Şairleri pek alışık olmadığımız yönleriyle inceledi

'Tahlil, Tahrip, İnşa' kitabında Hayriye Ünal’a göre günümüzde şiirin iki temel açmazı var. Birincisi aşırı kalabalık ve gürültülü ortam, ikincisi de mesele kaybıdır. Mustafa Oral yazdı.

Şairleri pek alışık olmadığımız yönleriyle inceledi

https://www.ktpkitabevi.com/urun/tahlil-tahrip-insa-modern-siir-elestirileri-115650050Hayriye Ünal şiir emekçisi bir şair. 17 yıldır şiir yayımlıyor. Bunları “Saçları Vardır Aşkın” (2000), “Ademin Kızlarından Biri” (2003), “Sert Geçecek Bu Kış” (2006), “Gerekli Açıklama” (2010) kitaplarında topladı.

Ünal, yıllardır dergilerde şiir eleştirileri de yazıyor. Bunları “Eşikteki Özgürlük, Çok Sesli Şiir” (2011) kitabında topladı. Şiirinin şerhi niteliğindeki bu çalışmada, şiirin temellerine, kaynaklarına ve atıf dünyasına işaret etmişti. Şimdi de Tahlil, Tahrip, İnşa (Hece Yayınları. Eylül 2014)isimli şiir eleştirileri kitabıyla karşımızda.

Tahlil, Tahrip, İnşa on beş yıla yayılmış şiir yazılarının kaydı hükmünde. Hayli hacimli. 422 sayfa. Çoğu “ömrünü” veya “şiirini tamamlamış” otuz dört şair hakkında yazılan 40 değerlendirmeyi içeriyor. Necip Fazıl’dan Nazım’a, Cemal Süreya’dan Sezai Karakoç’a, Haydar Ergülen’den İhsan Deniz’e, Lale Müldür’den Didem Madak’a uzanan şairler pek alışık olmadığımız yönleriyle inceleniyor.

Kitap, Ünal’ın eleştiri anlayışının ipuçlarını veriyor. İncelediği şairler üzerinden şiirde tarihsellik, öznellik, ironi, oyunsal boyut, deney, deneyim, yorum-bağlam, biçim-anlam, nesne-dünya unsurları üzerinde duruyor. Kendisinin ifadesiyle bu yazılarda tasvir, açıklama, özet ve şiirin gündelik dile tercümesi yok.

İsminden de anlaşılacağa üzere kitaba rengini veren unsurlar tahlil, tahrip ve inşa. Hayriye Ünal, durumu tespit ve teşhis ettikten sonra gerçekçi, sert, delişmen eleştiriler getiriyor. Kusurları söylerken alternatiflere de işaret ediyor.

Günümüzde şiirin iki temel açmazı var

Ünal, “Şiir, Alesta” başlıklı yazısı ile küçük bir şiir tarihi panoraması sunarak konuya giriyor. Modern Türk şiiri kimine göre Şeyh Galip’le, kimine göre Haşim ve Yahya Kemal ile başlar. İsmet Özel’e göre Cumhuriyet şiirinin anahtarı “kimlik bilinci”dir. 1928’de Harf Devrimiyle başlayan yılların belirgin özelliği değişimdir. Necip Fazıl, Nazım, Orhan Veli ve Asaf Halet farklı boyutlarda şiirimizi domine etmişlerdir. 1940’lı yıllar sokaktaki insanı şiire özne yapmıştır. Atilla İlhan, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Behçet Necatigil gün yüzüne çıkar. 1950’li yıllar İkinci Yeni'nin yıllarıdır. Turgut Uyar, Cemal Süreya, Edip Cansever dikkat çekmektedir. 1970’ler Diriliş, Mavera ve Edebiyat dergileri şairlerinin atak yaptığı yıllardır. Sezai Karakoç, Nuri Pakdil ön plandadır. 1980’ler geçmişe duyulan özlemdir. Apolitik süreç başlamıştır. İhsan Deniz, Necat Çavuş, Lale Müldür, Gülseli İnal aynı safta dizilmiştir. Bu yıllarda Küçük İskender “yeraltına” yönelmiştir. 1990’lar ve sonrası parça tesirli kara mizah şiiridir.

