banner17

Şair bilir ki, New York Borsası’nda düşen aslında insanlığımızdır

M. Sadi Karademir’e göre şiir bir huzursuzluk hâlidir. Mısralarında zulme ve adaletsizliğe karşı bir isyan, bir üstten konuşma, korkusuzluk var. Bu dik duruş, süregiden başıbozuk akıntıyı tersine çevirmeye hizmet edecektir. Şadi Kocabaş yazdı.

Şair bilir ki, New York Borsası’nda düşen aslında insanlığımızdır

Yaşı genç şairlerin ilk kitaplarındaki heyecanını bilirsiniz. Yeni filizlenen uçlar gibi,  yeşermeye ve görünmeye hevesli mısralarıyla tutunmaya çalışırlar; tabiata yeni bir ümit, canlılık ve hayat kıpırtısıyla selâm verirler. Kendilerinden öncekilerin de yerine adaydırlar aynı zamanda. Bu girişimler çoğu zaman sonuç vermez. İş yoğunluğu, ailevî sorunlar, yaşanan hayâl kırıklıkları sebeplerden bazılarıdır. En önemlisi de, şiir yazmanın bir hevesten öteye gidememesidir.

M. Sadi Karademir, 27 yaşında ilk kitabını yayınladı: Ters Akıntı. 2 bölümde 32 şiir barındıran kitabında henüz girişte söylemeliyim ki, bu şiirler az önce bahsettiğim filizlenmenin köklü bir ağaca dönüşeceğine dair belirgin ipuçları veriyor.

Ülke Yayınları tarafından şiir severlere sunulan kitabın girişinde Robert Graves’in bir sözünü âdetâ şiirinin manifestosu gibi kabûllenmiş görünüyor Karademir: “Şiir bir bilim değildir. Şiir bir inançtır ve -geçici bir süre için de olsa- dağları yerinden oynatır.”

İçinde bulunduğumuz çağda şiirin artık bittiğini, okunmadığını ve itibarının kalmadığını söyleyenlere şöyle sesleniyor genç şair:

Şiir bitti diyorlar, bitmeyecek efendi!

Ben Şirazî’den sonra bilmem kaçıncı Sadi

(Kendi Sesimden)

Bayrağı Şîrazlı Sadi’den almış şair

O, yeni nesli temsil etmektedir; ama gününü gün etmeye uğraşan, eğlence düşkünü ve köksüz-kaygısız-umarsız gençliği değil. Şîrazlı Sadi’den bayrağı devralmaya talip; sorumluluklarının şuurunda, soran, sorgulayan, değerlerini korumaya and içmiş; haksızlıklara göğüs geren bir genç duruş. Yetimlerin âhını alanların hesabını soracak, bunun için rahatının kaçmasına razı olacaktır. Ona göre zaten şiir bir huzursuzluk hâlidir. Mısralarında zulme ve adaletsizliğe karşı bir isyan, bir üstten konuşma, korkusuzluk var. Bu dik duruş, süregiden başıbozuk akıntıyı tersine çevirmeye hizmet edecektir.

Etmedim bizi yıkılmaz kılan düşleri inkâr

New York borsasında düşüyorken insanlık

Yirmi dördüncü halkayı atınca bu genç çınar

İçimizde yükselen gür sesli bir ihtilâl

Suça ortak olmamak için bir farkındalık

Entegre kuşatmayı fikirle parçalamak

İçindi. O’nun kutsal kitabına inandık.

(Bir Düşü Uyandırmak)

Dünyada sürüp giden zulmün, adaletsizliğin ve insanlık suçunun altında dünyadaki kapitalist-emperyalist güçlerin yattığını sık sık vurgulayan şair, bu saldırılara karşı uyanıktır ve onlara fikir ve sanatla direniş gösterir. Bu savaşımındaki kararlılığının bir ifadesi olarak “Irmakları dökülüyor gençliğimin, dökülsün” (Gölgeler Soğuk) diyen de odur. Modernizmin insanları tektipleştirmesinin getirdiği şaşkınlık ve nefret içindedir. Klişeci,  taklitçi ve bireyci insan davranışlarını şiddetle kınar. O, geleneklerine bağlı bir ailede yetişmiştir ve bu gidişat onun bocalamasına yol açmaktadır.

“Ve yaşamak savaşını versin diye çocuklar”

Karademir, bu sefil sürüklenişe bakarak, çocukların geleceğinden de endişelidir. Buna karşın, iyiye ve doğruya yardım ve yataklık suçundan yargılanmaya çoktan razıdır:

Ateş püskürmeliyim kobayların kanmışlıklarına

Haksızlığa manifestom, emperyalizme salvolar

İkna edilsin diye canlı bombalar

Ve yaşamak savaşını versin diye çocuklar

Çıkmalıyım hapsinden kahramanlığın

Yorgun düşmeliyim, iyiye yardım ve yataklıktan.

(Postüla)

Şiirlerinde “yeni hece” diye adlandırılan, birebir hece uyumuna dayalı olmasa da, genel olarak hece vezni tadı bırakan ve yer yer kafiyeli bir biçim deniyor genç şair. Serbest şiir denemelerinde de içten içe bu disiplin söz konusu.

Intro, entegre, postüla, x-ray, parite, manifesto, emperyalizm gibi yabancı kökenli terimlere sık sık yer veren Karademir, bir bakıma geleneksel halk şiirimizi tema, biçem ve dil olarak günümüz şartlarıyla yeniden yorumlayarak sunuyor.

Sözlerimi, şiirimiz adına ümit verici bir başlangıç yapan ve bugün ortaya koyduklarıyla,  okuru bundan sonrasında bir adım daha ilerlemiş nice yeni ve güzel şiirler beklentisine sokan Sadi Karademir’in, “Londra Asfaltında Fren Sesleri” başlıklı şiirinin son dörtlüğünü aktararak noktalıyorum:

En güzel yerinde kalktı misafir

Şimdi hangi yöne esse fırtına

Kaldır kollarını ey Karademir

Teslim ol ebedî karanlığına

Şadi Kocabaş

Güncelleme Tarihi: 18 Ağustos 2018, 12:39
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20