Şakir Kurtulmuş bu defa kitapların izini sürmüş

Şakir Kurtulmuş kendi değerlerine yabancılaşmanın kol gezdiği günümüz dünyasında medeniyetine, kültürüne, coğrafyasına ait izlerin peşine düşüyor. Edebiyatın İzi, Kültürün İzi derken şimdi de karşımızda Kitabın İzi var. Mücahit Kocabaş yazdı.

Şakir Kurtulmuş bu defa kitapların izini sürmüş

İnsan varoluşundan beri, yapıp ettikleriyle kendisinden sonra gelenlere izler bırakır. Ezel ebed çizgisinde her yeni gelen diğerinin izlerini takip eder. İnsan için bu izler, geçmişi geleceğe taşıyan bir köprü, içinde bulunduğu toplumun kültür ve medeniyetine ulaştıran bir bağdır.

Şakir Kurtulmuş da kendi değerlerine yabancılaşmanın kol gezdiği günümüz dünyasında medeniyetine, kültürüne, coğrafyasına ait izlerin peşine düşüyor. Edebiyatın İzi, Kültürün İzi derken şimdi de Kitabın İzi adlı eseriyle yürüyüşüne devam ediyor.

Hak ve hakikat olanı arama ve bulma yolculuğudur bu yürüyüş. Ve bu yol sevgili ile beraber yürünürse zevk alınır diyor yazar. Sevgili olarak tabir edilen ise; kitaplar. Kokusuyla, sıcaklığıyla, dostluğuyla sizi yaprakları arasında gezdiren, iç dünyanızın güzelliklerini sezdiren, hakikatin ve bilgeliğin burçlarına erdiren kitaplar.

Şakir Kurtulmuş da Kitabın İzi adlı eserinde okuru, gönül ve fikir dünyasında yer etmiş yazarların kitaplarında, yoldaki izleri bulmaya çağırıyor. Seçtiği kitaplarda ahir zaman yalnızlığında, bir nasılsın seslenişine hasret ruhların feryadını duyuyorsunuz. Bir ırmağın sessiz ve derin akışını yahut yetim ve mazlum coğrafyanın çığlığını, alıntıladığı metinlerde fark ediyorsunuz. Yine bu kadar dünya yükü arasında bir çocuk sesinin, gülüşünün mutlu ettiği ruhları seziyorsunuz.

Şair ve yazarların gelgitlerini anlatmış

Yine bu gezi esnasında şair ve yazarların ruh halleri, hayatlarındaki gelgitler ve bunun edebiyat sahasına yansımalarını müşahede ediyorsunuz. Şöyle ki:

“Onlarınki, birlikte okuma ve yazma serüvenidir. Okuduklarını kritik etmeleri, yazdıklarını birbirlerine göstererek eleştiriye tahammül göstermeleri, yazar olmalarında etkili olmuştur.”

“Adem Turan, seksen kuşağı şairlerindendir. Dönem şairlerinin yaşadığı acıyı, bastırılmış duyguları, isyan çığlıklarını o da yaşamıştır. Kentin, şehirleşmenin insan ruhuna verdiği bezginliği, bunalımı tersyüz etmeye koyulacaktır.”

“Şiir yolculuğu verdiği ara ile duraksamış da olsa şair duyarlığı eksilmeyecektir. Kelebek misali uçarak doğanın eşsiz güzellikleriyle buluşup seyahatini sürdürecek, kalbi hissedişlerin bıraktığı derin izleri bir şair sorumluluğuyla şiirine taşıyacaktır.”

“Yorgun olduğunu düşünür. Yaşadığı gurbet hayatı, yeryüzünde Müslümanların uğradığı zulümler, katliamlar, modern hayatın açmazları hüznünü daha da büyütür.”

İzleri takip edince yazarların diğer eserlerine, etkilendikleri ve ilham aldıkları şahsiyetlere, önemli fikir ve tespitlerine ulaşıyorsunuz, dil ve üslupları hakkında bilgi alıyorsunuz:

“Fikriyatımızın oluşmasında hiç şüphesiz en büyük pay Necip Fazıl’a aittir, diyen Erdem Bayazıt, estetik zevkini Nuri Pakdil’den aldığını, düşüncelerinin biçimlenmesi ve olgunlaşmasını da Sezai Karakoç’a borçlu olduğunu söyler.”

