Said Çekmegil Kimdi?!

Şair M. Önal Mengüşoğlu, Türkiye'deki önemli orjinal isimlerden merhum M. Said Çekmegil'in hayatını anlattığı eseri Bilge Terzi'yi yayımladı. Kitap bir dönemin resmini hatıralar üzerinden çekiyor.

Said Çekmegil Kimdi?!

Metin Önal MengüşoğluSaid Çekmegil’in kitaplarının ilk okuyucularından biri. Babasının intisap ettiği medresenin hocalarına ısınamayan Mengüşoğlu, ilk gençlik dönemlerinde sıkça Çekmegil’in yanına gider ondan istifade etmeye çalışır. Bu gidişler o kadar sık bir hal alır ki, Mengüşoğlu’nun babası ona “Çekmegil’in oğlu oldun.” demiştir. Yakınlıkları bu derece ileridir.  

M. Said Çekmegil, Malatya’da farklı zamanlarda kurulmuş birtakım İslami duyarlığı olan cemiyetlerin başındaki isimlerden biridir. Bu cemiyetlerden biri olan Malatya Kültür Derneği de, Malatya’da altmışlı yıllardaki fikir hareketliliğin temelini atmıştır. Türkiye’de İslami anlamda olumlu çehre değişikliğinin mimarı bu dönemde Malatya ekolüdür, Mengüşoğlu’na göre. “Bu ekol statükoya karşı, resmi Sünni söyleme ve geleneğe ters düşen ve en önemlisi asla mektepli bir görüntü arz etmeyen bir kimliğe sahiptir.”  

Said Çekmegil

Müslümanların da hışmına uğradı 

M. Said Çekmegil doğru düşünmenin yollarını öğrenmenin fikir sohbetlerinde en birincil düstur olarak göstermektedir. Politikayla doğrudan bir ilişki kurmadığı için politikacılarla arası iyi olmamış, hatta onların zaman zaman suçlamalarına, hakaretlerine maruz kalmıştır. Kitaptan -çok açık verilmese de- en çok Müslümanların hışmına uğradığı anlaşılmaktadır. Yaşadığı şehrin ekseriyeti tarafından şöhreti kabul edilmiş değildir. Halk partililerin sevmediği, muhafazakârların da “eski köye yeni adet getiriyor” diye eleştirdikleri bir zattır.  

Malatya’daki aksiyon halkasını Ankara’da çıkardıkları Kriter dergisiyle büyük şehirlere doğru genişletti. Mengüşoğlu da kitaplarının nüvesinin atıldığı yer olarak Kriter’de yayımladığı metinleri gösteriyor.  

İkinci sınıf edebiyat metni mi? 

Kitabın bir bölümünde Mengüşoğlu’nun Malatya Fikir Kulübü’nün kendisine kattığı büyük yazarlar üzerine yazdığı satırlar da dikkat çekiciydi. Osmanlı klasik dönem edebiyat metinlerinin yerine Arap, Pakistanlı alimlerin metinlerini tercih ettiğini söylüyor yazar. Ahmediye, Muhammediye, Süleyman Çelebi Mevlid’i gibi metinleri ikinci sınıf edebiyat metinleri olarak değerlendiriyor yazar. Sanki biraz haksızlık ediyor…  

Bilge terzinin küçük terzi atölyesinde geceleri saatlerce süren sohbet halkaları olur ve bazı geceler çok acı haberlere de sahne olurmuş bu sohbetler. Metin Önal Mengüşoğlu’nun aktarmasıyla bir akşam gelen telefonda Çekmegil’e annesinin vefat ettiği haberi verilmiştir. Buna rağmen o, sohbet ortamını bozmamış, sonuna kadar sohbeti sürdürmüştür. 

Metin Önal Mengüşoğlu
Metin Önal Mengüşoğlu

Ebu Hanife Metodu Nasıldı? 

Kitapta terzihane hakkında Mengüşoğlu’nun şu ifadelerine burada yer verebiliriz: “Akademik bir kariyerinin olmamasına, taşrada yaşamasına, üslubunun sertliğine, doğrucu ve dobra tavırlarına, sürekli devlet tarafından izlenmesinden ötürü onunla beraberliğin muhtemel tehlikesine rağmen, Çekmegil’in akademisi, yani terzi dükkanı vazgeçilmez bir çekim merkezi olmayı sürdürüyordu.” Bu satırlar hem terzi atölyesinin önemini hem de Çekmegil’in kim olduğunu anlamamız için dikkate değer satırlardır. Sezai Karakoç da oranın tam bir akademi olduğunu söylemektedir. Buradaki topluluk daha çok Ebu Hanife metoduyla hareket etmektedir. O metot da şu şekilde gerçekleşmektedir. Ebu Hanife bir problemi önce öğrencileriyle tartışır, onların kanaatlerini alırmış. Çeşitli kanaatlerden en doğru neticeyi çıkarmaya çalışır, sonra kendi oyunu sunarmış. 

