yerlerden olursa olsun onun için Ada’ya dönmek bir bayram sevincine eşdeğerdir.

Şehrini bu kadar seven Fahri Tuna’nın bu şehri anlatması kadar doğal bir sonuç da yoktur. 2011 yılında Değişim Yayınları’ndan çıkan Aynalıkavak Yazıları, onun Adapazarı’nı her şeyiyle anlattığı arşivlik değerde önemli bir çalışmasıdır.

Şehir rehberi gibi

Aynalıkavak Yazıları, tarihin içinden çıkıp gelerek bir şehri adım adım anlatan bir çalışma. Bu kitapta Adapazarı ile ilgili aklınıza ne gelirse bulmanız mümkün. Hem mizanpaj olarak hem de içerik olarak ansiklopedik bir çalışma gibi görünse de, Aynalıkavak Yazıları, Fahri Tuna’nın içtenlikli üslubu ile bir öykü tadında anlatıyor Ada’yı. Yazıların tümünde Fahri Tuna’nın yalın, içten anlatımını bulmak mümkün. Kalbe ve zihne dokunan bir Türkçe kullanıyor yazar yazılarında. Bu da yazdıklarını daha samimi bir havaya büründürüyor.

Aynalıkavak, Adapazarı’nda bir çarşının adı. Yazar, bu çarşının gözüyle izliyor şehri. Çarşılar ki şehirlerin şahdamarıdır. Şehrin her şeyini bu çarşılarda bulur insanlar. Çarşı yaşıyorsa şehir ayakta demektir.

Adapazarı’nın Osmanlıya uzanan çizgisinden başlayıp günümüze kadar olan serüvenini Fahri Tuna örneklerle, anılarla anlatıyor. Orhan Gazi’den imparatorluğa, milli mücadeleden günümüze tarihin her noktasında yer alan Adapazarı’nın film şeridi gibi gelişim ve değişimini gözler önüne seriyor.

Bir adadan oluşan pazardan, Türkiye’nin çok önemli bir sanayi şehrine dönüşen Sakarya’nın kültüründen sanatına, eğitiminden sporuna kadar her ayrıntı titizlikle ele alınmış. Bu kitabı okuyan birisinin aklında Adapazarı ile ilgili hiçbir soru işareti kalmayacaktır.

Kimler gelmiş kimler geçmiş Sakarya’dan

Sakaryalı olan, Sakarya’da yetişmiş ya da yolu bir vesile ile Sakarya’ya uğramış birçok isme bu kitapta rastlıyoruz. Hem de şehre dair hikâyeleriyle. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Nahid Sırrı Örik, Mustafa İsen, Hakan Şükür, Abdurrahman Gürses ve daha nice isim yer alıyor kitapta.

Sakarya, coğrafî konum olarak birçok yolun kesişme noktasında bulunuyor. Öyle ki insanın yolunun Sakarya’ya uğraması çok da zor değil. Bu sebeple ve Sakarya’nın insanlara sunduğu imkânlardan dolayı sıkça tercih edilen illerimizden biridir burası.

Tarihî eserleriyle, doğal güzellikleriyle ve insana kattığı zenginlikle Adapazarı, Fahri Tuna’nın her satırını büyük bir hayranlıkla anlattığı bir şehirdir. Şehre karşı olan sevgisini coşkulu cümlelerle ifade eden Tuna, çalışmasını sıradan bir şehir kitabı olmaktan öteye taşıyarak tarihe ayna tutan bir araştırma-inceleme eseri ortaya koymuş. Adapazarı’nı tanımak isteyenler için Aynalıkavak Yazıları iyi bir tercih olacaktır.

Mustafa Uçurum Adapazarlı günlerini anarak yazdı

Güncelleme Tarihi: 25 Aralık 2018, 13:37
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13