Şairin şemsiyesi herkesi altına çağırıyor

Eyyüp Akyüz’ün hazırladığı “Şairin Şems’iyesi & Şiirimize Etki Eden 50 Şair” kitabında 47 farklı kalemden 50 şairin hayatı yazılmış. Bu şairlerden 37’sinin kendi el yazısıyla yazdıkları şiir, dize ya da mektuplardan birkaç satırlık örnekler de var kitapta..

Şairin şemsiyesi herkesi altına çağırıyor

Şiir tarlasından hasat almak için gayretle ekmelidir şair sözü yüreğin toprağına.  Bin bir emekle sulamalıdır dizeleri birer birer… İşte o zaman mısralar bereketlenerek şiir başağında tanelenir. O zaman gece aydınlanır mehtabın gözleriyle. Şiir, oksijensiz kaldığımızı hissettiğimiz anda soluklanacağımız en güzel duygu ormanı. Almadan vermek. Vermede sınırsızlık. Nefes nefese kalındığında ferahlamaya vesile. İlham kapılarından gelen misafiri ağırlayan en sadık ev sahibi…

Şiir yazmak veya okumak hayatın sıkıntısı içinde nefes alabilmemiz için kendimize verebileceğimiz en güzel ödül. Sancılı ve fırtınalı yaşamın zorlu dönemeçlerini aşmamıza yardımcı olacak bir çıkar yol. İnsanı, zaman ve mekân ötesinde gezdiren efsunlu bir binektir şiir. Sağanak yağmurlar yerine, mısraları saran hecelerle ıslanabiliriz. Duyguyla el ele, sevgi ve hasret kokulu şiirlerle sırılsıklam olabiliriz. Bir şemsiye gerekebilir. Rahmetten kaçmak için değil. Ters tutup rahmeti toplamak için bir şemsiye…

Eyyüp Akyüz’ün hazırladığı Şairin Şems’iyesi & Şiirimize Etki Eden 50 Şair kitabı Aşkın e Hali Kitaplığı’ndan çıktı. 316 sayfalık bu kitapta 47 farklı kalemden 50 şairin hayatı yazılmış. Bu şairlerden 37’sinin kendi el yazısıyla yazdıkları şiir, dize ya da mektuplardan birkaç satırlık örnekler de var. Edebiyatta az ya da çok etki bırakmış şairlerin el yazılarını görmek beni heyecanlandırdığı gibi başka okurlara da heyecan verebilir.

Elbette böyle bir kitabın yazılması kolay olmamıştır. Çünkü 47 farklı kalem, bilindik biyografi yazılarının dışında bir üslupla deneme tadında özgün anlatımlarıyla şairlerin hayatına ışık tutmuşlar. Her birisi yaşadığı dönemde adından söz ettirmeyi başaran bu şairlerden 40 tanesi dünya değiştirmiş; geriye kalan 10 şair ise hayatta.

Kitapta yer bulan şairler siyasi ve ideolojik bir ayrım yapılmadan bir araya getirilmişler “Şairin Şems’iyesi”nin altında. Siz-biz ayrımı yapılmamış. Böylece şiir adına objektif bir bakış açıcı ortaya konmuş. Bu şemsiyenin altında Necip Fazıl Kısakürek’ten Behçet Necatigil’e, Nazım Hikmet’ten İsmet Özel’e, Cahit Zarifoğlu'dan Ahmed Arif’e, Erdem Bayazıt’tan Hilmi Yavuz ve Sezai Karakoç’a kadar geniş bir yelpaze var. Rengârenk bir gökkuşağı… Senlik-benlik ayrımından uzak bir bakış açısı.

