Şair, ebrucu, udi, mücellit Asaf Halet Çelebi

Beşir Ayvazoğlu’nun dile incelikleriyle hâkim oluşu, kolunuza girip sizi geçmişe doğru yürüyüşe çıkaran üslûbu ve arşiv kullanma hususundaki ustalığı, bir Asaf Hâlet Çelebi biyografisi olan He’nin İki Gözü İki Çeşme kitabında da hissediliyor. İsmail Alperen Biçer yazdı..

Şair, ebrucu, udi, mücellit Asaf Halet Çelebi

Fikir, sanat ve edebiyat dergilerini yakından takip eden okurlar, Türk Edebiyatı dergisinin Ocak-2014 sayısının “Türk Edebiyatı’nda Budizm ve Âsaf Hâlet Çelebi” başlığıyla yayımlandığını hatırlayacaklardır. Bu sayıda Beşir Ayvazoğlu, üzerinde çalıştığı Âsaf Hâlet Çelebi biyografisinden bahsetmiş ve tadımlık bir bölümü de okuyucularıyla paylaşmıştı. Ayvazoğlu’nun “Cumhuriyet devri şiirimizin en önemli temsilcilerinden biri olduğu hâlde, yaşarken çok aşağılanmış ve unutturulmak istenmiş bir şair” olarak bahsettiği Asaf Hâlet Çelebi’nin biyografisi He’nin İki Gözü İki Çeşme, Kasım ayında Kapı Yayınları tarafından yayımlandı.

Beşir Ayvazoğlu’nun da ifade ettiği gibi Çelebi, nisyana mahkûm edilmiş veya edilmeye çalışılmış bir edebiyat adamıdır. Onun şiirleri, mensup olduğu Türk kültürünün yanısıra Hint ve Mısır kültürlerinden izler taşımakta… Ayrıca tasavvuf ve Budizm düşüncesinin tesirleri Çelebi’nin mısralarında hissedilmektedir. Âsaf Hâlet’i okumak yolunda bir başlangıç noktası oluşturmak için onun “Mağara”, “Cüneyd”, “Sema-ı Mevlana”, “İbrahim”, “Mısr-ı Kadim” başlıklı şiirlerini burada anabiliriz.

Yeniliği/modernliği ‘geçmişi yok saymak’ veya ‘geçmişe karşı bir düşmanlık’ olarak kabul etmediği için çağdaşları tarafından görmezden gelinmiş, aşağılanmış, eserleri ve şahsî birtakım özellikleri mizah malzemesi olarak kullanılmış. Şairin biyografisini okuduğunuzda onun edebiyat dergilerinde ve gazetelerde çıkan yazılar etrafında dönemin meşhur edebiyat adamlarıyla yaşadığı hararetli tartışmalardan ve yine o dönem yayımlanan karikatürlerden haberdar olacaksınız. Onun edebiyattaki başarısı, fikirlerindeki derinlik, şiirlerindeki edebî kıymet vefatından sonra anlaşılmıştı; fakat “He’nin İki Gözü İki Çeşme”ydi artık…

Âsaf Hâlet değil, âh sefâlet”

Son derece nazik, kibar, tevazu sahibi bir İstanbul beyefendisi olarak tanınan Çelebi, edebiyat âlemindeki bu aşağılanma ve görmezden gelinmenin yanısıra sosyal ve iş hayatında da pek çok sıkıntı ile karşı karşıya kalmış. Mesai arkadaşlarıyla ve amirleriyle yaşadığı problemlerin üzerine küçük bir memur maaşıyla geçinebilme derdi de eklenmiş. Yoksullukla ve çileyle geçen ömrünü şair bir cümlede şöyle özetliyor: “Âsaf Hâlet değil, âh sefâlet”

Şairin biyografisini okuduğumuzda on parmağında on marifet diyebileceğimiz pek çok kabiliyeti olan biriyle karşılaşıyoruz. Sözgelimi, hat sanatıyla ilgilendiğini, ebru yapabildiğini, ud çalabildiğini, kütüphanesindeki kitapları ciltlediğini, çeşitli kumaşlardan kendisine kravat diktiğini öğreniyoruz.

Âsaf Hâlet’in Defter-i Meşâhir’inde kimler var?

Biyografi, günlük, hatıra gibi edebî türler, müelliflerini, kaleme alındığı dönemleri ve çevreyi daha yakından tanıma imkânı sunduğu için pek çok okurun sevdiği ve ilgiyle takip ettiği türlerdir. Nispeten hatıra olarak kabul edebileceğimiz metinler de vardır: “Defter-i Meşâhir”. Günümüz Türkçesiyle “Meşhurlar Defteri” dersek yanlış olmaz sanırım… Defter-i meşahirlerde defterin sahibi, edebiyat, sanat, ilim, din ve devlet adamları gibi tanışma fırsatı yakaladığı meşhur kimselerden defterine yazması için birkaç cümle ve imza talep eder. Âsaf Hâlet’in de böyle bir defteri vardır. Bu defter, İsmail Kara, Yusuf Çağlar ve Emin Nedret İşli tarafından “Âsaf Hâlet’in Defter-i Meşâhir’i” (Zaman Kitap, İstanbul 2006) adıyla yayımlanmış ve tıpkı basımı yapılmıştı.

Ayvazoğlu, defterdeki imzalara bakarak Çelebi’nin “Mevlevî çevrelerle içli dışlı olduğunu” söylüyor. Sadece Mevlevî çevrelerden isimlerin değil, aynı zamanda edebiyat adamlarının, bestekârların, hattatların imzaları da defterin sayfalarında görülmektedir. Birkaç ismi meraklıları için örnek olarak verelim: Neyzen Emin Yazıcı, mesnevihan Midhat Bahari Beytur, Abdülbâkî Gölpınarlı, Üsküdar Sandıkçı Dergâhı son şeyhi Haydar Efendi, Üryanizade Cemil Molla, Necmeddin Okyay, reisülhattatîn Hacı Kamil Akdik, İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Abdülhak Hamid Tarhan, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Kitabın başından sonuna kadar Çelebi’den “şair” diye bahseden Ayvazoğlu, Ahmet Haşim, Tarık Buğra, Peyami Safa ve Yahya Kemal gibi pek çok edebiyat, sanat ve düşünce adamı üzerine biyografiler ve portreler yayımladı. “Âsaf Hâlet’in yazdığı bütün dergileri gören, dokunan ve koklayan” Beşir Ayvazoğlu’nun dile incelikleriyle hâkim oluşu, kolunuza girip sizi geçmişe doğru yürüyüşe çıkaran üslûbu ve arşiv kullanma hususundaki ustalığı bu son kitabında da hissediliyor.

İsmail Alperen Biçer yazdı

Güncelleme Tarihi: 05 Nisan 2019, 11:35
YORUM EKLE

banner19