Ünal’a göre günümüzde şiirin iki temel açmazı var. Birincisi aşırı kalabalık ve gürültülü ortam, ikincisi de mesele kaybıdır.

Sezai Karakoç komple bir şair

Kitabın en dikkat edici yazısı ise “Sezai Karakoç’un Gölgesi” başlığını taşıyor. Karakoç şiir medeniyetimizi tecdit ve inşa eden Şeyh Galib’ten sonra en büyük şair. Etkisi her geçen gün artıyor. Ünal, bu tesiri dört grupta tasnif ediyor. Akranları ve yakın kuşak, medeniyet görüşü ile İsmet Özel, seksenli yıllar sonrası şairin metafizik görüşü ve son etkiler. Ünal’a göre Karakoç, düşünceleri, anıları, şiirleri, dergisi, partisi ile komple bir şair. İsmet Özel de tezleri olan bir şair. Bundan dolayı Özel, Karakoç ile medeniyet kavramı üzerinden hesaplaşıyor.

Dikkat çeken ikinci yazı ise “Asaf Halet Şiirlerindeki Kadın Figürleri. Bu yazıyı Lale Müldür ve Didem Madak yazılarıyla birlikte okumakta fayda var. Ünal’a göre Asaf Halet romantik bir şair değil. Bundan dolayı kadına olan ilgisi çok somut değil. (Bir (kadın) şair olarak Ünal da romantik yazılmaz.)

Ünal’a göre İlhan Berk sıkıntı, bilgi, yaşama sevinci, eros/aşktan oluşan bir dörtgenin içindedir. Turgut Uyar Peygamberimize (s.a.v.) değil, insana “naat” yazmıştır. Sezai Karakoç kadını kalbinden sürerken, Cemal Süreya kendini kadına sürgün etmiştir. Ece Ayhan şiirin amelesidir; “her işi yapar”.

Kitapta en çok yer alan şairlerden birisi Cahit Zarifoğlu. Ayrı bir kitap olsa yeridir. Zarifoğlu, güzelliğin değil yüceliğin peşindedir. İdeolojik, dindar ve moderndir. Sakalı semboldür. Değil mi ki “şiir tutumuzda zarif olmaktan çok mücahit olmayı önemsiyoruz!”

Necat Çavuşkedersiz ve kararlı” yan yana akan iki ırmak. İhsan Deniz deneyimden önce, humardan uzak.

Yakın dönem şairleri eksik

Beni en çok şaşırtan şey kısa süre önce Necip Fazıl Şiir ödülünü alan Hüseyin Atlansoy’dan bahsedilmemesi. Cahit Koytak’a çok fazla yer verilmemesi de bir diğer eksiklik. Koytak’ın eski şiirleri baz alınmış. Yeni şiirleri de dikkate alınsaydı önemli bir boşluğu doldurabilirdi. Benzer şekilde Arif Ay ve İlhami Çiçek’e de az yer verilmiş. Daha uzun yazılar olabilirdi.

Bana kalırsa en acımasız yazı Haydar Ergülen için gelmiş. Haklı tarafları olsa bile biraz daha yumuşak geçilebilirdi.

Bünyamin K.’nın çizimleri kitaba renk katmış. Şairlerin resimleri yazı aralarına veya sonuna konulmuş. Başlarda olsa daha iyi olabilir miydi diye akla gelmiyor değil. Umarım bir sonraki baskıda bu durum değerlendirilir.

Zeyl: Hayriye Ünal, Tahlil, Tahrip, İnşa’da modern şiirimize ses katan başlıca şairlerin künyesini çıkarmış. Ama yakın dönem şairleri eksik kalmış. Biz bir taraftan okuyucuyu Tahlil, Tahrip, İnşa’yı okumaya çağırırken bir çağrı da Ünal’a yapıyoruz. Aynısını Hüseyin Akın, İbrahim Tenekeci, Hakan Arslanbenzer gibi yakın dönem şairleri için de isteriz.

Mustafa Oral yazdı

Güncelleme Tarihi: 11 Aralık 2018, 12:01
YORUM EKLE

banner19