M. Said Çekmegil İlkokulu resmi okumuş onun haricinde ne devlet okulu ne de medrese eğitimi almıştır. Günlük hayatını bir terzi olarak sürdürmüş, sürekli büyük kaynaklardan bilgisini artırmıştır. Mengüşoğlu onun Sokrat ve Numan Bin Sabit’e benzediğini söylüyor. Şiir kitaplarıyla fikir kitaplarının birbirinden ayırmanın güç olduğundan söz açıyor. Bir söyleşisinde Çekmegil “Nesir kamyonsa şiir de taksi” demektedir.  

Necip Fazıl’ı Boyayan Sözler 

Kitapta aynı  dönemde büyük fikir hareketlerine imkân sağlayan, Türk düşüncesinde yeri tartışılamaz olan Necip Fazıl Kısakürek hakkında da tartışma yaratacak ifadeler yer alıyor. Said Çekmegil’in Büyük Doğu’yla olan münasebeti ve zamanın ruhunun gerektirdiği durumlar doğrultusunda Malatya’ya konferanslara gelen Necip Fazıl için kitapta içi dolu şeyler söylemeyen ama konuşmasıyla salonu etkisi altına alan, kelle koltukta Allah deyip duran ama bunun içini hiçbir vakit dolduramayan modern bir dervişti sanki, Türkiye’de Müslüman kitleleri vesayet altına alırdı gibi sözler kullanılmıştır. 

Said Çekmegil de Büyük Doğu geleneğinden fikir ayrılıkları dolayısıyla ayrılmıştır. Mengüşoğlu onun için Büyük Doğu’nun kalesi denmesini eleştirmektedir.

Kitabın son bölümünde, Said Çekmegil’le “Cumhuriyet Dönemi Türk Şiirinde İslam İmajı” üzerine yapılmış bir söyleşiye de yer verilmiş.  

Bilge Terzi, Türkiye’de İslamcı hareketleri Malatya ekseninde okumak isteyenlere önerilecek önemli bir kitap. Ancak Said Çekmegil’i bu kitapla bihakkın tanımak zor görünüyor. Hatta zihinlerdeki Çekmegil imajını zedeleyecek bilgiler de var kitapta. Toplumun her kesimi tarafından bir ismin eleştirilmesi iyiye işaret değildir bizce. Kitapta ayrıca etnik kimlik üzerinden satır aralarına serpiştirilmiş ifadeler de var.

Her halükarda Said Çekmegil’in hatıratının yazılması Mengüşoğlu’nun göreviymiş diye içinizden geçiyor, kitabı okudukça. İlk gençlik yıllarından bu yana Çekmegil’in tedrisinden geçen Mengüşoğlu da kitapta bunu ifade ediyor, “Günahıyla sevabıyla bu eseri ortaya koydum.” diyor.

Bilge Terzi M. Said Çekmegil, Metin Önal Mengüşoğu  
 

Yakup Öztürk

Yayın Tarihi: 01 Ağustos 2009 Cumartesi 17:29 Güncelleme Tarihi: 15 Haziran 2021, 12:43
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
sami yaylalı
sami yaylalı - 12 yıl Önce

Şimdiye kadar ayakta kalmış düşünce akımlarının genel özelliğidir birileriyle mücadele etmek. Bunlardan pek azı herkesi karşısına alır(Bunlar genelde ateist hareketlerdir).İslami fikir akımlarında sapıtmadığınız takdirde herkesi karşınıza alamazsınız. Said Çekmegil hareketi herkesi karşısına almış bir hareket değil ancak özellikle tasavvuf karşıtlığıyla ülkenin damarlardan beslenen fikir akımlarını karşısına almıştır. Fikirlerinin hepsini kabullenmek mümkün değil fakat method mükemmel.

Mehmet MUTLUOĞLU
Mehmet MUTLUOĞLU - 12 yıl Önce

Her iki şahsiyeti de pınar ve çınar dergilerinden hatırlıyorum.
Said ÇEKMEGİL'e Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanı Cennet olsun.

nevfel özen
nevfel özen - 12 yıl Önce

metin abi çok güzel bir isim vermiş kitabına okuyunca anladım.düşünmenin tenkidin ne demek olduğunu riyasız samimi ve kur an la aydınlanmış bir hayat .eline saglık metin abi .ruhun şad olsun said abey

Malatya Ekolü
Malatya Ekolü - 12 yıl Önce

M. Said Çekmegil ile ilgili ilk kitap Şevket Başıbüyük tarafından kalme alındı. "Büyük Doğu'nun Son Kalesi Said Çekmegil" isimli eserde Çekmegil ile ilgili A'den Z'ye her şey anlatılıyor...

banner26