Tabi bir de kitabın ismi dikkatimi çekti. Eyyüp Akyüz, “Teşekkürler” bölümünde kitabın adının Hüseyin Alemdar’dan armağan olduğunu söylüyor. Her ne kadar kapaktaki şemsiye resmi ile isim bütünlük arz etse de şems kelimesinin üzerindeki ayırma işareti, kitap isminin manasını olumlu yönde değiştiriyor. ‘Şems’in Türkçe karşılığı güneş, ‘iye’nin de kimi mitolojilerde koruyucu ruh manasına geldiğini dikkate aldığımızda, “Sems-iye” ismi daha bir anlam kazanıyor. Ne de olsa şairler ruhu ile güneş gibi ısıtmalı insanları… Bir de Şems, Mevlana’nın aşk hocasını çağrıştırıyor ki aşk dokunduğu yeri yaktığından, kitabın sıcaklığı daha ismiyle başlıyor.

Şairlerin farklı kalemlerden farklı yazılarla hayatları ve şiirleri

Şairin Şems’iyesi’nde her biri birbirinden değerli kalemler, şairlerin hayatlarını farklı bir anlatımla yansıtmışlar satırlara. Kitap, şairlerin doğum tarihlerine göre sıralanmış ve 19. Yüzyılda doğmuş dört şairle başlamış. Mehmet Akif Ersoy, Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Haşim, Faruk Nafiz Çamlıbel...

Kitapta A. Vahap Akbaş, "İslam İdealinin Şairi” Mehmet Akif Ersoy’u yazarken onun hayatıyla eserleri arasında ki tutarlılığı baz alarak eserlerinin oluşum sürecine ağırlık vermiş. Şairin hayatı ön plana çıkarıldığından ve eserleri hayatının gölgesinde bırakılmak istendiğinden dem vurarak onun sanatçı mizacı ve zengin birikimini eserlerine yansıtmasını çeşitli hatıralarla okurlarına sunmuş.

Mehmet Aycı, “Bozkırdaki Şehirli” başlıklı yazısında birçok edebiyat tarihçisinin aksine Faruk Nafiz Çamlıbel’i yakın dönem edebiyat tarihi tasnifinde şiiri itibariyle beş hececilerin hatta hece şiirinin dışında duran bir şair olarak tanımlamış.

Halit Yıldırım, Necip Fazıl Kısakürek’i, “her birisi paha biçilemeyecek derecede eşsiz elmaslar gibi olan kendi öz değerlerini, Batının; içi boş, imitasyon mamulü çakıl taşlarına tercih eden bir cemiyete, ‘Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak’ diye haykıran adamdır” diyerek tanımlamış. Onun şiirdeki gücünü, edebi kişiliğini ve mütefekkir yapısını ifade etmek için “Şiirlerinde metafizik ürpertiyi, benlik çatışmasını, felsefî derinliği gergef gibi işleyen müstesna bir şairdir.” diye de eklemiş.

Kitabın devamında öne çıkan diğer yazılardan Cahit Külebi’yi Mustafa Uçurum’dan, Sezai Karakoç’u İbrahim Eryiğit’ten, Cahit Zarifoğlu’nu Özcan Ünlü’den okuyabilirsiniz.

Sergül Vural yazdı

Güncelleme Tarihi: 26 Aralık 2018, 09:58
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet Güntekin
Ahmet Güntekin - 6 yıl Önce

Hayırlı olsun. Böyle ayrıştırılmış bir edebiyat ortamında objektif bir kitap çıkarmak... Kutluyorum. Ayrıca Sergül Hanım'ı da kutlamak gerek. Özellikle kitabın adını izahı çok iyi olmuş.

esat polat gültekin
esat polat gültekin - 6 yıl Önce

vermiş olduğunuz bunca emeğin neticelendiğini görmek çok güzel eyyüp bey,edebiyat hayatınızdaki başarılarınızın her daim sürmesi dileğiyle..

Fatih Pala
Fatih Pala - 6 yıl Önce

Evet, bu yazı der ki: bir an evvel alıp okumanız gereken bir kitap var karşınızda. Meraklısı için yeter de artar bile bunca söz. Şükranlarımızla Sergül Vural.

banner19

banner13