“Öykülerinde olduğu gibi, bu romanında da ‘ben’ imgesini sıklıkla kullanan yazar, gerek İbrahim gerek Anzelha’nın portresi ardında sık sık ben diliyle konuşur.”

“Eseri sevgi ve samimiyetle hazırladığını kaydeden Karataş’ın bu iyi niyet ve sıcak ilgisi kitabın anlatımına da yansımıştır. Akademik çalışmalarda görülen ağdalı dil, sıkıcı anlatım yoktur eserde.”

“Mustafa Özçelik, daha ilk kitabı İfşa’dan itibaren hep yalın dili, rahat bir söyleyişi tercih etti. Şiirini kurarken doğal, mahiyetini biraz dikkat ve basiretle hemen anlayabileceğimiz imgeleri tercih ediyor.”

“Edebiyatçıların okurun önüne söz ve yazılarıyla bir ufuk açtıklarını, şifa niyetiyle söylendiğini, acıları hafiflettiğini, sevinçleri artırdığını, estetik güzelliklerde okura ‘zihin ve gönül gıdası’ verdiklerini ifade ediyor.”

Genç yazarlara örnekler

Kitap inceleme ve tahlili konusunda da önemli ipuçları verildiğini görüyorsunuz. Kitap tahlili yazısını yazmadan önce kitabın yazarını dinlemenin ve kitapta olmayan hususların da varlığına erişmenin, yazarın imge ve kavram dünyasının belirlenmesinin önemi belirtiliyor. Ve bu hususta genç yazarlara örnekler veriliyor:

“Ahırdağı’nın eteklerinde tek başına duran bir ardıç ağacı, onun yalnızlığının simgesi olmuştur. Yalnızardıç, Müslümanlar olarak yalnızlığımızı, kimsesizliğimizi, garipliğimizi dile getirir.”

“Cami önemli bir imgedir. Cami ile kitap yine bir arada anılır. Kitapların güzelliği ve önemini anlatmak için yakaladığı imaj müthiştir: Gelincikler ve kitaplar.”

“Ali Haydar Haksal’ın öykü külliyatına bakıldığında beliren ana temalar arasında yalnızlık, sevgisizlik ve aşksızlığın ön planda olduğu görülecektir.”

“Haksal için: Dağ, bir yükseliş metaforudur.”

“Mekan da, roman kahramanları kadar önemli bir olgudur yazar için. Bilinmezler yurdu, kent, deniz kıyısı ve dağ, kahramanların yaşadığı önemli mekanlardır.”

Ve kitabın en önemli yönlerinden biri de farklı edebi türlerde kitabın incelenmesi. Şakir Kurtulmuş; şiir, roman, inceleme, sempozyum bildirisi, hatıra, deneme, derleme, söyleşi, doktora tezi, gezi yazısı, sohbet, hikaye, nehir söyleşisi, mektup ve biyografi gibi türlerde yazılmış kitapları inceleyerek genç yazarlara ve yazarlık yolculuğuna çıkmış adaylara geniş bir yelpaze sunuyor. Yine kitabı okurken “Okumadığım bir eserin tahlili bende ne uyandırıyor?” sorusuna da cevap buluyorsunuz.

Ve son olarak “Sahaflar Ağlıyor” başlıklı son denemesinde kitap aşığı bir insanın hüznünü ve derin feryadını duyuyorsunuz. Kitabın izini kaybetmiş bir toplumun ardından bir âh duyuluyor mısralarda:

Kimseyi bulamıyorum

Kitaplar ağlıyor

Kitaplar dostlarına ağlıyor

Kitap dostları kitaba ağlıyor.  

Mücahit Kocabaş

Güncelleme Tarihi: 29 Mayıs 2019, 11:28
YORUM EKLE

banner19

banner13