banner17

Sarayın Hareketli ve Agresif Şehzadesi, Bizans'ın Korkulu Rüyası Oldu

II. Mehmed, eğitim hayatının ilk yıllarında oldukça hareketli ve agresif. Hocalar ona ders vermekte zorluk çekiyor. Babinger’in aktardığına göre, ‘’Biraz dik başlı, laf söz dinlemeyen, kafasına eseni yapmak isteyen’’ bir yapıya sahip. Peki böyle bir şehzade nasıl bir cihan sultanı haline geldi dersiniz? Sedat Palut yazdı.

Sarayın Hareketli ve Agresif Şehzadesi, Bizans'ın Korkulu Rüyası Oldu

Osmanlı Devleti’nin dünya siyasetinde iz bırakmasının en önemli basamaklarından birisi Fatih Sultan Mehmed gibi bir sultana sahip olmasıdır. Farklı bir zekâya ve en önemlisi onu geleceğe taşıyacak bir merak duygusuna sahiptir, Fatih Sultan Mehmed. Fatih aslında günümüz siyasetçileri ve gençler için, bu anlamda önemli bir tarihi figür. Hamaset yapmadan, onun insani özelliklerini ortaya koyarak paylaşılması gerektiğini düşünüyorum. Zira ağaç yaşken eğiliyor ve âdemoğlu şekillenirken geçmiş tecrübelerden istifade etmek gerekiyor.

Fatih Sultan Mehmed’in kişiliğini ve dönem olaylarını değerlendiren bir kitap yayımlandı Nisan 2018’de: Sorularla Bir Cihan İmparatoru-Fatih Sultan Mehmed Han. Profil Kitap’tan çıkan kitap uzun bir röportajdan oluşuyor. Gazeteci ve televizyon programcısı Türker Akıncı soruları sorumuş, tarihçi Ahmet Anapalı da cevaplamış.

Kitap, Fatih döneminin genelini kapsıyor. Ancak ben bu yazıda eğitim hayatının ilk yıllarına değinmeye çalışacağım. Fatih Sultan Mehmed, “Saraydaki devşirme çocuklarına verilen Enderun eğitiminin muadili olan bir eğitimi bire bir özel hocalardan alır.” Anapalı’nın aktardığına göre, 1432’de Edirne’de doğan Fatih Sultan Mehmed’in eğitim hayatının ilk yılları oldukça sıkıntılı geçmiş.

Ağabeyinin gölgesinde kalmış

Sultan II. Murat kendisinden sonra başa geçmesi için büyük oğlu Alaaddin Ali’yi yetiştirmiştir. Manisa’ya sancak beyi olarak atanan Alaaddin Ali sarayın her türlü eğitim hizmetlerinden yararlanmış, tam donanımlı ve iyi yetişmiş bir şehzade olmuştur. Fatih, bu dönemde, Anapalı’nın ifade ettiğine göre, büyük ağabeyinin gölgesinde kalmış.

Fatih, eğitim hayatının ilk yıllarında oldukça hareketli ve agresif. Hocalar ona ders vermekte zorluk çekiyor. Yazarın, Babinger’den aktardığına göre, “Biraz dik başlı, laf söz dinlemeyen, kafasına eseni yapmak isteyen” bir yapıya sahip. Fatih’in disiplinsiz halleri devam edince, eğitim hayatının sekteye uğramasından endişe eden babası II. Murat devreye girmiş.

II. Murat yakın çevresinde Fatih’e söz geçirecek bir lala bulamayınca, Diyarbakır’dan, o dönemde isminden çok söz edilen, Molla Muhammed Gürani’yi çağırtır. Kaynaklar, II. Murat’ın Molla Gürani’nin eline bir değnek tutuşturarak emirlerine karşı geldiğinde Fatih’i dövmesini tembihlediğini ifade ediyor. Anapalı kitapta şu anekdotu aktarıyor okuyuculara, “Molla Gürani elinde değnekle şehzadenin odasına girdi ve şöyle dedi: ‘Babanız sizi eğitmem için beni gönderdi, emirlerime karşı çıktığınızda sizi dövmem için bu değneği verdi.’ Şehzade Mehmed, bu sözlere güldü. Bunun üzerine Molla Gürani küçük şehzadeyi bir güzel dövdü. Bu dayağın tesiriyle Şehzade Mehmed, hocasından korkmaya başladı. Kur’an’ı kısa sürede hatmetti.”

Batı dünyasını merak eder

Kısa sürede disipline giren Fatih, çocuk denecek yaşta Batı ilmini ve tarihini merak eder. Batı dünyasına dair ne varsa öğrenmek ister. İtalyanca öğrenir. Homeros’un İlyada ve Odysseia’sını Latince aslından okur. Anapalı’nın Rum tarihçi Kritovulos’tan aktardığına göre Fatih, Osmanlı Türkçesi dışında Arapça, Farsça, İbranice, Keldanice, Slavca, İtalyanca, Yunanca ve Latince biliyordu.

Fatih; Akşemsedin, Molla Gürani, Molla Fenari’den ders aldığı sırada devlet hayatını etkileyecek bir gelişme olur. Alaaddin Ali vefat eder. Babası çok sevdiği oğlunun bu ani ölümü karşısında oldukça üzülür ve kısa zamanda devlet işlerinden elini eteğini çeker. Batı dünyası ile kısa sürede huzuru bulacak Edirne-Segedin Antlaşmasını imzaladığı için tahtı küçük oğlu Fatih’e gönül rahatlığı ile bırakır. Ardından Manisa’ya çekilir. Fatih bu dönemden sonra küçüklüğünden itibaren aldığı eğitimi uygulama fırsatı bulur.

Fatih’in çocukluğu bu anlamda detaylı bir şekilde incelemeye değer. Zira iyi hocalar tarafından yetiştirilen bir şehzadenin devletin ve İslam’ın geleceğini nasıl olumlu yönde etkilediğini ve karakterinin nasıl geliştiğini Fatih’in hayatından öğrenebiliyoruz. Yukarıda da değindiğim gibi Fatih’in eğitim hayatından günümüz gençliğinin ve politikacıların öğreneceği çok şey var.

Sorularla Bir Cihan İmparatoru kitabı Fatih’in hayatını, döneminde meydana gelen gelişmeleri bir çırpıda öğrenmek isteyenler için güzel bir eser.

 

Sedat Palut

 

                                                                                    

 

Güncelleme Tarihi: 21 Temmuz 2018, 13:16
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20